Son Makaleler Tarihçe

DOR GÖÇLERİ ve GREK ORTA ÇAĞI

Tarafından yazılmıştır admin

Dorlar Grekçe’nin Dor diyalektiğini konuşmaktaydılar. Yunanis­tan’da ve Ege’de Aka uygarlığına son vermişlerdi. Akaların bir kısmı bu göçler sonunda Anadolu kıyılarına göçmüş bir kısmı ise topraklarına bağlı kalıp Dorlar tarafından köleleştirilmiştir. Bir süre sonra Dor ve Aka kültür­leri karışarak; Dorların demir çağı kültürü ile Akaların tunç çağı kültürü yeni bir senteze ulaşacaktır. Yunanistan’a dalgalar halinde gelen Dor göçleri nedeniyle bu ülke onlara yetmemişti. Dorlar da Akalar gibi bir kısmı Ana­dolu kıyılarına göç ettiler. M.Ö. 1000- 700 yıllarım bu karışıklık döneminden dolayı kimi tarihçiler Avrupa’nın Orta Çağı’na benzeterek “Grek Orta Çağı” kavramım kullanmışlardır.

Grek Orta Çağı

Dor göçlerinden sonra Yunanistan‘da sosyal ve siyasal gelişmeler ya­şanmıştır. Bu yeni değişimlere göre halk sınıflara ayrılmış, polisler ve kent devletleri kurulmuş ve krallar aristokratlar tarafından devrilmiştir.

Yunanistan’ı ele geçiren Dor kabileleri ad çekme (kleros) ile tarlaları eşit olarak aralarında paylaşmışlardır. Bu topraklar kişisellikten çok kollektif mülkiyet durumundaydı. Bazı kişilerin zamanla yoksullaşarak zenginlerin himayesine girdiği görülmektedir. Bu nedenle halkın iki ana sınıfa bölündüğü görülmektedir.

Bu çağda en önemli sosyal ve siyasal gelişme kuşkusuz polis adını ta­şıyan kent devletlerinin kurulmasıydı.

Polis: İlk kent devletleri İonya’da kurulmuştur. Akalar bu kent dev­letlerini kurarken kuşkusuz kendilerine ve Anadolu’ya ait kent geleneğin­den faydalanmışlardı. Kentlerin çevresindeki ele geçirdikleri toprak parça­larını içine alan belirli ve sınırlı bir bölgenin siyasal ve kültürel merkezi haline getiren anlayışla “polis” adı verilen bir kent devleti oluşturuldu.

Kent, genellikle bir surla çevrili olup etrafındaki topraklara sahipti. Kentin kuruluşun üç temel amaç vardı;

1.Elevteria: Dışarıda bağımsız ve özgür

2.Avtonomia: Yasalarım kendisi yapmak ve uygulamak

3.Avtarkia: İmkanları ölçüsünde kendi kendine yetmek.

Kent merkezinde devlet ocağı, tapınaklar, resmi daireler ve pazar alanları (agoralar) yer alırdı.

Kent devletlerinin kurulması en çok aristokratların işine yaramıştır. Zamanla şatolarını ve çiftliklerini bırakarak, kente göçen aristokratlar hü­kümet işlerine karışmaya başlamıştır. Diğer taraftan devlet işlerinin artma­sıyla krallar yanına yardımcı memurlar almak zorunda kaldı. Kralın hak ve yetkileri danışma meclisleri tarafından giderek kısıtlanıyordu. Bu yüzden krallar gücünü kaybetti. Babadan oğula geçen saltanata yerini, belli bir süreliğine seçimle gelen yöneticiler almaya başladı. Böylece aristokratik hükümetler oluşmaya başlamıştır.

Eskiçağ Uygarlıkları

Yazar Hakkında

admin

%d blogcu bunu beğendi: