III. Ur Sülâlesinin yıkılışından sonra Mezopotamya’daki etnik yapının bir hayli değiştiği görülür. Sümerler siyaset sahnesinden çekilmiş, yeni ge­len kavimler içinde erimiş ve Sümercenin yerini Akadca almıştır. Sami Akad kavimlere yeni gelen Amurrular da katılmıştı. Samicenin başka bir lehçesini konuşan bu halk, bölgede iki yüz yıl egemenlik sürecek olan İsin ve Larsa krallıklarını kurdular. Ayrıca Orta Mezopotamya’da Eşnunna, Babil ve Asur gibi kent-krallıkları bağımsız birer güç haline gelmişlerdi.

İsin Krallığı (M.Ö. 2017- 1794):

Güney Mezopotamya’da yer alan İsin, günümüzdeki Îşan-Bahriyat’ta yer almaktaydı. Bu krallığı III. Ur Sülâlesi hükümdarı İbi-Sin’in valisi İşbierra M.Ö. 2017’de kurmuştur. Bu kral, Ur kentini Elam işgalinden kurtarmıştı. Otuz iki yıl egemenlik süren, İşbierra’nın yerine oğlu Şu-iluşu geçmiştir. Eşnunna kazılarında ona ait yazılı belgeler bulunmuştur. Onun yerine geçen oğlu İşme-Dagan (M.Ö. 1909-1890) ülkesinin sınırlarını kuzeyde Nippur ve Der kentine kadar geniş­letmiştir. Onun oğlu Lipit-İştar’ın (M.Ö. 1890-1879) yeni kanunlar koydur­duğu bilinmektedir. Bu kanunların Sümerce yazdırılması halkın bir kıs­mının Sümerli olduğunu gösterdiği gibi halen bilim ve bürokrasi dilinin Sümerce olduğunu da göstermektedir. Bu önemli devlet adamı saltanatının 11. yılında Larsa kralı Gungunum’un saldırısına uğramış, tahtını ve hayatı­nı kaybetmiştir.

Larsa Krallığı (M.Ö. 2025- 2005):

Güney Mezopotamya’da yer alan Larsa kenti, günümüzdeki Senkreh’te yer almaktaydı. Bu kent Sümer Kral Listesinde Tufandan önceki kentler arasında yer alır. Burada yapılan kazılarda Cemdet Nasr dönemine ait bir piktografik yazıtta Larsa ismi “doğan bir güneş” şeklinde geçmektedir.

III. Ur Sülâlesi zamanında bağımsızlık için mücadele ettiklerini gör­düğümüz Larsa kentinin, aslında tam bağımsızlığını Gungunum zamanın­da aldığı söylenebilir. Lipit İştar’a karşı yürüyerek onu yenen Gungunum İsin’i ele geçirerek bölgede tek söz sahibi olmuştur. Bu kral İsin yönetimine Ur- Ninurta’yı atamıştır ve böylelikle İsin’de yeni bir sülâle iş başına gel­mişti. Larsa’da ise bir süre Gungunum Sülâlesi egemen olmuştur. Fakat bir süre sonra Dicle’nin doğusundan gelen Elam kökenli Kudur-Mabuk’un, bu sülâleye son verdiği görülür. Kudur-Mabuk, Larsa tahtına oğlu Warad- Sin’i yerleştirmiştir. Kudur-Mabuk bu dönemde İsin tahtına da vassal krallar atamıştır. Bu dönemde şahıs adlarında Samileşme olmasına rağmen, kültür, din ve edebiyatta Sümer gelenekleri tekrar canlandırılmıştı.

Eşnunna Krallığı (M.Ö. 18.yy başları):

İsin ve Larsa dönemin önemli krallıklarından biridir. Eşnunna kenti Dicle ırmağının kollarından Diyala kenarında, günümüzde Tel-Esmar (Asur’un Güneydoğusu) denilen yerde kurulmuştu. Bu bölge, M.Ö. 3. binyıldan itibaren Mezopotamya ve İran arasında önemli bir ticaret köprüsü oluşturmaktaydı. Eşnunna, İbi-Sin dö­neminde Ur’dan bağımsızlaşmıştı. Bu kentteki vali, kendini yönetici olarak atamıştı. Eşnunna ve Asur gibi kentler bu şehirlerin tanrılarına aittiler, kral ise kendini bu tanrıların Ensisi yani valisi olarak görürdü. Erken 19. yy.da ise bu valiler, kral unvanını kullanmaya başladılar ve kendilerini tanrılaş­tırdılar.

Eşnunna kralı Bilalaman zamanında doğudaki Elam prensleri ve ba­tıdaki Martular ile iyi geçinme yolları aranmıştır. Eşnunna en parlak dö­nemlerini Naram-Sin zamanında yaşamıştır. O, Basra Körfezi ile Akdeniz arasında önemli bir ticaret merkezi olan Asur’u ele geçirmiştir. Eşnunna’nın Asur’a egemenliği fazla uzun sürmemiştir. I. Şamşi-Adad Asur’dan Naram-Sin’in oğlu Erişumu çıkarmıştır. Daha sonra Şamşi- Adad’ın Eşnunna’yı ele geçirdiği görülmektedir. Şamşi-Adad I’den sonra ise Eşnunna, Babil kralı Hammurabi’nin eline geçecektir.

İSİN, LARSA, EŞNUNNA KRALLIĞIhttps://i1.wp.com/bilgikapsulu.com/wp-content/uploads/2017/11/ERKEN-M.Ö.-II.-BİN-KRALLIKLARI.jpg?fit=545%2C413https://i0.wp.com/bilgikapsulu.com/wp-content/uploads/2017/11/ERKEN-M.Ö.-II.-BİN-KRALLIKLARI.jpg?resize=150%2C150adminSon MakalelerTarihçeBabil kralı Hammurabi,Eşnunna Krallığı,Gungunum kimdir,III. Ur Sülâlesi,İsin Krallığı,Larsa KrallığıIII. Ur Sülâlesinin yıkılışından sonra Mezopotamya'daki etnik yapının bir hayli değiştiği görülür. Sümerler siyaset sahnesinden çekilmiş, yeni ge­len kavimler içinde erimiş ve Sümercenin yerini Akadca almıştır. Sami Akad kavimlere yeni gelen Amurrular da katılmıştı. Samicenin başka bir lehçesini konuşan bu halk, bölgede iki yüz yıl egemenlik sürecek olan İsin...Bilim Sağlık Yaşam Teknoloji Güncel ve daha fazlası