Son Makaleler Tarihçe

EGE GÖÇLERİ

Tarafından yazılmıştır admin

M.Ö. 1200 dolaylarında Doğu Avrupa’dan bir kıtlık sonunda doğuya doğru göç eden bir takım kavimler yollarına çıkan kavimleri de sürükleye­rek Anadolu ve Suriye’ye kadar uzun bir yol kat etmişlerdi. Doğu Avru­pa’dan güneye inen İlliryalılar İtalya’da ve Balkanlardan güneye inen Dorlar Yunanistan’da bulunan halkları doğuya doğru sürüklemişlerdi. Dorlar aynı zamanda Yunanistan ve Ege’deki Aka uygarlığını yok etmişler­di. Bu kavimlerin önünden kaçan kavimler Anadolu’ya geçmişler ve Hitit devletinin yıkılmasına, ya da belli bir süre suskunluğa girmesine yol açmış­lardı. Tarihçilerin genel kanısına göre, Hitit devleti Ege Göçleri sonucunda yıkılmıştır. Fakat bazı tarihçilere göre, Hitit devleti Orta Anadolu’nun güneyinde, Toroslarda beylikler halinde varlığını sürdürmüştür.

Bu göçler hakkında Hitit yazılı belgeleri sustuğu halde, Kıbrıs, Kuzey Suriye ve Mısır yazılı belgeleri bilgiler vermektedir. Kuzey Suriye’deki Ugarit ve Kıbrıs’da bulunan Alaşia krallıkları arasındaki mektuplar bu göç­lerin habercisi durumundadır. Mektupların içeriğinde Ugarit (Rasşamra) ve Alaşia krallarının korku içinde oldukları görülür. Yine, Ugarit kralı Hitit kralı ve kraliçesine yazdığı mektupta ülkesinin işgal edildiğine dair ifadele­re yer vermektedir.

Mısır kapılarına dayanan bu Doğu Avrupalı kavimler hakkında, Mı­sır Firavunu Merneptah, (M.Ö 1229- 1220) bilgi vermiştir. “Deniz Kavimleri” adı verilen bu kavimlerle komşuları Libyalılar da işbirliği içindedir. Bu kavimlerin M.Ö. 1225 yılında gerçekleşen ilk saldırılarında, Ekweşler (Aqaivaşa’lar=Akalar), Rukkular (Lukkalar), Şerdanalar (Sardunyalılar), Şekeleşler (Sicilyalılar) ve Turşalardan (Etrüskler) söz edilmektedir. Merneptah Deniz kavimlerinden 2370 kişiyi öldürmüş; kadın ve erkek ol­mak üzere 9376 kişiyi de esir almıştır.

Yaklaşık olarak 1190 yıllarında Deniz kavimlerinin ikinci saldırısında firavun olan III. Ramses (M.Ö.1197-1165) Medinet Habu’daki mezar anıtın­daki yazıtta, “Adalar üzerindeki kavimler göç etmişlerdi. Bunların ordula­rından hiçbir memleket kurtulamadı. Hitit memleketlerinden Kode (Kadeş), Kargamış (Cerablus), Arzava, Arwad (Amurru’nun başkenti), ve Alaşia (Kıbrıs) tahrip edildi. Amurru’da yerleştiler ve bu bölgeyi tahrip edip hal­kını imha ettiler. Önlerinde bir ateşle Mısır’a doğru yürümeğe başladılar. Bunlar Pelestler (Filistinliler), Turşa, Şerdana, Şekeleş’ler, Danuna’lar, Zakari’ler, Vavaş’lardı. Bu kavimler ellerini Mısır’a ve dünya­nın öbür ucundaki ülkelere kadar uzatıyorlardı. Kalplerinde güven birçok tasarılar vardı” denilmektedir. Bunlardan bir kısmı imha edilmiş kimi geri dönmüş bir kısmı da Pelestler ve Zakariler Filistin’e yerleşmişlerdi.

Bu kavimlerden Lukkalar; Hitit belgelerinde Lugga olarak geçen ve Klasik Çağ’da Likya şeklinde adından söz edilen, Antalya ve çevresinde oturan Luvi halklarıydı. Danuna olarak adından söz edilen, yer Adana çev­resi idi. Bu isimden, daha önce Amama mektuplarında ve daha sonra Os­maniye yakınlarındaki Karatepe yazıtlarında söz edilmektedir. Aqaivaşa ya da Eqweşler Akalar, Şerdanalar Sardunyalılar, Şekeleşler Sicilyalılar ve Turşalar da Etrüskler olmalıdır.

Bu isimlerden anlaşıldığı gibi, göçlerin başlangıç noktası İtalya olup, Yunanistan, Girit, Anadolu ve Suriye güzergâhı idi. Göçlerden uzunca bir süre sonra, Orta Anadolu’nun doğusundan itibaren Doğu, Güney ve Gü­neydoğu Anadolu hakkında Asur yazılı belgeleri ve Urartular bilgiler vermektedir.

Orta ve Batı Anadolu hakkında 400 yıllık bir süre tarihsel belgeler susmuştur. Bu nedenle, M.Ö. 8. yy.da Frig devletinin kuruluşuna kadarki siyasi oluşumlar hakkında, tarihsel bilgiler sınırlıdır. Ancak, arkeolojik belgelerle bölgenin tarihine ışık tutulmaya çalışılmaktadır. Bölgede Troya, Bayraklı, Müskebi, Milet, Gordion ve Sardes gibi merkezlerde yapılan arke­olojik kazılar ve yüzey araştırmaların yarımda Homeros ve Herodotos  gibi, daha sonraki dönem kaynaklardan bilgi edinilmektedir.

Ege Göçleri sonunda, Miken (Aka) uygarlığının yıkılmasıyla Batı Anadolu, Yunanistan ve Ege’de karışıklıklar içinde karanlık bir çağ görülür. Mikenler Güney Anadolu ve Kıbrıs’taki kolonilerini de kaybettiler. Onların boşalttığı Batı Anadolu ve Akdeniz ticaretinin yerini kuzeyden gelen Yuna­nistan’ın kuzeyinden gelen Dorlar ve Yunanistan gelen İon ve Aiol boyları doldurmuşlardı.

Bölgenin kuzeyindeki Kuzeybatı Anadolu ya da Marmara Bölgesinde bu dönemde Balkan kökenli Trak kavimlerinin yerleştiği görülür. Nasıl göçler Anadolu kavimlerinin bir kısmını Suriye’ye sürüklemişlerse, Balkan kavimlerinden Dor, İon ve Aiolleri Batı Anadolu’nun güneyine, Trak kö­kenlileri de kuzeyine sürüklemişlerdir. Bu yeni gelenlerle bölgede kalan Lik, Lid, Leleg, Kar ve Pelasg gibi halklar Frigya, Likya, Karya, İonya ve Lidya gibi uygarlıklar ortaya koymuşlardır.

Ege Göçlerinden sonra, Demirçağı’nda, Anadolu’nun doğusunda Hurri, Asur kültürü etkisinde Urartu; güneydoğusunda Hurri, Luvi, Arami, Mısır ve Hitit kültürleri etkisinde Geç Hitit krallıkları; Orta kesimde Luvi, Hitit, Arami kültürleri etkisinde Tabal; Orta Anadolu’nun batısında ise Anadolu ve Avrupa kültürleri etkisinde gelişen Frig, Lidya, Karya, Lik­ya ve İonya gibi siyasal güçler rol aldılar.

Eskiçağ Uygarlıkları

Yazar Hakkında

admin

%d blogcu bunu beğendi: