UP Watch

Çağdaş etholoji, özellikle 1935’ten sonra K.Lorenz ve N. Tinbergen‘in çalışmaları sonucu gelişen, hayvan davranışlarını biyolojik yönden inceleyen bir bilim dalıdır. Etholojik incelemelerin, insan davranışının incelenmesine iki yönden katkısı olmuştur. Bunlardan birincisi, sosyo-biyolojik yaklaşımın (ki bu yaklaşım oldukça yeni ve özgündür. Bu nedenle sosyobiyologlar ileri ölçüde iddialı davranmakta ve kendilerinin biyolojik ve sosyal bilimlerde bir paradigma açtıklarını söylemektedirler) ortaya çıkmasında oynadığı rolle, ikincisi psikiyatri üzerindeki doğrudan etkisiyle ilgilidir. Bu yazıda ikincisiyle ilgileneceğiz.

Etholojinin psikiyatri üzerindeki doğrudan etkisi, başta Harlow’un maymun araştırmaları olmak üzere, özellikle memeli hayvanlardaki anne-bebek etkileşimlerinin araştırma sonuçlarına dayalıdır. Anne-bebek ilişkisinin, memelilerin sonraki yaşamlarındaki psiko-sosyal gelişimlerinin nasıl olacağını belirleyici düzeyde etkilediğinin birçok hayvan türünde gösterilmesi, dikkatleri insan türüne çevirmiştir.

Etholojik verilerden yola çıkarak anne-bebek ilişkilerini ve onların psikiyatrik bozukluklarla bağlantılarını sistemli bir biçimde araştıran ilk ve halen en önde gelen bilim adamı J.BowIby’dir. Bowlby’nın başlangıç çalışmaları, 1951 yılında Dünya Sağlık Örgütü’nün desteğiyle yürüttüğü evsiz çocukların ruh sağlığının araştırılması konusundaki çabalarına kadar uzanır. Bu geniş araştırmanın sonucunda Bowlby, anne sevgisinin, bebek ve çocuğun ruhsal yaşamında onun fiziksel sağlığı için vitamin ve proteinlerin gerekliliği kadar gerekli olduğunu bildirmiştir. Bebeğin anneden erken ayrılmalarının, erişkin yaşamda anksiyete ve depresyondan psikopatik kişilik bozukluklarına kadar çeşitli rahatsızlıklara neden olacağını belirtmiştir. 1950 ve 1960 yılları arasındaki psikiyatrik ortamın genel görünümüne bakıldığında, örneğin Jackson’ın “şizofrenik anne”, Bateson’ın “çifte bağ” teorilerinin de benzer bir yaklaşımdan kaynaklandığını, yani anne-bebek ilişkisiyle psikiyatrik rahatsızlıklar arasındaki bağın fazlasıyla vurgulandığını görmek mümkündür. Hatta Dünya Sağlık Örgütü o yıllarda resmen, annenin, bebeğinden kısa süreli ayrılmalarının bile zararlı olduğunu duyurmuştur.

1950 ve 1960 arasındaki psikiyatrinin bu temelde etholojik etkili yönelimi, daha sonradan özellikle organik psikiyatrinin gelişimi ve araştırmaların Bowlby’nin sonuçlarını desteklememesi üzerine değişmiş ve annelere, uygulamada gereksiz yere yüklenildiği ifade edilerek, öz eleştiriler yapılma yoluna gidilmiştir. Ancak psikiyatrinin bu geneldeki yön değişimine rağmen Bowlby, etholojik İlkelerin insan davranışına da uygulanabileceği şeklindeki görüşlerinden hiç taviz vermeden araştırmalarını sürdürmüştür. Geçenlerde manifesto niteliğindeki bir makalesinde ise, geçen otuz yılı aşkın süredir birçok araştırma ile görüşlerinin kanıtlandığını, bununla da yetinmeyerek, etholojik ilkelerden hareket eden bir gelişimsel psikiyatrı teorisi kurduğunu, bu teoriyle psikiyatrının diğer alanlarındaki birçok farklı görüş ve bulgunun kaynaştırılabileceğini ileri sürmüştür. Bowlby’nın yeni yaklaşımının temel tezlerinden önce, kendisini desteklemediğini söylediği araştırma bulgularına bir göz atalım:

  1. Başta M.Ainsworth olmak üzere birçok araştırmacının çalışmasında, ilk beş yaşta çocukların sosyo-emosyonel gelişmelerinin prospektif olarak incelenmesi sonucunda, bu yıllarda çocuğun nasıl bir davranış örüntüsü geliştireceğinin anne-baba (veya onların yerini alan diğer figürlerin) tutumlarından önemli ölçüde etkilendiği ortaya çıkmıştır. Örneğin, on iki aylığa kadar anneleriyle güvenli bir bağlılık (at- tachment) İlişkisi kurabilmiş çocuklar, üç buçuk yaşlarındayken ana okulundaki öğretmenlerince diğer çocuklara göre daha popüler, neşeli, esnek ve becerikli olarak tanımlanmaktadırlar. Yine ebeveynleriyle güvenli bağlılık ilişkisi kurabilmiş üç yaşındaki çocukların, karşılaştıkları zorlukları aşmak için daha çok çabaladıkları saptanmıştır. İki buçuk yaşındaki çocuklarla yapılan bir çalışmada da, bu çocuklar küçük bir yardım almadan beceremeyecekleri bir işle uğraşırlarken anneleriyle birlikte gözlenmişler; güvenil bebeklerin annelerinin, çocuklarının dikkatim yapacakları işe yoğunlaştırmaya çalıştıkları, çocuklarının işi kendi başlarına tamamlayabilmeleri için çabalamalarına saygı gösterdikleri ve eğer kendilerinden yardım isterlerse olumlu tepkiler verdikten bulunmuştur. Oysa güvensiz bebeklerin annelerinin tutumları, bunların tam tersidir ve olumsuzdur.
  2. Bütün bu araştırma sonuçlarından ortaya çıkan genel kanı, çocuğun davranış görüntülerinin doğuştan getirdiği varsayılan mizacına veya herediter özelliklerine bağlı olmayıp, çevre tarafından ortaya çıkarıldığı şeklindedir.
  3. Bebeklik sırasında ebeveynlerle kurulan bağlılık ilişkilerinin nitelikleri, çocuk büyüdükçe giderek değişmeye direnç gösterirler ve kişilik özellikleri haline gelirler. Öyle ki, bebeklikteki bağlılık İlişkilerinin niteliklerine bakıp, o kişinin ileride yaşamdan zevk alıp almayacağı; gelecekte yaşamın kötü sonuçlarına karşı emek mı yoksa incinebilir mı olacağının bazı temel belirleyenlerini kestirmek mümkündür. Psikiyatrik rahatsızlığı olanların çocukluktaki bağlılık ilişkilerim saptamaya yönelik epidemiyolojik araştırmaların sonuçlan, bunu kanıtlamaktadır. Brown ve Harris’in depresyonlu kadınlarla yaptıkları çalışmada, deprese kadınların normal kadınlara göre çocukluklarında babalarını kaybetme oranının daha yüksek olduğu, ama yine de baba kaybının anne kaybına göre çok daha az etki gösterdiği bulunmuştur. Depresyon geliştirme açısından anne kaybının çocuklukta olması, ergenlikte olmasına göre daha risklidir. Yine ebeveynin kaybedilmesinden önceki aile ortamının daha kötü olması da kadını, depresyon gelişmesi açısından daha kolayca zedelenebilir bir duruma getirmektedir.
  4. Bowlby, etholojik temelli “sosyo-emosyonel bağ teorisi” adını verdiği yeni yaklaşımın temel tezlerini ise şöyle sıralamaktadır;
  5. Bireyler arasındaki emosyonel yönden önemli bağlar, temel yaşamsal işlevlere sahiptirler ve asal konumdadırlar
  6. Bu bağlar, her bir ilişki kişisinin diğerini kolayca benimseyebilmesini, yakınlaşmanın surdürülebilmesini, her bir ilişki kişinin merkezî sinir sistem içine yerleşmiş sibernetik sistemler aracılığıyla sağlarlar ve bu sistemler tarafından anlaşılabilirler.
  7. Söz konusu sistemlerin etkili bir biçimde işleyebilmeleri için, her bir ilişki kişisinin kendisinin, diğer ilişki kişisinin ve onlar arasında gelişen etkileşimin işleyiş modellerini zihinlerinde tasarlayabılmeleri gerekir.
  8. Şimdiki bilgi durumumuzun, önceki gelişim aşamaları teorilerim (örneğin S.Freud’un ve A.Meyer’in teorileri) hem kapsayacak hem de onların yerme geçebilecek yem bir gelişim yollan teorisine ihtiyacı vardır.
  9. Çağdaş etholojinin babası K.Lorenz kısa bir süre önce öldü Etholojinin psikiyatri içindeki güçlü temsilcisi J.Bowlby ise henüz yaşıyor, ileri sürdüğü iddialara ve getirdiği yeni yem yaklaşımlara birçok itirazlar var Bowlby’nın başlattığı tartışmanın kazanacağı boyutlar, psikiyatrinin gelişiminde bir dönüm noktası olacağa benziyor

 

KAYNAK: Bilim ve Teknoloji
ETHOLOJİ NEDİRhttps://i1.wp.com/bilgikapsulu.com/wp-content/uploads/2017/11/etholoji-kapak.jpg?fit=917%2C535https://i1.wp.com/bilgikapsulu.com/wp-content/uploads/2017/11/etholoji-kapak.jpg?resize=150%2C150adminNedirSon MakalelerYaşam"çifte bağ" teorisi,"şizofrenik anne" teorisi,anne sevgisinin önemi,anne-bebek ilişkisi,anne-bebek ilişkisiyle psikiyatrik rahatsızlıklar arasındaki bağ,bebek anneden erken ayırlırsa,etholoji biliminin faydaları,Etholoji nedir,Etholojinin psikiyatri üzerindeki etkisi,insan davranışının incelenmesi,J.BowIby,K.Lorenz,N. Tinbergen,psikiyatri nedir,sosyo-biyolojik yaklaşımÇağdaş etholoji, özellikle 1935'ten sonra K.Lorenz ve N. Tinbergen'in çalışmaları sonucu gelişen, hayvan davranışlarını biyolojik yönden inceleyen bir bilim dalıdır. Etholojik incelemelerin, insan davranışının incelenmesine iki yönden katkısı olmuştur. Bunlardan birincisi, sosyo-biyolojik yaklaşımın (ki bu yaklaşım oldukça yeni ve özgündür. Bu nedenle sosyobiyologlar ileri ölçüde iddialı davranmakta ve kendilerinin...Bilim Sağlık Yaşam Teknoloji Güncel ve daha fazlası
Aliexpress TR