Güncel Kim Kimdir Tarihçe

BOTOKS

Tarafından yazılmıştır admin

Alan B. Scott (d.1932) & Edward J. Schantz (1909-2005)

Başlangıçta şaşılık için cerrahi olmayan bir tedavi olarak ortaya çıkan botoks, günümüzde kırışıklıkların azaltılmasında rağbet gören bir yöntemdir.

Botulinum toksini, toprakta yaygın olarak bulunan Clostridium botulinum bakterisinin ürettiği bir proteindir. Bu protein, doğada bulunan en zehirli maddelerden biridir ve her ne kadar nadiren yaşansa da botulizm, yetersiz işlenmiş konserve yiyeceklerle ilişkilendirilir. Kasların genel felcine yol açan zehir, solunum kaslarını da durdurduğu için kurbanın boğularak ölmesine neden olur.

Tarihe geçen en eski botulizm gıda zehirlenmesi salgını 18. Yüzyılda güney batı Almanya’daki Württemberg’de yaşandı. Aynı zamanda meşhur bir Alman şairi olan Württemberg bölgesi tabip subayı Justinus Kerner (1768-1862) belirtileri tam olarak tarif edip bunları gıda kaynaklı bir zehre bağlayan ilk kişiydi:

Sinir iletiminin hayatın kimyasal süreci üzerindeki etkisi toksin tarafından sekteye uğratılır.

Clostridium botulinum bakterisi, sonunda Ghent Üniversitesinde bir bakteriyoloji profesörü olan Emile Pierre van Ermengem (1851-1932) tarafından 1895’te keşfedildi. Keşif, Belçika’da Ellezelles adlı küçük bir köydeki cenaze törenine katılanlarda bîr botulizm salgını yaşanmasının ardından geldi. Yemekte füme jambon yiyen herkes hastalandı. “Botulizm” kelimesi Latince sosis anlamına gelen “botulus” sözcüğünden gelir.

Edvvard Schantz

İkinci Dünya Savaşinda (1939- 1945), Amerikan ordusu olası bir biyolojik silah olarak ilgisini Botulinum toksinine çevirdi. İddialara göre, ABD Stratejik Hizmetler Ofisi’nin, içinde ölümcül dozda botulinum bulunan küçük jelatin kapsüller kullanarak üst düzey Japon yetkililere suikast yapma planı vardı. Sonraki yıllarda, Wisconsin Üniversitesi’nde gıda mikrobiyolojisi ve toksikoloji bölüm başkanı olan biyokimyacı Edvvard Schantz zehrin üretimi ve tespiti üzerinde çalıştı. Botulinumun savaş alanında yalnızca sınırlı uygulamaları olabileceği sonucuna vardı. Bu sırada, Schnatz toksini çıkarıp arıtma çalışmalarına katıldığı için 1960’larda Kaliforniya, San Francisco’daki Smith-Kettlewell Göz Araştırmaları Enstitüsü’nde araştırmacı olarak çalışan Alan Scott’a toksinden tedarik edebilmişti.

Scott, araştırmasında strabismu olarak da bilinen şaşılığa cerrahî olmayan bir tedavi bulmak için botulinum toksini örnekleri ile maymunlar üzerinde testler yapmaya başladı. Belli bir kas dokusuna enjekte edilen az miktarda botulinum toksininin o kası felç ettiğini ve bunu yaparken vücudun başka yerlerine herhangi bir etkisi olmadığını buldu.

Scott’un maymunlarla yaptığı çalışma o kadar başarılı oldu ki 1980’de insanlarda strabismus tedavisi için toksini kullanmaya başladı. Tedaviyle ilgili haberler yayıldı ve çok geçmeden botoks bu durumun tedavisinde kullanılır oldu.

Alan B. Scott

Ardından çığır açan beklenmedik bir buluş ortaya çıktı. Vancouver’da Jean Carruthers adlı göz doktoru, tedavi sonrasında kas spazmlarındaki beklenen azalmanın yanı sıra hastaların gözlerinin çevresindeki kırışıklıkların da yok olduğunu fark etti. Şans eseri bir dermatologla evliydi ve eşi Alastair Carruthers, ilacı kozmetik cerrahiye bir alternatif olarak hastalarında kullanmaya başladı. Bu tedavi oldukça başarılı oldu. Bunun sebebi kısmen çok az yan etkiyle, kozmetik cerrahiye göre daha acısız ve ucuz bir alternatif sunmasıdır.

İlaç, artık kas spazmları ve kırışıklık tedavisi için patentli. Ayrıca, koltukaltlarının aşırı terlemesinin tedavisinde de kullanılır.

Yazar Hakkında

admin

%d blogcu bunu beğendi: