Bilim Sağlık

ANESTEZİNİN TARİHÇESİ

Tarafından yazılmıştır admin

Anesteziyoloji, tıbbi bir ağrı kesici uygulamadır. Kuşkusuz ki tıbbi gelişmeler için büyük ölçekte önemli bu keşfin kökeni ise bir çiçeğin içindedir.

Tüm dünyada her yıl milyonlarca hasta uyutulup hayat kurtaran ameliyatlar geçirmekte. Bunu anesteziye borçluyuz. O olmasaydı modern tıbbın en iyi pek çok uygulaması da olmayacaktı.

Bilim, anestezi uzmanlarına ilacın etkisini hastanın ihtiyaçlarına göre ayarlama imkanı sunar. Uyuşma, bilinçsizlik, hareketsizlik, ağrı duymama, amnezi şansı tanır. Günümüzde gerçekleşen rutin prosedürlerin anestezi olmadan gerçekleştiğini düşünebilir misiniz? Sezaryen ameliyatı, diş kanalı tedavisi, apandisit ameliyatı, diz protezi hatta dikiş atılması. Anestezi bilimi artık o kadar ileri ki, hastalar neşter altına girmeden sadece dakikalar önce tamamen uyutulabiliyor. 5000 yıldan uzun zamandır yapılan acısız, hızlı tedaviler.

Nippur, Mezepotamya, M.Ö.3400

İlk bilinen afyon çiçeği bu kurak ovalarda yetişiyordu. Bu narin çiçek sadece güzelliğiyle değil insan vücudunda yarattığı coşku etkisiyle biliniyordu. Dünyanın bilinen en eski uyuşturucu tarifini, taştan bir tablete Sümerler yazmıştır. O dönemde afyon çiçeği, neşe bitkisi takma adıyla bilinmekteydi ve Nitoba tanrıçasından bir armağan olarak kabul ediliyordu. Kısa bir süre sonra Babil İmparatorluğunun Sümerlerin bölgesini ele geçirmesiyle afyon tarifi yayılmıştır.

Mısır, M.Ö. 1550

Tıp insanları bulgularını ebers tıp papirüsüne yazıyorlardı. Burada yeni keşfedilen bilgiye dayalı, afyon formunda yeni bir ilacın formülü de dahil olmak üzere yaklaşık 700 sihirli ilaç formülü bulunmaktadır.

Endülüs, 1000

Günümüzün ispanyası olan bu yerde Arap ve İranlı doktorlar hastayı bayıltmak için sünger ve afyon kullanıyorlar. İlaçla ıslatılan sünger, dünyada solunduğu bilinen ilk anestezidir. Çığır açan bu buluş, çok daha büyük ve iyi ameliyatlara imkan sağlıyor. İlaç ve sünger karışımı öyle başarılı oluyor ki, afyon Avrupa ve Asya’ya yayılıyor. Fakat anestezinin sunduğu tüm avantajlara rağmen ameliyatlara son çare gözüyle bakılıyor. Çoğu hasta bıçak altına yatıp acı çekmektense ölümü tercih ediyor. Bu da gösteriyor ki, ameliyatların temel işlem olabilmesi için daha iyi bir ilaca gereksinim var. 500 yıl boyunca araştırma ve keşifler yapılmaya devam ediliyor. Güldürücü gazdan, kloroforma; karbondioksitten, etere kadar çeşitli yöntemler deneniyor.

Boston,16 Ekim 1846

Boston Massachusetts Genel Hastanesinde cerrah John Collins Warren’in bir hastanın boynundaki tümörü aldığı ameliyatta eter, ilk defa kullanılıyor*ve başarılı oluyor. Tarihte genel anestezinin ilk kullanımı olarak kabul edilen bu ameliyatta, genel anesteziyi uygulayan diş hekimi William TG. Morton’dır. Hastanenin ameliyathanesi eter kubbesi olarak tanınıyor. Eter nihayet büyük etki yaratıyor. İlaçtan çok etkilenen doktor bu haberi yayıyor. Arkadaşı Oliver Wendell Holmes bunu duyunca bir mektup yazıyor. “Bu ilaçla uyuşturulmuş duruma neden anestezi demiyoruz” diyor. Bu isim kabul görüyor.

Yıl sonuna kadar anestezi tüm dünyada kullanılmaya başlıyor. Londra’ da bilinen ilk sezaryen ameliyatında, Paris’ de bir kanser ameliyatında. Anestezi bu etkisiyle modern tarihte tıpta çığır açıyor. Eter çok yanıcı olduğu için daha sonra kloroformla değiştiriliyor. Doktorlar ağrı kesici olarak alkol ve kokaini bile deniyor. Afyondan morfin üretimi gerçekleşiyor ve vücuda yeni deri altı iğneleriyle veriliyor. Bu keşif ilacın güvenli ve sabit dozda verilmesini sağlıyor. Yeni teknik ve bulgular ameliyatları daha güvenli hale getiriyor. Ekipmanların sterilizasyonu mikropları öldürüyor, anestezi de acıyı önlüyor. Kısacası anestezi, kökeni 5000 yıl önceki afyona dayanan tıbbi bir lütuf.

* Georgia’lı hekim Crawford W. Long, 1842 yılında ilk kez eter kullanmıştır. Fakat resmi olarak sonuçlarını 1848 yılında yayınlamıştır.

 

Yazar Hakkında

admin

Yorum Yap

%d blogcu bunu beğendi: