Güncel Nedir Yaşam

HER DERDE DEVA BİR BİTKİ KEKİK

Tarafından yazılmıştır admin

Kekik deyince aklımıza gelen, kendine özgü kokusuyla yeşil yaylalarımızı çağrıştıran bitkiler. Aynı çiçekli bitki ailesi içinde olmalarına karşın, farklı cinslere dahil bitki türleri, ülkemizde kısaca “kekik” deyip geçtiğimiz otsu bitkileri oluşturur. Ancak isim birliği, bunları yalnızca Latince bilimsel isimleriyle andığımızda söz konusu; çünkü yerel isimler bölgeden bölgeye veya bitkiden bitkiye farklılık gösteriyor. Çoğu zaman farklı türler aynı isimle anılıyor.

Ülkemizde ticareti yapılan ve yaygın olarak kullanılan, hepsi Ballıbabagiller (Labiatae = Lamiaceae) familyasına bağlı kekik türlerinin dahil olduğu cinsler şunlar: Origanum, Thymbra, Coridothymus, Satureja ve Thymus. İhracatı en çok yapılan ve uçucu yağ üretiminde kullanılan türler, Origanum onites (bilyalı kekik, İzmir kekiği), Origanum vulgare subsp. hirtum (İstanbul kekiği, kara kekik), Origanum minutiflorum (Sütçüler kekiği, yayla kekiği, toka kekiği), Origanum majorana (Beyaz kekik, Alanya kekiği), Origanum syriacum var. bevanii (dağ kekiği, Suriye kekiği, İsrail kekiği). Bunlar dışında ticareti yapılan diğer türler şunlar: Coridothymus capitatus (İspanyol kekiği), Thymbra spicata ve Thymbra sintenisii (sivri kekik), Satureja cuneifolia, Satureja hortensis, Satureja montana, Satureja spicigera (Trabzon kekiği), Thymus eigii. Tüm bu türlerin ortak özelliği yüksek miktarda uçucu yağ içermeleri ve uçucu yağın ana bileşiğinin karvakrol ve/veya timol olması. Bunlar kekiğe kendine özgü kokusunu veren maddeler.

Çaya, Çorbaya Kekik!

Kekik, baharat veya çeşni olarak özellikle çorbaları, et yemeklerini, pizza ve salataları lezzetlendirmek amacıyla kullanılıyor; Akdeniz mutfağının vazgeçilmez bir baharatı. Yurdumuzun çoğu bölgelerinde kekik çayı içiliyor. Bir miktar kuru kekiğin üzerinden sıcak su geçirilmesi veya kekiğin 1-2 dakika kadar sıcak suyla temasta bırakılması sonucu hazırlanan kekik çayı, özellikle Thymus veya Origanum türü bitkilerden yapılıyor. Kaya kekiği de denen bodur Thymus türlerinin ticareti yapılmıyor ve bu türlerden uçucu yağ da elde edilmiyor. Bunlar yalnızca yetiştikleri yörelerde toplanıp kurutuluyor ve çay olarak içiliyor. Avrupa’da yetişen ve ticareti yapılan Thymus vulgaris, Thymus zygis ve Thymus serpyllum türleri Türkiye’de doğal olarak yetişmiyor.

Kekiğin kurutulmuş yaprak, çiçek ve tomurcuklarının su buharıyla damıtılması sonucu % 2 ila % 8 oranında elde edilen uçucu yağ (esans), kekiğin kendine özgü kokusunu taşır ve yakıcı lezzetlidir. Karvakrol ve timol gibi monoterpenik fenollerce zengin olan bu yağ, çok güçlü mikrop öldürücü özelliklere sahip olduğundan bakteri ve mantar enfeksiyonlarında etkilidir. İçilmesi doğru olmayan bu yağ, genellikle haricen kullanılır ve bazı yörelerde kesme şeker üzerine bir damla damlatılarak yenir. Kekik yağı ayrıca gıda endüstrisinde, hazırlanan birçok sosta sıklıkla kullanılır.

Kekik Suyu

Damıtma sırasında yağın altında biriken damıtık su, yağdaki oksijenli bileşikleri bir miktar çözdüğünden atılmaz ve “kekik suyu” olarak kullanılır. Son yıllarda kullanımı oldukça yaygınlaşan bu aromatik su, şişelendikten sonra marketlerde satışa sunuluyor. Batı, Güney ve Orta Anadolu’nun bazı dağ köylerinde yetişen kekik türlerinden (Origanum, Satureja, Thymbra) evlerde hazırlanan bu suyun sağlığa olumlu etkileri Anadolu’da yüzyıllardır biliniyor. Kekik suyu özellikle mide, bağırsak rahatsızlıklarında, olduğu gibi suyla birlikte, ya da meyve suyu, domates suyu gibi başka sıvılarla seyreltildikten sonra içiliyor. Acı olması dışında hiçbir olumsuz etkisi olmayan bu suyun, kandaki kolesterol ve kan şekeri düzeyini düşürdüğü, tansiyonu düşürdüğü ve hatta kansere karşı etkili olduğu inancı halk arasında yaygın.

Kekik suyu Aydın ve Denizli’nin köylerinde, evlerde dahiyane bir yöntemle elde ediliyor. Büyükçe bir tencere veya kazanın alt orta kısmına yükselti üzerine kavanoz yerleştiriliyor. Çevresine kekik ve su konuyor. Tencere ateşin üzerine yerleştiriliyor, kapağı ters çevrilip üzerine soğuk su dökülüyor. Su kaynamaya başlayınca buharlaşarak kekiğin uçucu yağını da birlikte sürüklüyor, soğutucu görevi gören kapağın bombeli alt kısmına çarpınca da sıvı hale geçerek ortadaki kavanozun içinde damla damla birikiyor. Kavanoz dolunca damıtmaya son veriliyor. Damıtılmış sıvının üzerinde biriken yağ, kaşıkla alınıp ayrı bir şişede korunuyor. Alttaki aromatik suysa, kekik suyu.

Daha büyük çaplı üretimler için imbik kullanılıyor. Bakır veya kalaylı saçtan yapılmış iki parçadan oluşan bu imbiğin alt kısmı 9 litre kapasiteli olup içine kekik ve su koyuluyor. 3 litre kapasiteli üst kısımsa konik. Koninin dış kısmında soğuk su dolaştırılıyor. İç kısmının alt kenarında boylu boyunca bir yalak var. Damıtma başlayınca üstteki koninin soğuk iç yüzeyine çarpan buharlar, sıvılaşıp kenarlardan akarak yalağın içine düşüyor ve yağ+su karışımı, bir boru aracılığıyla dışarıdaki toplama kabına aktarılıyor

Biyolojik Etkileri

Kekik çayı hazmettirici ve gaz giderici özelliklere sahiptir. Kekiğin antioksidan etkisi, bileşiminde bulunan fenolik asitler ve monoterpenik fenollerden kaynaklanıyor. Alkollü özünün bazı viral hastalıklara ve parazitlere karşı etkili olduğu saptanmış. Güney Fransa’da kekik, depolanan tarım ürünlerini haşarattan korumak amacıyla kullanılıyor.

Türk kekikleri, kekik yağı ve kekik suyu Anadolu Üniversitesi, Tıbbi ve Aromatik Bitki ve İlaç Araştırma Merkezi’nde (TBAM) yoğun şekilde araştırılmaktadır. Kekik suyunun analizi sonu-cunda içinde % 0,1 oranında çözünmüş uçucu yağ bulunduğu ve bu yağın % 70 – % 80’inin de karvakrolden oluştuğu anlaşılmış bulunuyor. Ayrıca, kekik suyunda karvakrol yanında, yağda bulunmayan ve doğada ender rastlanan paramentendiol türevi oksijenli monoterpenlerin var olduğu da ortaya çıkarıldı.

Farmakolojik deneyler, kekik suyunun uzun sürelerle aşırı miktarda alınması durumunda bile, hiçbir toksik etkisinin olmadığı ve güvenle kullanılabileceğini gösteriyor. Mide ve bağırsaklardaki kasılmaları çözdüğü, ağrıları giderdiği, safra salgılanmasını artırarak hazmı kolaylaştırdığı, mide bağırsak sisteminin düzenli çalışmasını sağladığı için buna bağlı hastalıklarda koruyucu ve tedavi edici etkilerinin bulunduğu ortaya çıkarılmıştır. Bağışıklık sistemi % 80 oranında bağırsaklar üzerinden düzenlendiğinden, kekik suyunun bu sistemin düzenli çalışmasına da katkıda bulunduğu kesindir.

Kekik yağının ve kekik suyunun ana bileşiği olan karvakrolün güçlü ağrı kesici etkiye sahip olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış bulunuyor. Halk arasında romatizma ağrıları veya baş ağrısını gidermek amacıyla, kekik yağının ağrılı bölgede cilde uygulanmasının nedeni de böylece anlaşılmış oluyor. Karvakrolün ciltten kolay emildiği ve hücre zarını kolayca geçebildiği biliniyor. Kekik yağının yara iyileştirici etkisinin belirlenmesi için gerçekleştirilen bir çalışma kapsamında NIH 3T3 fibroblast (bağ dokusu hücresi) hücreleriyle yapılan deneyler, 1 ve 10 mg/ml karvakrolün fibroblast hücrelerinde çoğalmayı artırdığını, 100 mg/ml karvakrolün ise, hücreleri zehirleyerek tümünü öldürdüğünü gösteriyordu.

Kekik yağı duyarlı deride yanma hissine neden olurken, açık yaraya sürülmesi durumunda acı duyulmuyor. Ayrıca güçlü antibakteriyel ve antifungal etkisiyle de yara iyileşmesini hızlandırıyor.

Karvakrolün akciğer kanserinde güçlü antikanserojen etkiye sahip olduğu, sıçanlarla yapılan deneylerle gösterilmişse de bu etki henüz klinik deneylerle kanıtlanmış değil.

Karvakrol ve karvakrolce zengin kekik yağlarının gıdaların saklanmasındaki rolleri çeşitli çalışmalarla belirlenmiş bulunuyor. Gıdaların bozulmasına yol açan bakteri ve küf mantarları üzerinde güçlü antimikrobik etkilere sahip olan bu maddelerin, aflatoksin üreten Aspergillus türü mantarlara karşı da etkili oldukları artık biliniyor. Karvakrolün TBAM’da yapılan çalışmalarla kanıtlanmış diğer yararlı etkileri şunlar: Bazı böceklere karşı insektisit (böcek öldürücü) etki, bitki büyümesini önleyici etki, antileishmanial (şark çıbanını önleyici) etki, antihistaminik (allerji ve kaşıntıyı önleyici) etki, antioksidan etki.

Ekonomik Yararları

Kekik ülkemizin önemli ihraç maddelerinden biridir. Kekik ihracatının en az % 90’ını Origanum türleri oluşturuyor. Bunlar arasında doğadan en çok toplanan ve tarımı yapılan tür, Origanum onites (İzmir kekiği, bilyalı kekik). 1991 yılında Türkiye 8 milyon ABD doları karşılığında 4633 ton kekik ihraç ettiğinde, kekiğin birim ihraç değeri kilo başına 1,74 dolardı. 1994 yılında kilo başına birim ihraç değeri 2,5 dolara, ihracat miktarıysa 16,1 milyon dolar karşılığında 6500 tona çıktı. 1999 yılında ülkemizden 16,6 milyon dolar karşılığında 7500 ton kuru kekik ihraç edildi. Bu rakamlar son yıllarda Türkiye’nin dünyanın en büyük kekik üreticisi durumuna geldiğini gösteriyor. Zira, dünyadaki yıllık kekik ihracatı 10 000 ton civarında. Rakamlar, Türkiye’de yılda 10 000 ton tadar kekik üretimi yapıldığı, bunun 1000 ton kadarının çeşni veya tıbbi çay olarak yurtiçinde tüketildiği, 1000-1500 ton kekiğinse uçucu yağ üretiminde kullanıldığını gösteriyor.

Bilyalı kekiğin tarımı Ege Bölgesi’nde yapılmaktadır. Tarım alanları son yıllarda 6300 dönüme ulaştı. Kekik tarımı Denizli (4000 dönüm), İzmir (2000 dönüm), Isparta’da (300 dönüm) yoğunlaşmış durumda. Antalya, Burdur ve Aydın’da da kekik tarımına başlandı.

Türk kekiğinin kalite standardı artık dünyaca biliniyor. Ülkemizdeki kekik işleme tesislerinde üretilen kekik, temiz ve mikropsuz oluşu, en az % 2,5 oranında uçucu yağ taşıması, böcek ve hayvan artıkları içermemesi nedeniyle övgü ile anılıyor. Bu nedenle başka ülkelerin ürünü olan yılda 650 tonluk kekik, Türkiye’de işlenerek yeniden ihraç ediliyor.

Kekik, Arjantin ve Şili’de Origanum x applii adlı bir melezin tarımıyla elde ediliyor. Karvakrol oranı düşük olan bu türün özel bir pazarı var. Mısır’da Origanum syriacum var. sinaicum’un tarımı yapılıyor. Girit’te endemik Origanum dictamnus doğadan toplanıp satılıyor. Fas’ta Origanum compactum ve Origanum elongatum; Cezayir’deyse Origanum floribundum toplanıyor. Orta Amerika ülkelerindeyse kekik Verbenaceae familyasına dahil yabani Lippia türlerinden ve özellikle Lippia graveolens bitkisinden elde ediliyor. Meksika kekiği adıyla bilinen ve karvakrolce zengin olan bu bitkinin kurutulmuş yaprakları yerel kullanım dışında, başta ABD’ye ihraç ediliyor.

Sürdürülebilir Hasat

Kekik çok yıllık bir bitki olduğundan bazı kurallara uyularak doğadan toplanması, neslinin tükenmesi tehlikesini ortadan kaldırabilir. Kekik için en büyük tehdit, erken hasat. Bitkinin cahilce, henüz çiçeklenme durumuna gelmeden toplanması veya yolunması, uçucu yağ yönünden istenen kıvama gelmeden toplanması anlamına gelir. Alıcısı bulunmayan bu ürünse ziyan olacaktır. Herkesten önce toplayıp para kazanma hırsıyla verilen bu zararın telafisi mümkün olmadığından, doğanın tahribi ve kekiğin ülke ekonomisine sağlayacağı yararın azalması sonucunu doğurur.

Neyse ki ülkemizde bilinçli ve duyarlı insanlar var. Isparta’nın Sütçüler kazası ve bağlı köylerinde (Çandır, Gümü, Kesme, Beydilli, Yedimemetler) son birkaç yıldır yapılmakta olan uygulama, doğadan bitkilerin sürdürülebilir şekilde toplanması konusunda örnek olmalıdır. Dünyada yalnızca ülkemizin Isparta ve Antalya illeri sınırları içinde yetişen Origanum minutiflorum isimli endemik kekik türü, bu yörelerimizin yaylalarında bol miktarda yetişmekte olup yöre halkı için önemli bir geçim kaynağıdır. Daha önce, halkın kekik hasatında azalma olduğunu gözlemesi üzerine Sütçüler’in beş köyünde kurulan kooperatifler, Bölge Orman İdaresi’yle birlikte her yıl kekik hasat zamanının belirlenmesi uygulamasına geçmiş bulunuyorlar. Her yıl kekik toplama zamanı uzmanlarca belirleniyor ve Eylül başlarına rastlayan bir tarihte aileleriyle birlikte yaylalara çıkan köylüler, muhtarlarca belirlenen alanlarda on beş gün süreyle kekik topluyor, bunları kurutup, işleyip, çuvalladıktan sonra kooperatife teslim ediyorlar. Hasat sırasında kekik yerden beş santimetre kadar yukarıdan bıçkıyla kesiliyor ve böylece bitkinin kök yapısına zarar gelmiyor. Bu uygulama devam ettiği sürece bu endemik bitkinin neslinin tükenmesi söz konusu olmayacaktır. Yağ verimi ve karvakrol oranı yüksek olan bu kekik türü yılda 500 ton kadar üretiliyor.

 

KAYNAK: Bilim ve Teknik

 

 

Yazar Hakkında

admin

%d blogcu bunu beğendi: