Sağlıklı, beyaz yüzlü bir kuzu olan Dolly’nin doğumu tüm dünyayı şaşırtmıştı. Şubat 1997’ye kadar, yetişkin bir hayvanın hücrelerinden bir hayvanın klonlanabileceği fikri bir hayal gibiydi. Bilim adamları yıllardır, bir yetişkinin hücrelerinden yeni bir memelinin klonlanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek insanları rahatlatmaktaydı. Yetişkin bir hayvanın hücrelerinin yeni bir organizma meydana getirmek için programlanamayacağına inanılıyordu. Fakat sonra aniden Dolly ortaya çıkmıştı.

Yetişkin hayvan hücresinden klonlanan ilk memeli olan Dolly, İskoçya’daki Roslin Enstitüsünden Ian Wilmut ve Keith Campbell’in liderliğini yaptığı bir grup embriyolog tarafından meydana getirilmiştir. Bir çiftlik hayvanını klonlamak üzere yöntem geliştirmelerindeki amaç ise, insülin ya da kan pıhtılaşma faktörleri gibi ilaçları sütlerinden salgılayan, birbirinin özdeşi transgenik hayvanlar oluşturmaktı. Bu yöntem sayesinde hayvanlar, bir test tüpünde veya bir bakteride sentezlenmesi zor ve pahalı olan ürünlerin sentezi için birk biyoreaktör gibi kullanılabilecekti.

Wilmut ve Campbell’in Dolly’yi oluşturmak için kullandıkları klonlama yöntemi (çekirdek transfer yöntemi) ilk defa, 1938’de embriyolog olan Hans Spemann tarafından ileri sürülmüştü. Fikir basitçe, yeni döllenmiş (ya da döllenmemiş) bir yumurtanın çekirdeğini, yetişkin hücrenin çekirdeği ile yer değiştirmeleridir. Böylece, bir hayvanın çekirdeğini ve başka bir hayvanın da yumurta sitoplazmasını içeren “yeniden inşa edilmiş” bir zigot meydana gelmektedir. Teorik olarak, verici hücrenin çekirdeği daha sonraki tüm embriyonik gelişimi kontrol edecektir ve yeni organizma çekirdeği, çekirdeği veren yetişkin hayvanın genetik bir kopyası olacaktır. Bu teori basit gibi gelse de pratikte uygulanmasında son derece zor olduğu bilinmektedir. Yumurtanın alınması, çekirdeğin çıkarılması ve verici çekirdeğin alıcı hücreye verilmesi teknikleri mükemmel olsa da, klonlama; sadece verici çekirdek embriyodan geliyorsa başarılı sonuç alınabilir. Çünkü yetişkin hücre çekirdeği, deri, karaciğer, böbrek gibi “farklılaşmış” özgül yapılardan gelmekte ve nükleer genomdaki genlerin hepsi bu durumda çok az kendini ifade etmektedir. Embriyoda ise, çekirdek genomundaki tüm genler aktif olarak ifade edilmesi gerektiğinden, yetişkin hücre çekirdeğinin bu iş için uygun olmadığını göstermiştir.

Wilmut ve Campbell; alıcı yumurtasına aktarma yapılmadan önce, yetişkin çekirdeğini genetik olarak programlayarak imkansızı başardılar. Yetişkin bir koyunun meme hücrelerini izole ettiler, onları aç bırakarak durgun olmalarını sağladılar. Bilinmeyene bir nedenle, bu açlık işlemi, meme hücresi çekirdeğindeki sessiz genlerin koyunun yumurta hücresinin içine transplante edildikten sonra aktif olmasını sağlamıştır. Ayrıca, araştırmacılar, nükleer transferi kolaylaştırmak ve yeni “zigot” oluşumunu tetiklemek için elektrik akımı vermişlerdir. Dolly’i oluşturabilmek, için meme hücre çekirdeğini kullanarak 200’den fazla transfer yapılmıştır. Bunlardan sadece 29’u embriyo olarak gelişmiş ve 13 tanesi taşıyıcı anne koyunlara implante edilmiştir. Daha sonra, hamilelik gerçekleşmiş ve Dolly’nin doğumu ile neticelenmiştir.

Dolyy, yetişkin hücrelerden klonlanan ilk memeli olmasına rağmen, yetişkin fare hücrelerinden klonlanmış fare oluşturma yaklaşımı yıllardır uygulanmaktaydı. Diğer yandan, transgenik koyunlar ve ineklerde aynı yöntem ile klonlanmaktadır, ancak bu deneylerde yetişkin hücre çekirdeği yerine fetal hücre çekirdeği verici olarak kullanılmıştır. Bu tip transgenik koyunlardan “Polly” insan pıhtılaşma faktörü IX genini taşımakta ve sütünde faktör IX’u salgılamaktadır. Böylelikle, klonlanmış çiftlik hayvanlarından ilaç üretimi için bir yol açılmıştır. İlaç üretimi ile ilgili avantajlarının yanında, klonlanmanın başka avantajları da bulunmaktadır. Örneğin; klonlama bilim adamlarına soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan türlerin korunması, çoğaltılması, genetik hastalıklarının tedavisi ve halen araştırma olanağı olmayan insan hastalıklarının hayvan modellerinin sağlanması olanağını da sunmaktadır.

Tıpta ve tarımdaki açık avantajlarının yanında, memelilerin klonlanması bazı endişelere de yol açmıştır. İnsanın klonlanması fikri, “ahlaka aykırı”,”iğrenç” ve “ahlaki açıdan yanlış” olarak değerlendirilmiştir. Dolly ile ilgili yayınların yapıldığı günlerde, Amerika Birleşik Devletler Kongresine insan klonlanması araştırmalarının yasaklanması için dilekçeler gönderilmiş ve dünya çapında bu tür araştırmaların yasaklanması çağrısı yapılmıştır. Diğer yandan zengin ve güçlü insanların gösteriş için kendilerini klonlatacakları, çok ciddi hastalığı olan insanların organ vericisi olsun diye kendi kopyalarını yaptıracakaları ve özerkliği, kişiliği, aile bağları olmayan insan klonlarının yaratılacağı gibi korkunç senaryolar da üretilmiştir.

 Gerçekten bir insanın klonlanması mümkün müdür? Eğer bu mümkün ise uygulanabilir mi?

İlk sorunun cevabı oldukça basittir: Dolly’yi oluşturmak için kullanılan teknoloji, insanın klonlanması için de kullanılabilir. Gereken tekniklerin çoğu bu gün in vitro döllenme için kullanılmaktadır. Erişkin koyun çekirdeğinin Dolly’yi meydana getirmesi gibi, insan erişkin çekirdeğinin de benzer şekilde programlanabileceği ön görülmektedir.

İkinci sorunun cevabı ise o kadar basit değildir. Hem bilimsel hem de ahlaki konular insan klonlanması hakkındaki hükmümüzü gölgelemektedir. Şimdiki teknoloji, insan ya da hayvan olsun, klonlanan bireyin sağlığını garanti edememektedir. Verici erişkin çekirdeğinde biriken mutasyonlara bağlı olarak, klonların genetik hastalıklara ve kansere yakalanma riskinin daha fazla olması mümkündür. Erişkin verici kromozomlarında bulunan kısa telomer bölgelerinden dolayı klonlar hızlı yaşlanabilirler. Eğer verici çekirdeği klonlanmadan önce tamamen programlanmazsa, meydana getirilen klon anormal bir gelişim gösterebilir. Güvenlik problemi çözülünceye kadar insanın klonlanması için yapılacak her atılımın askıya alınması akıllıca bir yaklaşım olacaktır.

Ahlaki konular ise insan klonlanması açısından daha büyük bir sorun gibi gözüküyor. İnsan klonlanmasının olumlu yönlerinden bahsetmek mümkündür. Kısır çiftler ya da genetik hastalık taşıyan çiftler, biyolojik bakımdan kendileri ile bağı olan bir çocuk yetiştirmek için eşlerden birinin klonlanmasını arzu edebilirler. İnsan hücrelerinin in vitro klonlanması pek çok genetik hastalığın tedavisi için kullanılabilecek doku ve hücre kaynağı oluşturabilir.

İnsan klonlanmasının olumsuz yönlerinden de bahsedecek olursak eğer:

  • Klonlama, insan olmanın manasını ciddi olarak değiştirir mi?
  • Organ nakli için yaratılan klonların geleceği nasıl olacak?
  • Bu teknik, acımasız politik ve sosyal amaçlar için kullanılabilir mi?
  • Toplumun, bu yeni gelişen teknolojinin getirilerinden ve sorumluluklarından emin olmak için şimdiden bu konularla ilgilenilmesi çok önemlidir?

 

 KAYNAK: CIBELLI, J.B. et al. 1998. Cloned transgenic calves produced from nonquiescent fetal fibroblasts.
PENNISI, E. 1998. After Dolyy, a pharming frenzy.
ROBERTSON, J.A. 1998. Human cloning and the challenge of regulation. N. Eng. J. Med.
SOLTER, D. 1998. Dolly is a clone-and no longer alone.
WILMUT, I. 1998. Cloning, for medicine.
WILMUT, I. Et al. 1997. Viable offspring derived from fetal and adult mammalian cells.
KLONLAMA YÖNTEMİ ve İNSANIN KLONLANABİLMESİ MÜMKÜN MÜDÜR?http://bilgikapsulu.com/wp-content/uploads/2017/02/DOLLY.jpghttp://bilgikapsulu.com/wp-content/uploads/2017/02/DOLLY-150x150.jpgadminBilimTeknolojiYaşamÇEKRİDEK TRANSFER YÖNTEMİ NEDİR?,Dolly,DOLLY NASIL KLONLANMIŞTIR?,Gerçekten bir insanın klonlanması mümkün müdür? Eğer bu mümkün ise uygulanabilir mi?,Hans Spemann,hayvan hücrsinden klonlanana ilk memeli Dolly,Ian Wilmut ve Keith Campbell’in,İnsan klonlanmasının avantajları nelerdir?,insan klonlanmasının olumsuz yönleri nelerdir?,KLONLAMA YÖNTEMİ,KLONLANMIŞ ÇİFTLİK HAYVANLARINDAN İLAÇ ÜRETİMİSağlıklı, beyaz yüzlü bir kuzu olan Dolly’nin doğumu tüm dünyayı şaşırtmıştı. Şubat 1997’ye kadar, yetişkin bir hayvanın hücrelerinden bir hayvanın klonlanabileceği fikri bir hayal gibiydi. Bilim adamları yıllardır, bir yetişkinin hücrelerinden yeni bir memelinin klonlanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek insanları rahatlatmaktaydı. Yetişkin bir hayvanın hücrelerinin yeni bir organizma meydana...Bilim Sağlık Yaşam Teknoloji Güncel ve daha fazlası