Nedir Son Makaleler Yaşam

DATURA

Tarafından yazılmıştır admin

Tıbbi ve şifalı bitkilerin öneminin gün geçtikçe arttığı bilinen bir gerçektir.  Ülkemiz, tıbbi ve şifalı bitkilerin büyük çoğunluğunun gen kaynağıdır. Bununla beraber, bu zengin tabii kaynaklardan yeterince faydalanabildiğimiz söylenemez. Bu bitkilerden biri olan datura, yurdumuzda yabani olarak çeşitli türlerinin yetişmesi, alkaloit kaynağı olması, kolaylıkla kültüre alınabilmesi ve ihracat imkanının bulunması gibi özelliklerinden dolayı, üzerinde durulmaya değer bir bitkidir.

DATURA BİTKİSİNİN ÖZELLİKLERİ

 

 

Tubiflorae takımının Solanaceae familyasına ait olup, Latince ismi Datura stramonium L.’dir. Datura cinsine bağlı bazı literatürlere göre 15, bazı literatürlere göre de 24 türün bulunduğu belirtilmektedir Ülkemizde en fazla, tek yıllık bir tür olan Stramonium‘a rastlanmaktadır. Bu tür dışında ülkemizde D.innoxia, D.metel, D.arborea ve D.tatula türleri de bulunmaktadır.

Datura, Doğu Hint Adaları’nda kullanılan yöresel bir isim olup, Peru elması ya da dikenli elma olarak da bilinmektedir. Datura için, yurdumuzun değişik bölgelerinde halk arasında boru çiçeği, tatula, bengildek, şeytan elması, büyü otu gibi isimler kullanılmaktadır.

Türlere göre değişmekle beraber bitki, 50-200 cm boylarında olabilir. Kazık köke sahip olup, dallanma yeteneği fazladır. Türler arasında morfolojik yapı bakımından bazı farklılıklar bulunmaktadır. D.stramonium ve D.innoxia türlerinde meyvelerin üzerleri dikenli olmasına rağmen, D.metel türünde meyve dikensizdir. Meyve şekli ve bitki tüylülüğü yönünden de türler arasında farklılıklar görülür. Yapraklar oldukça büyük olup, 10 cm’ye kadar uzanan bir sap ile gövdeye bağlanır. Çiçekler genelde beyaz renkli olup, yaprak koltuklarında tek olarak bulunur. Bitkinin bütün kısımları, hoşa gitmeyen bir koku yayar.

DATURA BİTKİSİNDEN FAYDALANMA YÖNLERİ

Datura, her şeyden önce tıpta önem taşıyan alkaloitlerin kaynağı olması bakımından değerlidir. Skopolamin alkaloidinin tıpta spazm tedavisinde büyük önem kazanması ve ilaç sanayinin, bu alkaloidi bitkisel kaynaklardan sağlamak zorunda olması nedeniyle skopolamin oranı yüksek bitkiler araştırılmıştır. Son zamanlarda, Solanaceae familyasından Avustralya kökenli Duboisia cinsine dahil türler ve datura türleri yukarıda belirtilen amaç için kullanılmaktadır. Duboisia cinsine ait türler, yüksek oranda alkaloit ihtiva etmelerine rağmen (yaklaşık % 2 civarında), çok yıllık, çalımsı yapıda olmaları ve uzun vegetasyon sürelerine ihtiyaç göstermeleri sebebiyle amaca uygun değildir.

Datura bitkisinin yaprakları, tohumları, sapları ve kökleri drog olarak kullanılmakta olup, bu droglardan skopolamin alkaloidinin yanı sıra hiyasiyamin ve atropin alkaloitleri de elde edilmektedir.

Literatürlere göre, D.stramonium türünün tohumlarında total alkaloit oranı % 0,12-0,52 arasında, D.innoxia‘nın tohumlarında ise % 0,17 kadardır Yurdumuzda bu konuda yapılan bir araştırmada, D.innoxia türünün tohumlarında ortalama % 0.52 kadar total alkaloit tespit edilmiştir. Yine literatürde D.melet türünün tohumlarında % 0,2-0,5 oranlarında skopolamin alkaloidi bulunduğu ve teknik olarak bu alkaloidin elde edilmesinde bu türün kullanıldığı belirtilmektedir.

Bitkinin yapraklarında türlere göre değişmekle beraber % 0,2-0,6 arasında, ortalama % 0,3 oranında alkaloit bulunmaktadır. Bitkinin köklerinde ve çiçeklerinde de alkaloit bulunmaktadır. Kısaca bitkinin tüm kısımları az ya da çok alkaloit ihtiva etmektedir.

Datura bitkisinden elde edilen drogların çeşitli kullanım alanları vardır. Spazmları çözücü etkiye sahiptir. Astım nöbetlerinde acıyı dindirmek amacıyla, yaprakları yalnız olarak veya ada çayı ile karıştırılarak içilir. Boğmacada, siyatikte, hemeroidlerde, yanıklarda, bazen şiddetli ülser sancılarında da aynı şekilde acıyı dindirmek amacıyla kullanılır. İdrar tutmama durumlarında da etkilidir. Göz bebeğini aşırı derecede büyütür, susuzluğu artırır, gırtlağı kurutur, yutmayı zorlaştırır ve uykusuzluğu artırır. Kullanılan dozları artırıldığında baş dönmelerine, bayılmalara, çarpıntıya, şiddetli sayıklamalara kızıl hastalığında olduğundan, rastgele kullanılmamalı, alınacak dozlar minimum düzeyde tutulmalıdır.

DATURANIN TARIMI

Datura tropik ve suptropik bölgelerin bir bitkisi olduğundan sıcağı sevmektedir. Tarlaya ekimin yapılabilmesi için, toprak sıcaklığının 8-10°C’nin üzerine çıkması gereklidir. Dona dayanıklı değildir. Ekimden sonra bölgede don olayının meydana gelmesi, bitkinin ölümüne sebep olur. Ayrıca hızlı büyüme safhasındaki kuraklık ve serin hava ile tohumların olgunlaşması sırasındaki yağmurun, bitkinin büyümesini ve alkaloit birikimini geciktirdiği belirtilmektedir.

Datura toprak istekleri bakımından fazla seçici olmakla beraber orta rutubetli, nötür yapılı, fazla ağır olmayan ve bitki besin maddelerince zengin olan topraklarda daha iyi gelişir.

Datura zehirli bir bitki olduğu için, hasat zamanında dikkat edilmeli ve toplama sonunda eller iyice yıkanmalıdır.

 

KAYNAK: Bilim ve Teknik

 

Yazar Hakkında

admin

%d blogcu bunu beğendi: