Güncel Nedir

BUMERANG

Tarafından yazılmıştır admin

Bumerang, Avustralya kıtası­nın yerlileri tarafından yüzyıllar­dan beri kullanılan; buna karşın üzerinde bugün bile birçok araştır­malar yapılan çok amaçlı bir silah­tır. Bu silah, yerliler tarafından hem savaşlarda hem de avcılıkta kullanıla gelmiştir.

Genel olarak bumeranglar geri dönüşlü olanlar ve geri dönüşlü ol­mayanlar olarak iki sınıfta incele­nebilirler. Geri gelen bumeranglar genellikle avcılıkta kullanılırlar, kesici özellikleri yoktur ve av hay­vanlarının istenilen yönde hareket etmelerini saklamak için kullanılır­lar. Savaşlarda kullanılan gen dö­nüş özelliği bulunmayan bume­rangların ise kesici özellikleri var­dır.

Konumuzun temeli, geri ge­len bumeranglar olduğundan diğer türdekilerin özelliklerine değinil­meyecektir. Geri dönüşlü bume­rangların yapı malzemesi genellik­le Magrove ağacı ve Mulga ağacı­dır. Ağırlıkları yaklaşık yarım ki­logramdır ve 40 ile 60 santimetre arası açıklığa sahiptirler. Kollar ara­sındaki açı 60 ile 150 derece arasında değişmektedir. Bu tip bumerangların alt yüzeyleri düz, üst yü­zeyleri konvekstir, keskin hücum ve firar kenarlarına sahiptirler.

Uçma Nasıl Oluyor?

Bumerangı sıradan bir sopadan farklı kılan ilk özellik, onun en az iki bileşenden meydana gelmiş olmasıdır. Bu, onun bir merkez nokta etra­fında dönmesini ve havada giderken hareketinin stabilize olmasını sağlar. Geri dönmeyen bume­ranglar, bu stabilizasyon etkisinden ötürü düz sopalara göre çok daha iyi birer silahtırlar. Daha uzağa fırlatılabilirler ve onlarla çok daha isabetli nişan almak mümkündür.

Muzu andıran klasik bumerangda, tek bir bi­rimde birleştirilmiş iki kanat olur. Tuhaf uçuş yolunun anahtarı da zaten bu kanatlardır. Kanatların hafif bir eğimi, ve aerodinamik profile sahip bir tasarımı bulunur. Tıpkı uçak kanadında olduğu gibi, kanatların bir tarafı yuvarlatılmış, diğer ta­rafıysa düz olur. Bu tasarım, kanada kaldırma sağlar. Hava parçacıkları, kanadın üst bölümü boyunca, alt bölümüne oranla daha hızlı hareket ederler; bu da değişik bir hava basıncı yaratır. Kanat hareket ettiğinde, üstüne oranla altında daha fazla basınç olduğundan, kaldırılma özelliği kazanır.

İki kanat öyle bir ayarlanmıştır ki, öncü kenarlar pervanenin kanatları gibi aynı yöne bakar. Bumerang, özün­de hiçbir yere tutturulmamış bir pervanedir. Uça­ğın önündeki ya da helikopterin tepesindeki gibi pervaneler, kanatlarını döndürerek havada ileri doğru bir güç oluştururlar. Bu güç, pervanenin merkez noktası olan eksen üzerinde etki yapar. Frizbide yaptığımız gibi, fırlatırken yatay bir şekilde tutuyorsak, eksenin işaret ettiği yön yukarı doğru olduğu için, ileri hareketi de yukarı doğru olacaktır. Yani bumerang aynı bir helikopterin yerden kalkışı gibi, ileri ve yukarı doğru bir hareketle fırlayacak, dönmesi durana ve yerçekimi tarafından aşağı çekilene dek havada kalacaktır. Fırlatırken dikey tutarsak ki, bumerangı fırlatmanın doğru biçimi böyledir, ya sağa ya da sola doğru uçması beklenirken, böyle olmadığı açıkça ortadadır.

Nasıl Geri Döner?

Helikopter ya da uçakta per­vane, araç tümüyle çalışma­ya başlamadan önce dön­meye başlar. Bume­rangdaysa, bunun ak­sine, fırlattığınızda döner pervane hareke­tine ek olarak havada uça­rak ilerleme ivmesi de vardır.

Kanatlardan herhangi biri her hangi bir zaman biriminde dönüşün üst noktasındaysa, atışın ileri hareketiyle aynı yönde ha­reket eder; buna karşılık, kanatlardan herhangi biri dönüşün alt noktasındaysa atışın ters yönün­de hareket eder. Bu da şu demektir; dönüşün üst noktasındaki kanat, alt noktadaki kanatla aynı hızda ilerliyor olsa da, aslında üstteki kanat ha­vada alttaki kanattan daha hızlı bir şekilde iler­ler.

Kanat havada daha hızlı hareket ettiğinde, al­tından daha fazla hava geçer. Bu daha fazla kaldırma demektir, çünkü kanat artan kütleyi aşağı doğru itmek için daha fazla kuvvet uygulamalıdır. Dolayısıyla bu, bumerangın dönen pervanesinin dönüşün üst noktasında sürekli sanki biri tarafın­dan itiliyormuş gibi bir durum ortaya çıkarır. Fa­kat herkes bilir ki, bir şeyi üst tarafından iterse­niz, (diyelim bir sandalyeyi), devrilir ve yere dü­şer. Dönmekte olan bumeranga da aynı şey oldu­ğu halde niçin düşmez?

Bir tekerlek, uçak pervanesi ya da bumerang gibi dönen bir nesneyi tek bir noktadan iterseniz, alet beklediğiniz gibi tepki vermez. Örneğin dö­nen bir tekerleği iterseniz, gerçekten ittiğiniz noktadan 90 derece farklı bir noktadan itilmişçesine tepki verir. Bunu denemek için bir bisiklet tekerini yanınızda yuvarlayın ve üstünden de bas­tırın. Tekerlek sanki önünden itilmişçesine sağa ya da sola dönecektir. Çünkü dönmekte olan nes­nede dokunduğunuz nokta sabit değil, bir eksen etrafında dönmektedir. Siz baskıyı tekerleğin üs­tüne uyguladınız; ama tekerlek bu kuvveti daha algılarken, bu nokta çoktan tekerin önüne doğru kaydı. Burada bir çeşit gecikmiş tepkiden söz et­mek mümkün ve baskı, itme, vurma gibi uygula­nan kuvvet, gerçekten uygulandığı noktadan 90 derece uzakta en güçlü şekilde hissedilmektedir.

Bu senaryoda tekerlek, biraz döndükten son­ra tekrar toparlanıp düzelecektir; çünkü baskının (kuvvetin) uygulandığı nokta, tekerlekle birlikte dönmektedir ve tekerleğin karşıt tarafında bir güç uygulayacaktır, bu da ilk uygulanan kuvvetin dengelenmesine neden olacaktır. Fakat tekerleğe sürekli tepesinden yapılan baskı, tekerleğin ön noktasında etkin olan bir gücü sabitleyecektir. Bu güç, karşı-dengeleme gücünden daha kuvvet­li olacağı için de tekerlek gitmeye, yani daireler çizerek ilerlemeye devam edecektir.

Bisiklet kullanırken ellerinizi bırakmayı denediyseniz, bu etkiyi yaşamışsınızdır. Bisikletin üzerindeyken ağırlığınızla tekerleğe uygulamakta ol­duğunuz kuvvet, onun devrilmesine değil, sağa sola dönmesine neden olmakta.

İşte aslında bumerangda görülen de aynen bu etki. İki kanat arasındaki hız farkı, dönmekte olan bumerangın tepesinde sabit bir güç uygular; bu da aslında dönmenin ön cephesinde, öncü ke­narında hissedilir. Dolayısıyla aynı yanlara doğru meyleden bisiklet tekerleğinde olduğu gibi, bu­merang da sürekli olarak sağa ya da sola dön­mekte ve bir daire çizerek atana geri dönmekte.

Bumerangın uçuşunda beş faktör etken ol­makta. Bunlar sırasıyla:

  • Yerçekimi
  • Pervane hareketi
  • Atış şekli
  • Kanatların eşitsiz hızı tarafından oluşan kuvvet
  • Bölgedeki etkin rüzgar

Bumerangın uçuşunda etki yapan, bu beş kuvvetin doğru biçimde dengelenmiş olması ge­rekir. Bir sağ el bumerangı neredeyse dik olarak fırlatılır. Bumerang bir daire çizerek ve bu sırada yatay bale gelerek geniş bir alanda hare­ket eder. Yolun sonunda, yani gi­debileceği maksimum mesafede tam olarak yatay konumdadır. Ar­dından yönü tekrar atıcıya doğru dönmeye başlar ve fırlatma nokta­sının yakınlarında hover yaparak; yani süzülerek ve birkaç küçük da­ire çizerek yere iner.

Bu anlatılanlar iki temel bu­merang hareketi olan sola dönme ve düzelme ile ilgilidir. Uçuşun son anlarında ise olay kinetik ener­jinin azalmasıyla daha yavaş ger­çekleşmekte ve hover dediğimiz süzülme olayı oluşmaktadır. Bu konumda dönme enerjisi ile po­tansiyel enerji arasında bir değişim söz konusudur.

Aerofil kesitli bumeranglar ilk olarak Cornish ve Roupet tarafın­dan yapılmıştır. Bu bumeranglar yerliler tarafından kullanılan gele­neksel bumeranglara göre daha ha­fif ve daha kolay fırlatılabilen tip­lerdendir.

Bu tip bumerangların kullanıl­masında görülenler şunlardır:

  • Uçuşun sonu olan süzülüş safha­sında bu kesite sahip bumeranglar daha fazla havada kalırlar.
  • Boyutlarındaki farklılıklar uçuş karakteristiğini etkilemez.

Uçuş hakkındaki incelemeler gece fosforlu bumeranglarla, gün­düz ise özel teknikli kameralar yardımıyla yapılır ve tüm eksenler etrafındaki açısal hız değişimleri hakkında bilgi elde edinilir.

Yazar Hakkında

admin

%d blogcu bunu beğendi: