Bilim Son Makaleler

ELEKTRON İLGİSİ

Tarafından yazılmıştır admin

Atomların kimyasal davranışlarını büyük ölçüde etkileyen bir özellik, bir veya birkaç elektronu kabul edebilme yeteneğidir. Bu özellik elektron ilgisi olarak bilinir. Elektron ilgisi, gaz halindeki bir atomun bir elektron alarak anyona dönüştüğünde meydana gelen enerji değişimi, olarak tanımlanır, işareti negatif olur.

X(g) + e—> X(g)

Gaz halindeki bir flor atomunun bir elektron almasıyla oluşan tepkimeyi göz önüne alalım:

F(g) + e  —> F (g)          ΔH=-328 kJ/mol

Florun elektron ilgisinin değeri +328 kJ/mol olarak gösterilir. Bir elementin elektron ilgisi çok pozitif ise elektron kabul etme eğilimi büyük demektir. Elektron ilgisi bir başka şekilde de: anyondan bir elektron koparmak için gerekli olan enerji miktarı olarak tanımlanabilir. Florür için aşağıdaki denklemi yazabiliriz:

F(g) —> F(g) + e           ΔH=+328 kJ/mol

İyonlaşma enerjisini değerinin yüksek olması, atomdaki elektronun çok kararlı olduğunu, elektron ilgisinin değerinin pozitif olması da, negatif iyonun çok kararlı oldu­ğunu, yani atomun elektronu almaya karşı çok istekli olduğunu belirtir.

Elektron ilgisi, deneysel olarak, bir anyondan elektronun uzaklaştırılması ile tayin edilir. Birçok elementin anyonu kararsız olduğundan, iyonlaşma enerjilerinin aksine, elektron ilgilerini belirlemek son derece zordur.

Çizelgede, bazı baş grup elementlerinin ve soy gazların elektron ilgilerini göstermektedir. Periyot boyunca soldan sağa doğru elektron ilgisinin arttığı görülmektedir. Metallerin elektron ilgileri, genellikle ametallerinkinden daha düşüktür. Bir grup içerisinde elektron ilgilerinin değişimi genellikle küçüktür. 7A grubu elementleri, yani halojenler, en yüksek elektron ilgisine sahiptirler. Bu sonuç sürpriz değildir, çünkü halojen atomu bir elektron kazandığında hemen sağındaki soy gazın kararlı elektron dağılımına sahip olur. Örneğin, F ün elektron dağılımı 1s22s22p6 dır. Bu dağılım Ne atomunun dağılımı ile aynıdır. Cl için elektron dağılımı [Ne]3s23p6 dır. Bu dağılım da, Ar atomunun dağılımı ile aynıdır. Diğer halojen anyonları için de aynı şeyler geçerlidir. Yapılan hesaplamalar, soy gazların tamamı için elektron ilgilerinin sıfırdan küçük olduğunu göstermiştir. Bu nedenle, eğer bu gazların anyonları oluşursa doğal olarak kararsız olacaktır.

Oksijen atomunun elektron ilgisi pozitiftir (141 kJ/mol), yani ekzotermik bir tepkimedir. Tepkimenin denklemini şöyle yazabiliriz:

O(g) + e —> O(g)           ΔH = -141 kJ/mol

Diğer yandan O iyonunun elektron ilgisi son derece negatiftir (-780 kJ/mol) ve tepkime denklemi,

O(g) + e —> O2(g)         ΔH = 780 kJ/mol

O-2 iyonu bir soy gaz olan Ne ile izoelektronik olmasına rağmen, endotermiktir. Bu tepkime gaz fazında oluşmaya yatkın değildir, çünkü ilave olarak gelen elektronla, mevcut elektron arasındaki itme sonucu meydana gelen kararsızlık, soy gaz yapısına ulaşmakla kazanılan kararlılıktan daha büyüktür. O2- gaz fazında kararsız olmasına karşın, katı iyonik bileşiklerde, örneğin, Li2O, MgO vb. oldukça kararlı bir iyondur. Katı bileşiklerdeki O2- iyonu komşu katyonlar tarafından kararlı hale getirilir.

Yazar Hakkında

admin

%d blogcu bunu beğendi: