Son Makaleler Tarihçe

HAMMURABİ YASALARI

Tarafından yazılmıştır admin

1943 yılına kadar dünyada en eski yasa kitabı M.Ö. 1750 yılındaki Hammurabi yasaları bilinmekteydi. Bu yasalar şimdi Louvre müzesindedir. Bu yasalar artık en eski olanı olarak değil de en kapsamlı bir yasa kitabı olarak bilinmektedir.

1947 yılında Hammurabi’den 150 yıl önce yaşamış Lipit-İştar’a ait ye­ni yasalar bulundu. Ancak onun ünü de kısa sürdü. 1948 yılında Bağdat’ta Taha Bekir, Harmal Höyük de iki yasa daha buldu. Bunlar Hammurabi yasası gibi Sami dille yazılmıştı. A. Goetze bunları yayımladı.

Bu yasaların kısa girişinde Bilalama adlı bir kraldan söz ediliyordu. Bu Lipit-İştar’dan 70 yıl kadar önce yaşamış Bilalama’ya ait yasalar idi. An­cak bunun ömrü de kısa sürdü.

Kramer 1952 yılında, İstanbul Arkeoloji Müzelerinde bulunan tablet koleksiyonu içinde bulduğu Ur Nammu adlı bir Sümer kralına ait yasa tab­letinin çevirisini yaptı. Bu yasa M.Ö. 2050 yıllarına ait olup Hammurabi’den 300 yıl kadar öncesine aitti. Fakat bütün bu gelişmelerin yanında bir Sümer kenti olan Lagaş kralı Urukagina’nın; M.Ö. 2350 yıllarında yaşadığı kabul ediliyor, yasaları dünyadaki en eski yasalar olarak bilinmektedir. Bazılarına göre bir talimatname olan ve reformları hakkında bilgi veren bu yasaların baş kısmı kırık ve eksiktir.

Hammurabi yasaları bir kudurru şeklindeki bir stel üzerine çepeçev­re yazılmıştır. Sus’ta bulunması nedeniyle, bu yasalann yer aldığı stellerin Hammurabi’nin egemen olduğu bütün şehirlere dikildiği sanılıyor.

Hammurabi Yasaları

Hammurabi yasaları 282 yasa maddesine ek olarak; bir prolog ve epilogetan oluşmaktadır. Birbiriyle ilgili yasa maddeleri mümkün olduğun­ca yan yana yazılmıştır. Bu kanunların toplanmasına Codex adı verilmekte­dir.

Geç Sümer ceza hukukunda belirli bir yumuşaklığın olmasına karşın, Hammurabi yasalarında son derece katı bir hukuk anlayışı vardır. Bu yasa­larda kısa kısas (ius talionis) görülmektedir.

Hammurabi, yasalarının giriş kısmında, kendisinin tanrı Anu ve Enlil tarafından, insanlara mutluluk getirmesi için görevlendirildiğinden söz eder. (Kol.1- 56); “Vaktaki, üstün Anum Anunnaki’lerin efendisi göğün ve yerin efendisi Enlil, ülkenin kaderini tayin eden, Ea’nın büyük oğlu olan Marduk için bütün insanlık üzerine Enlil’liği (hükümdarlığı) onun için ta­yin etti; İgigi’ler içinden onu büyüttü. Babil kentini üstün adıyla andı; Onu cihanda üstün yaptı, (orada) temelleri gök ve yer gibi sağlam olan ebedi bir krallık sağladı. O günde öğülmüş, prens tanrı korkusu olan ben Hammurabi’yi, ülkede adaleti tecelli ettirmem için, şikâyet ve kötüyü yok etmem için, kuvvetlinin zayıfı yok etmemesi için, güneş gibi karabaşların (insanların) üzerinde yükselmem için, ülkeyi aydınlatmam için, insanların bedenini hoş etmek için, Anum ve Enlil adımı andılar. Erdirin çağırdığı çoban Hammurabi’yim ben…”

“Hammurabi codex’i” toplumun bütün tabakalarına bir güvence, himaye ve yasalar karşısında eşitlik sağlamıştır. Bu yasaların dünya huku­kuna etkileri büyük olmuştur.

 

Yazar Hakkında

admin

%d blogcu bunu beğendi: