Sağlık Yaşam

ÇİÇEK AŞISI ve ÇİÇEK HASTALIĞININ YOK EDİLMESİ

Tarafından yazılmıştır admin

1977’de çiçek, başarılı bir aşılama programının sonucu olarak yeryüzünden tamamen silinen ilk hastalık oldu.

  1. yüzyılın sonlarında Edward Jenner İngiliz bir köy doktoru olarak çalışıyordu. Çiçek hastalığı çok yaygındı (neredeyse her on kişiden birini etkiliyordu) ve çoğu zaman ölümcüldü.

Jenner, sığır çiçeği (nadiren insanları etkileyen bir sığır hastalığı, kovpoks) geçirmiş sütçü kızların çiçek hastalığından korunduğunu fark etti.

İnsanlara bulaşan kovpoks hafif seyreden bir hastalıktır. Bu yüzden de Jenner, bu bilgiyi insanları çiçek hastalığından korumak için güvenli bir şekilde kullanabileceğini düşündü.

1796’da bir sütçü kızın kovpoks sivilcesinden çok az miktarda örnek aldı ve bunu sekiz yaşındaki bir erkek çocuğuna enjekte etti. Çocuk her ne kadar ateşlense de çok geçmeden iyileşti. Altı hafta sonra Jenner bu sefer çiçek hastalığı sivilcesinden alınan örneği aynı çocuğa enjekte ettiğinde hiçbir şey olmadı. Çocuk kovpoks aşısıyla çiçek hastalığından korunmuştu. Jenner’in sonuçları hemen ilgi gördü, 1799’a gelinliğinde 5000’den fazla kişi aşılanmıştı.

Çiçek hastalığının yok edilmesi, 1977’deki son vakadan bu yana tahminen 1,5 milyon insanın hayatını kurtardı. Aşı tıbbi bakım ve karantina tesislerine artık ihtiyaç olmadığından ciddi bir mali tasarruf da sağladı.

Aşı bulunmadan önce Çiçek hastalığının tedavisi yoktu. Bu sebepten hastalığa yakalananların üçte biri hayatını kaybeder, geriye kalanlar da hayatları boyunca tüm vücutlarını kaplayan derin çiçek kabarcıkları taşırlar, çoğu zaman da görme yetilerini kaybediyorlardı.

Çiçek hastalığı ne sınıf ne de statü ayrımı güdüyordu. Hastalığın daha öne çıkan kurbanları arasında İngiltere Kraliçesi II. Mary, Avusturya İmparatoru I, Joseph, Rus Çarı II. Peter, İsveç Kraliçesi Ulrika Elenora ve Fransa Kralı XV. Louis vardır.

1950’lerde sistematik küresel bir aşılama programı yoktu ve her yıl milyonlarca insan çiçek hastalığından dolayı hayatını kaybediyordu. Bu süre boyunca mevcut aşıların kullanımı büyük ölçüde endüstrileşmiş ülkelerdeki belli gruplarla sınırlıydı. Örneğin; çiçek aşısı tüm yaş grupların sunulsa da yalnızca tehlike altındakiler (sağlık çalışanları ve seyahat edenler) özellikle hedefleniyordu. Bu politika, pek çok insanın korunmasız kalması ve salgınların meydana gelmeye devam etmesi anlamına geliyordu. Bir salgın sırasında, sağlık yetkilileri hastalığa yakalananların ve şüpheli vakaların tecrit ve karantina altında tutulduğu büyük çapta bir aşılama programı başlattılar.

Daha bütünleştirici bir aşılama programı ortaya çıkarmaya yönelik ilk girişim, 1958’de Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) çiçek hastalığını dünya çapında yok etmeye karar vermesiyle başladı. Yok edilmek üzere çiçek hastalığı seçilmişti zira aşısı hem oldukça etkili hem de düşük maliyetliydi. Herhangi bir laboratuvar testi olmaksızın çiçek hastalığı tanısı koymanın kolay olması da buna yardımcı oldu.

Aşılama programına tüm dünya dâhildi. 1960’ların sonunda WHO çiçek vakalarını tespit edip karantinaya almak için ek bir strateji geliştirdi. Çiçek hastası kişiyle temasta bulunan herkes sonrasında tespit edilip aşılanıyordu. Bütün bu çabalar sonucunda en son 1977 yılında çiçek hastalığı gözlenmiş, akabinde ise alınan tedbirler ve aşılama programları sayesinde çiçek hastalığı yok edilebilmiştir.

 

KAYNAK: Tübitak Yayınları

Yazar Hakkında

admin

%d blogcu bunu beğendi: