Bilim Nedir Son Makaleler

ANIZ YAKMANIN NEDENLERİ VE ETKİLERİ

Tarafından yazılmıştır admin

Orta Anadolu’nun, Trakya’nın ve Güneydoğu Anadolu’nun kuru tarım yapılan birçok yöresinde, yaz ve sonbahar aylarında anızlı tarlalara şöyle bir baktığınızda alev alev yandığını görürsünüz. Hasat sonrası ANIZIN YAKILMASI, son yıllarda çok sık karşılaştığımız bir manzaradır. 

Çiftçilerimizin anızı neden yakmaktadır? 

Anızın (sap, saman v.b artıkların) yakılmasına, neden gerek duyulmaktadır? 

Çiftçilerimiz; 

  • Daha iyi bir tohumu yatağı hazırlamak, 
  • Yabancı ot ve haşereleri yok etmek, 
  • Hasta sonrası, hemen diğer bir ürünün ekimine geçilecek ise mibzerin istenilen bir şekilde ekim yapmasını, anız sapları ile mibzer gözlerinin tıkanmamasını sağlamak, gerekçeleri ile anızı yakmaktadır. Oysa modern tarım tekniğinde anızı yakmak son derece yanlış bir uygulamadır. Ancak yakma sonucu karşılaşılan zararların çoğunu telafi etmek mümkün değildir. O halde nedir bu zararlar? 
  1. Öncelikle anızın yakılması ile topraktaki ORGANİK MADDE yakılarak YOK EDİLMEKTEDİR. Oysa bitkilerin gelişmesi için gerekli olan bitki besin maddelerinin bir kısmının kaynağını organik maddenin ayrışma ürünü  olan HUMUS oluşturur.  
  1. Hasat sonrası anızın yakılması toprak ve su kaybını arttırır, verimi düşürür.  
  1. Anızın yakılması yamaç alanlarda erozyonu hızlandırır. Anızın yakılması ile topraktaki organik madde ve küçük toprak canlıları da  yok edilir.  
  1. Anız yakmanın diğer bir zararı toprak yüzeyinde bulunan mikroorganizmaları öldürülmesidir. Oysa, toprakta mevcut olan ve gözle görülmeyen bu mikroorganizmaların faaliyetleri sonucunda organik madde parçalanır, ayrışır ve humus dediğimiz şekle dönüşür.  

Ayrıca; 

  • Toprakta yağış sularının emilmesini, tutulmasını sağlayan, 
  • Topraklarda kümeleşmeyi temin ederek erozyon ile taşınmasını önleyen 
  • Toprağın iyi havalanmasını sağlayan yine organik maddedir. 

Yapılan araştırmalara göre, topraklarımızın büyük bir kısmında, organik madde miktarının %1 den az olduğu belirlenmiştir. Organik maddece fakir olan topraklarımızda bitkisel bir atık olan anızın yakılması ile organik madde giderek yok edilmektedir. Organik madde miktarının azalması veya yok edilmesi ise TOPRAKLARI EROZYONA daha hassas hale getirmektedir. 

  • Sap ve anızların yakılması ile bitki büyümesini teşvik eden karbon ve azotun kaybı da artmaktadır.  

300 kg/dekar sap yandığında 1.5 kg/da saf azot kaybı meydana gelmektedir.  

Yapılan bir araştırma sonucuna göre; anız yakma ile toprağın 1-3 cm’lik üst katmanında ısının 50-75 dereceye kadar yükseldiği ve bu nedenle 

  • Mikroorganizmaların %70’inin zarar gördüğü, 
  • Biyolojik faaliyetlerin azaldığı yararlı mikroorganizmaların yerine istenmeyen mikroorganizmaların geldiği, 
  • Verimde düşme olduğu ortaya konulmuştur.  

Yapılan diğer bir denemede anız yakımı ile ilk yılda hububatta kök çürüklüğü hastalığında azalma olmuş, ancak ikinci yıl bu hastalığın daha da arttığı görülmüştür.  

Anızların yakılmasının en önemli zararlarından birisi de, toprağı su ve rüzgâr erozyonuna daha hassas bir duruma getirmesidir. Çünkü, anız toprak ile yağış veya rüzgar arasında bir sigorta görevi görür. Yağışların şiddetle toprağa düşmesini engeller; yüzey akış hızını atlatır, toprağa  sızmasını sağlar. Böylece erozyon olayını önler. 

Tohum yatağı anız yakılmadan, uygun aletler ile hazırlanmalıdır. Ancak çoğu kez hasattan sonrada tarladaki anız bilinçsizce yakılmakta ve yazlık ekim düşünüldüğünde takiben yılın ilkbaharına kadar; kışlık ekim düşünüldüğünde ise sonbaharda kadar tarla boş bırakılmalıdır. 

Işte bütün bu sorunlar o zaman meydana gelmektedir. 

Anızın yakılmasından sonraki ilk yıllarda, çiftçilerimiz yakmanın zararını, erozyon dışında, pek göremezler. Ancak yıllar ilerledikçe verimli toprakların giderek verimsizleşmesi çiftçilerimizi kara kara düşündürecektir. 

O halde; 

Çiftçilerimizce anız yakılmasının gerekçesi olan “DAHA İYİ BİRTOHUM YATAĞI”, modern tarımın gerektirdiği biçimde HAZIRLANMALIDIR. 

  • Hububat HASATLARI biçer-döğerle TOPRAK YÜZEYİNE YAKIN yapılmalıdır. Hububat , başağın hemen altından biçildiğinde anız çok yüksek kalmakta ve mikroorganizmalar tarafından parçalanması, çürüyerek organik maddeye dönüşmesi daha zorlaşmaktadır. 
  • Hasat sonrası parçalanma ve çürümeyi kolaylaştırmak için, sapları parçalayıcı alet kullanarak, anız toprağa karıştırılabilir. 
  • Anızların daha çabuk parçalanıp ayrışarak organik maddeye dönüşmesini sağlamak amacı ile toprağa, kalan sapın yaklaşık %1’i oranında “AZOT DENGELEME GÜBRESİ “ verilmelidir. 
  • Ayrıca YABANCI OT ve HAŞERELERİ yok etmek için anızın yakılması yerine “ILAÇLI MÜCADELE” yapılabilir. 
  • Toprak mikroorganizmalarındaki dengenin muhafazası için ANIZ YAKMAKTAN KAÇINILMALIDIR. 
  • Sap-saman artıkları su ve rüzgâr erozyonuna karşın etkin bir önlem olduğundan ANIZ YAKILMAMALIDIR. 

Modern tarımda ANIZ YAKMAYA kesinlikle YER YOKTUR. Tarımda esas, toprağın üretkenliğini, dayanıklılığını sağlamaktadır. Hedef gelecek yılın ürünü olmamalıdır. Hedef ve amaç, gelecek yılların hatta asırların ürünü olmalıdır. 

Bu nedenle toprak ve su muhafazasının gereği olan ANIZIN YAKILAMSINDAN VAZGEÇİLMELİDİR. Zaten anız yakmak yasal olarak suç niteliğindedir.  

Yazar Hakkında

admin

%d blogcu bunu beğendi: