YÖNETİM

Anadolu kent beylerine “Rubaum”, eşi kraliçeye de “Rubatum” un­vanı verilmekteydi. Veliaht için de merdiven büyüğü anlamına gelen “Rabisimmiltim” denilmekteydi. Merdiven büyüğü anlamındaki veliahta, sosyal mesleki gruplar bağlıydı. Asacılar başı, çobanlar başı, bahçıvanlar başı, çamaşırcılar başı, sofracı başı, kilerci başı gibi.

TİCARET VE EKONOMİ

M.Ö. 2. bin yılın başlarında Mezopotamya, tunç yapımında gereksi­nimi olan bakırı ve kalayı dışarıdan sağlamak zorundaydı. Bakır Anado­lu’dan sağlanırken, kalay Afganistan’dan sağlanmaktaydı. Bu konuda en önemli faaliyeti organize bir şekilde Asurlu tüccarlar yapmaktaydı.

Zengin bakır yataklarına sahip olan Anadolu için tunç yapımında ih­tiyaç duyulan maden kalay idi. Asurlu tüccarlar Anadolu’dan aldıkları bakır karşısında Afganistan’dan getirdikleri kalayı burada pazarlama im­kânı buluyorlardı. Bakırın yaranda Anadolu’dan altın, gümüş ve yün gibi hammaddeleri ithal eden bu tüccarlar bu maddeleri işlenmiş olarak ihraç etmekteydiler. Tüccarlar yerli beylere alışveriş, konaklama, merkeplerini otlatma ve yol vergileri ödemekteydiler. Vergiler daha çok kumaşlardan meydana geliyordu.

Kaneş halkı ise daha çok ziraatle uğraşmıştır. Tahıl depolamaya yara­yan küpler ve ambarlar bulunmuştur. Buralarda yanık buğday izleri bu­lunmuştur. Ayrıca buğday ve mısır üretimi yapıldığına dair yazılı belgeler de bulunmuştur.

Zirai ürünler içinde arpa, buğday, soğan ve üzüm üretimi önde gelen uğraşların başında gelmekteydi. Değirmenciliğin yanında yağ, bira ve şarap üretimi görülmektedir. Elde edilen hayvansal yağlardan başka bitkisel yağ­lar üretilmekteydi. Hayvansal yağların içinde domuz yağının da adı geç­mektedir. Bazı yağların farklı ülke ve kentlerden geldiği “Asur Yağı, Hahhum Yağı, Kaneş Yağı” gibi verilen isimlerden öğrenilmektedir. Susam yağı en yaygın kullanılan yağ türüydü. Ayrıca bölgesel nitelikli olan zeytin­yağının da Akdeniz bölgesinden getirildiği de anlaşılmaktadır. Yağların ince yağ, iyi yağ, kötü ve acı gibi kalitesine yönelik değerlendirmeleri de verilmektedir.

Akdeniz bölgesinden incir ve nar gibi meyveler de getirilmekteydi. Tegarama, Zalpa ve Ursu bağcılıkta adı geçen önemli merkezler arasında­dır.

Tabletlerde beslenmeyle ilgili, akâlum (yemek yemek), satû (içmek) ve emesum(acıkmak) fiilleri geçmektedir. Bu tabletlerde et (sirum) ile de bilgiler bulunmaktadır. Kesilen hayvanlar arasında en çok koyun ve sığır geçmektedir. Eti uzun süre koruyabilmek için küçük parçalar haline getire­rek kuruttukları anlaşılmaktadır. Ayrıca Koloni Çağı’nda Anadolu halkı bal ve tuz tüketimi yapmak­taydı. Ayrıca bal şurup haline getirilerek de içilmektedir. Ursu kenti önemli bir bal üretim merkeziydi.

Belgelerde tuz “tabtum” olarak geçmektedir. Tuzu yemenin yanında yiyecekleri korumak için de kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Kaneş halkı, el sanatları ve dokumacılık da uğraşmıştır.

Tamkaru(m): Anadolu’da ticaret yapan tüccarları denetlemek için Asur’da üst düzey limu (vali) gibi devlet memurluğu yapmış kişilerden görevlilere tamkarum (çoğul tamkaru) denilirdi.

Tamkaru aracı hizmet yapar, tüccarlara borç vererek alış verişi kolaylaştırırdı. Asurlular yerlilere de kredi açmıştır. Borcunu ödeyemeyenlerin tamkarunun kölesi durumuna düştükleri görülmektedir. Bunların dışında da tamkarunun birçok görevleri vardı; tüccarların dürüst alış veriş yapma­sını denetleme, tüccarlara danışmanlık ve rehberlik etmek. Tamkaru ölen tüccarın malına el koyarak önce devlete, sonra tüccarlara olan borçlarını ödedikten sonra, geriye kalanım mirasçılara teslim ederlerdi. Tüccarlar ara­sındaki küçük anlaşmazlıklara da baktıkları bilinmektedir.

Mahkemeler: Yerli tüccarlar ile Asurlu tüccarlar arasındaki anlaş­mazlıklar daha çok Anadolu’daki beylerin saray mahkemelerinde bakılırdı. Asurlu tüccarlar arasındaki küçük çaplı anlaşmazlıklara tamkarumlar ba­karken büyük suçlara Asur’daki büyük mahkeme anlamına gelen ve “Bit Alîm” adı verilen saray mahkemesi bakardı.

Mukaveleler: Asurlu tüccarlar arasında alış veriş ve borç mukavele­leri olduğu gibi bu yerli tüccarlarla da olmaktaydı. Bu mukavelelerde Asur’daki yöneticilerin “limum” tarihleme için önemli olduğu gibi, yerli tüccarlarla yapılan mukavelelerde yerli takvim sistemi de kullanılmaktaydı. Asurlu tüccarın borcu verdiği zaman, Asur takvim sistemine göre belirlenirken, borcun ödeneceği zaman ise yerli sisteme göre belirlenmekteydi. Yerli takvim için bir kralın başa geçtiği zaman önemli bir tarih olarak kulla­nılırken, yerli bir kralın tapınağı ziyareti ve ayrılışı gibi zamanlar da bir takvim olarak kullanılmaktaydı.

Bit Karim (Karum Evi): Asurluların yerli yöneticilerin oturdukları saraya verdikleri isim ya da bankacılık hizmeti yapan yerlerdi. Tüccarların mal alış verişi sırasında mallarını belli zamanlar için emanet ettiği depo hizmetleri yapan kurumlardı. Bu kurumlar tüccarlara belli oranda alış veriş kredileri sağlamakta ve bankacılık hizmeti de yapmaktaydılar.

Ticaret Firmaları: Anadolu’da tüccarların bağlı bulunduğu adı bilinen belli başlı firmalar vardı. Belgelerde adı sık sık geçen Asurlu meşhur tüccar Puşuken önce amcasının firmasında çalışırken daha sonra kendi iş yerini açmıştır.

Mektuplar: Mektupları büyük oranda siparişler oluşturmaktadır. Anadolu’dan ya da Asur’dan gelen karşılıklı siparişler bulunmaktadır. Bu siparişlere verilen cevaplar da ilginçtir. Bunlardan biri de; Puşuken’in sipariş mektubuna eşinin gönderdiği cevap mektubudur. Puşuken Asur’da dokuma atölyeleri işleten eşi Lamassi’ye kumaş siparişlerinde bulunmuştur. Lamassi eşinin siparişlerinde, kumaş boyutlarının sürekli değiştirilmesinin, dokuma tezgâhlarının ölçülerinin değişmesine yol açacağı için belli bir standarta gidilmesini istemektedir.

Kaçakçılık: Kültepe belgelerinde, Asurlu tüccarların kıymetli madenlerin vergilerini ödememek için zaman zaman kaçakçılık yaptıkları anlaşılmaktadır. Bu konuda yine Puşuken’e eşi Lamassi’nın yazdığı mektup örnek verilebilir. Lamassi eşine, kontrolörlerin işi sıkı tuttuğunu belirterek, eşinin gümüşü bir yün balya içinde göndermesinin daha iyi olacağını önermektedir. Anlaşılan bu yöntem Puşuken’i güç bir duruma sokmuştur. Kaneş’den Asur’daki meslektaşlarına mektup gönderen tüccarlar, Kaneş Rubatumu’nun (kraliçe) Puşuken’i kaçakçılıktan hapse attığını bu yüzden dikkatli olmalarını ve gizli yoldan gelmelerini tavsiye etmektedirler.

Ulaşım: Asur ile Kaneş arasında belli başlı iki yol güzergâhı vardı. Assur’dan çıkan yol Anadolu’da Harran’a gelir burada kuzeye ve batıya iki kolla ayrılırdı. Daha çok kaçakçıların tercih ettiği “gizli yol” olarak bilinen ve dağlık kesimden oluşan kuzey yolu; Diyarbakır ve Elazığ ile Malatya arasında Malatya Ovası’ında Fırat’ı geçip, Eski Malatya, Tohma Çayı ve Uzun Yayla üzerinden Kaneş’e bağlanıyordu. Güney Yolu, Harran’dan ba­tıya ilerleyen ve Birecik’te Fırat’ı geçip Göksun’dan Kaneş’e uzanan asıl ana yol güzergâhı idi.

Aile Hukuku: Kaneş’te evlenmede kadın ve erkek eşit haklara sahipti. Asurlu tüccararlar yerli kadınlarla evlenebilmekteydiler. Ancak yerli gele­neğe uymaktaydılar. Eşleri Asur’da kalan tüccarlar geçici olarak Anado­lu’da evlenebilmekteydiler. Belli bir süre için evlenen ve daha sonra ayrılan taraf tazminat ödemekteydi. İsterse Asurlu tüccar çocuklarını götürebilirdi. Evlat edinme vardı ve evlatlık öz oğul ile eşit haklara sahipti.

Toplum: Kaneş toplumu karışık kozmopolitik bir yapıya sahipti. Yerli Luvice -muwa ekli Muwatalli ve Panamuwati gibi isimler belgelerde dikka­ti çekmektedir. Belgelerde az rastlanmakla birlikte Hurrice isimlerle karşılaşılmıştır. Bazı isimlerin Hititçe olup olmadığı tartışma konusudur. Bu isim­lerin Hititçeye benzer Neşaca olduğunu önerenler de olmuştur.

Eskiçağ Uygarlıkları

ASUR TİCARET KOLONİLERİ ÇAĞI UYGARLIĞI MEDENİYETİhttps://i1.wp.com/bilgikapsulu.com/wp-content/uploads/2018/03/asur-ticaret-kolonileri-uygarlığı-çağı-medeniyeti.jpg?fit=439%2C274https://i1.wp.com/bilgikapsulu.com/wp-content/uploads/2018/03/asur-ticaret-kolonileri-uygarlığı-çağı-medeniyeti.jpg?resize=150%2C150adminTarihçeAnadolu Paleolitik ve Asur Ticaret Kolonileri,Anadolu'da Asur Ticaret Kolonileri Dönemi,asur koloni çağı,asur ticaret kolonileri çağı,asur ticaret kolonileri medeniyeti,asur ticaret kolonileri uygarlığı,Bit Karim nedir,kaneş nedir,Karum ve Asur Ticaret Kolonileri,Puşuken kimdir,Rubaum Rubatum nedir kimdir,Tamkaru tamkarum kimdir nedirYÖNETİM Anadolu kent beylerine 'Rubaum', eşi kraliçeye de 'Rubatum' un­vanı verilmekteydi. Veliaht için de merdiven büyüğü anlamına gelen 'Rabisimmiltim' denilmekteydi. Merdiven büyüğü anlamındaki veliahta, sosyal mesleki gruplar bağlıydı. Asacılar başı, çobanlar başı, bahçıvanlar başı, çamaşırcılar başı, sofracı başı, kilerci başı gibi. TİCARET VE EKONOMİ M.Ö. 2. bin yılın başlarında Mezopotamya, tunç yapımında...Bilim Sağlık Yaşam Teknoloji Güncel ve daha fazlası