Her anne adayı, doğacak bebeğinin şüphesiz sıh­hatli olmasını ister. Doğan bebeklerin kusurlu olması, anne ve babayı son derece üzer. Başka fak­törlerin yanı sıra çocuğun sakat doğmasında belli bir ölçüde annenin de rolü vardır. Çünkü doğumdan ön­ceki 40 haftalık devrede, anne ve bebek birbirinin ayrılmaz iki parçasıdır, işte bu esnada annenin kullandığı ilâçlar, alkol, sigara, röntgen ışınlarına ma­ruz kalması vs. gibi faktörler, doğmamış bebeğe za­rar verebilmektedir. Bu yazıda, çok yaygın olarak kul­lanılan ve oldukça zararlı risk faktörlerinden biri olan sigarayı anlatmaya çalışacağız.

Bebeği Tehdit Eden Maddeler

Bugün sigara dumanı içerisinde 4000 civarında farklı maddenin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu mad­delerin hiç birinin insan bedenine yararı olmadığı gibi hepsi zararlıdır. Bunların en zararlıları nikotin, zift (katran) ve karbon monoksit gibi maddelerdir.

Doğmamış bebek, annesinin kanı ile beslenir; büyür ve gelişir. Bu gelişmesi sırasında bebeğin bes­lenmesi için, aracı olan organ plasentadır. Si­gara dumanındaki nikotin, korbon monoksit, katran ve daha birçok maddeler plasenta vasıtasıyla bebeğe geçmekte ve büyüklerde göstermiş oldukları zararlı tesirlerin daha fazlasını, henüz organları yeni yeni gelişmekte olan bu narin bebek üzerinde göstermek­tedirler. Meselâ her sigaradan sonra, doğmamış be­beğin kalp atışı, dakikada 20-40 defa daha fazla atar ve bu 20 dakika kadar devam eder. Şüphesiz bu hal bebeğin kalbini yormakta ve bebeğe zarar ver­mektedir.

Genellikle nikotinin, normal şahısta olduğu gibi, doğmamış bebekte de damarları büzdüğü (vazokonstriksiyon) ve sonuçta da bebeğin kanla taşınan oksijeni, normal ihtiyacının altındaki bir seviyede ala­bildiği (hipoksi) ortaya çıkmıştır.

Sigarada mevcut karbon monoksitin bebeğe geçmesi sonucu, bebek kanında oksijenin yerine he­moglobinle (oksijeni taşımakla vazifeli, kanda alyu­varlarda yer alan ve yapısında demir bulunan mad­de) birleşip karbosihemoglobin meydana getirerek, oksijensizliğe sebep olduğu ispatlanmıştır. Bundan başka, hem karbosihemoglobin, hem nikotin, be­bek için hayatî önemi olan plasentadaki gaz alışverişini bozmaktadır. Plasentadaki bu fonksiyon bo­zukluğu da yine bebeğin az oksijen almasına neden olmaktadır. Sonuçta ne olacaktır? Şüphesiz ihtiyacı olan oksijeni az miktarda bulabilen bebek, normale göre az gelişecek, zayıf ve çelimsiz bir bebek ola­rak dünyaya gelecektir.

Zayıf ve Cılız Doğan Bebekler

Son 30 senede yapılmış olan yüzlerce araştırma­nın vardığı ortak sonuç şudur: Hamilelik sırasında sigara içen annelerin bebekleri, sigara içmeyen an­nelerin bebeklerine göre, 200-250 gr daha hafif doğ­maktadır.

Sigara içilmesi ile doğuştan ileri gelen bebek ku­surları arasındaki ilişkiyi araştıran bazı geniş çalış­malar, sigara içmenin doğuştan ileri gelen kusurla­rı artırdığını göstermiştir. Bebeğin özürlü doğma riski, günde 10’dan fazla sigara içenlerde % 10 iken, gün­de 30’dan fazla sigara içenlerde bu oran % 90’dır.

Erken Doğan Bebekler

En son ABD’de Kuzey Kaliforniya’da 30.000 ha­mile bayan arasında yapılmış olan bir çalışmada, si­garanın hamilelik müddeti üzerine olan tesiri ince­lenmiş, sonuçta günde ortalama bir paket sigara içen bayanlarda 8 ve 9. aylarda görülen erken doğum ora­nı % 20’den fazla görülmüştür. Sekiz aylıktan daha önce düşük yapmış olan bayanların % 60’nın ise günde bir paket veya daha fazla sigara içtiği tespit edilmiştir.

Ülkemizde de son yıllarda, Ankara Doğumevi’nde, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yeni doğmuş be­beklerde sigaranın olumsuz etkileri konusunda ya­pılmış olan çalışmalarda da, yukarıda belirttiğimiz so­nuçları doğrulayan benzer sonuçlar elde edilmiştir.

Ölü Doğum

Hamilelikte annenin sigara kullanmasının en ağır zararı, sigaranın zehir gibi tesir edip, bebekte ölü­me yol açmasıdır. Meselâ 37.000 hamile kadın üze­rinde yapılmış olan bir çalışmanın sonuçları gerçek­ten ürkütücüdür. Hamileliğin dördüncü ayından iti­baren, her gün devamlı olarak yarım paket veya da­ha fazla miktarda sigara içen annelerin bebeklerin­de, doğum esnasında ölüm oranında normal hami­lelere göre % 30’luk bir artış görülmüştür. Gene ha­mile bayanların sigara içmesi sonucunda, her yıl Amerika Birleşik Devletlerinde 14.000 civarında ölü doğum meydana gelmektedir.

Herhalde hiçbir anne, bile bile bebeğini öldür­mek istemez. O halde bilhassa hamile olan bayanlar, bu gerçekler karşısında sigara içerken düşün­meli, hem de yeterince düşündükten sonra sigara­sını yakıp yakmamaya karar vermelidir. Çünkü içti­ği sigarayı sadece kendisi değil, adeta bebeği ile bir­likte içmektedir.

Tehlikeli ve Riskli Hamilelik

Hamilelikte annenin sigara kullanması, nasıl be­bek için ölüme kadar varan kötü sonuçlara yol açabiliyorsa, aynı oranda hamile anne için de problem­lere sebep olabilmektedir. Bunlardan, istenmeyen kanamalar ve plasenta ile alâkalı komplikasyonlar sayılabilir. Sigara içenlerde hamileliğin ileri safha­larında meydana gelen kanamalar, sigara içmeyen­lere göre %25-50 oranında daha yüksek bulunmuş­tur. Plasenta ile ilgili komplikasyonlar, günde 20 si­garadan az içenlerde, hiç içmeyenlere göre %30 daha fazla, 20 sigaradan fazla içenlerde ise içme­yenlere göre %85 daha fazla bulunmuştur. Ayrıca bu belirttiğimiz komplikasyonlar, anne açısından problemlere yol açtığı gibi, henüz dünyaya gelme­miş bebek için de büyük bir risk olmakta hatta ölü doğuma kadar varabilen kötü sonuçlara yol açabil­mektedir.

Bebeğini Emziren Annelerin Durumu

Annenin bebeğini emzirdiği dönemde sigara kul­lanması halinde, sigaradaki nikotin vb. başka zararlı maddelerin anne sütüne geçtiği tespit edilmiştir. Bu zararlı maddelerin, anne sütüne geçme miktarı şüp­hesiz annenin içtiği sigara miktarıyla orantılı olarak artmaktadır. Süte karışmış olan nikotin anne sütü ile beslenen bebeğe geçer ve bebekte annenin içtiği si­gara sayısına bağlı olarak, hafif veya ağır hastalık­lara yol açar. Bu hal bebekte kusma, dalgınlık, kalbin hızlı atması, mide ve bağırsak bozuklukları ve ka­sılmalar şeklinde ortaya çıkar.

Bütün bunlardan başka, sigara içilen evdeki pis dumanlı havayı teneffüs eden bebeğin, normal, te­miz bir evde büyüyen bebeklere göre hastalıklara ya­kalanma ihtimali daha fazladır. Yapı olarak hızla ge­lişen süt çocuğunun temiz havaya ve oksijene ihti­yacı vardır, işte sigara ile havası kirletilen bir odada büyüyen bebeklerde, başka rahatsızlıklar yanında, bilhassa solunum yolları hastalıklarının çok görüldü­ğü tespit edilmiştir.

Sonuç olarak bilhassa hamilelikte kullanılırsa, si­garanın bebek üzerindeki zararlı tesirleri sadece bu kadarla kalmayacaktır. Gerek hamilelikten önce, ge­rek hamilelik esnasında, gerekse hamilelikten son­ra, bebeğini emziren annelerde, sigara içmenin hem bebek için hem de anne için kesinlikle zararlı ve ço­cukluğun bütün devrelerine olumsuz yönde tesir eden, masum görünüşlü, cazip şekilde gösterilen bir zehir olduğu bilinmeli ve anne bilhassa hamilelik­te sigara içerken bebeğini de zehirleyebileceğini unutmamalıdır.

HAMİLELİKTE SİGARANIN ZARARLARI, SONUÇLARIhttps://i0.wp.com/bilgikapsulu.com/wp-content/uploads/2017/05/hamilelikte-sigara.jpg?fit=447%2C448https://i1.wp.com/bilgikapsulu.com/wp-content/uploads/2017/05/hamilelikte-sigara.jpg?resize=150%2C150adminGüncelSağlıkYaşamanne sağlığı,Bebeği Tehdit Eden Maddeler,Bebeğini Emziren Anneler,bebek sağlığı,Cılız Doğan Bebekler,Erken Doğan Bebekler,gebelik dönemi,hamile sağlığı,hamile sigara içer mi,hamile sigara içilebilir mi,hamilelikte sigara,Ölü Doğum,SİGARANIN ZARARLARI,Tehlikeli ve Riskli Hamilelik,Zayıf Doğan BebeklerHer anne adayı, doğacak bebeğinin şüphesiz sıh­hatli olmasını ister. Doğan bebeklerin kusurlu olması, anne ve babayı son derece üzer. Başka fak­törlerin yanı sıra çocuğun sakat doğmasında belli bir ölçüde annenin de rolü vardır. Çünkü doğumdan ön­ceki 40 haftalık devrede, anne ve bebek birbirinin ayrılmaz iki parçasıdır, işte bu esnada...Bilim Sağlık Yaşam Teknoloji Güncel ve daha fazlası