Bilim Nedir Sağlık

HİPOTALAMUS NEDİR

Tarafından yazılmıştır admin

Varlığı pek bilinmese de vücuttaki en önemli hücreler grubunu teşkil eder. En önemli görevi iç bünyedeki düzenin dengeli bir şekilde sürdürülmesidir. Beyine ve vücudun diğer bölgelerine kendilerinin hizmetine ihtiyaç duyulduğunu hipotalamus bildirir. Sürekli verdiği uyarılar sayesinde aç veya susamış olduğumuzu anlarız. Soğuğu ve sıcağı hissederiz. Kızmak mı yoksa korkmak mı gerektiğine karar verir.

Beynin diğer kısımları gibi parlak değildir. Düşünmek hipotalamus’un  görevi değildir. Sinir sisteminin büyük bir kısmını ve hipofiz bezinin (metabolizma, büyüme, ikinci cinsiyet karakteristikleri ve hormon sisteminin diğer bazı fonksiyonları) koordinatörüdür.

Görünüşü pek dikkat çekici değildir. Başın orta yerinde, beynin altında bulunur. Rengi pembemsi griye çalar ve büyüklüğü bir erik kadar olup beynin yaklaşık 1/300 ü kadar bir ağırlığa sahiptir. Vücudun diğer kısımlarına göre daha çok gelişmiş duygu ve sinir sistemine, endirekt sinir bağlantılarına sahiptir. Örneğin ısı kontrolünde Sibirya gibi -32 santigrat derece soğuklukta veya Libya gibi +58 santigrat derece sıcaklıkta vücut içi sıcaklığı daima + 37 derecede tutarak yaşamın devam etmesini sağlar. Bu sıcaklık birkaç derece aşağı inse veya yukarı çıksa  durum tehlikelidir.

Sıcak bir günde kan ısısı bir derecenin onda biri kadar yükseldiğinde hipotalamus devreye girer. Ter bezlerine haber gönderir ve sempatik sinir sistemi aracılığıyla yüzey kan damarlarını genişletir ve on binlerce ter bezini açar. Terleme cildi serinletir. Böylece vücuttaki fazla ısı da giderilmiş olunur. Aynı zamanda başka beyin bölgelerine de sinyal vererek solunumu hızlandırır. Hızlı soluma yapılarak fazla ısı dışarı atılmış olunur.

Soğuk bir günde kan ısısının bir derecenin onda biri kadar düştüğü durumlarda yine hipotalamus devreye girer. Adrenal bezlerini ve hipofiz aracılığıyla vücudun esas fırınlarını teşkil eden adalelere daha çok kan şekeri serbest bırakılmasını sağlar. Titremeyi ve böylece de adale çalışmasını sağlayarak ısınılmasını sağlar. Bu sırada ter bezleri kapanır ve cilt mavi bir renk alır. Üşeme hissedildiğinde deriyi kaz derisi gibi pütürlü bir hale sokar. Bunun için deri kasları sıkılır ve kıllar dikleşir, bu sayede çok daha iyi izolasyon sağlanmış olunur.

Enfeksiyona maruz kalındığında mikroplar hipotalamus’un duygu merkezinin hassasiyetini değiştirir. Mikropların olduğu organın ısısını yükseltir. Cilt damarları kasılır ve titremek suretiyle vücut ısısının yükselmesini sağlar. Bu olduğunda terleme olur ve kan damarları genişler vücudun fazla harareti dengelenmiş olunur. Enfeksiyon geçtiğinde duygu merkezi normalleşir ve ateş de düşer.

Yaptığı önemli işlerden biri de vücudun su dengesini idare etmektir. Bebekken vücudun %75’i sudan oluşmaktadır, yetişkinlerde ise bu oran %50 civarındadır. Her gün ciğerler ter ve idrar yoluyla 3 lt. su kaybeder. Vücuttaki suyun beşte birisi veya daha çoğunluğu kaybedilirse yaşam sona erer.

Su azlığında hipotalamus olağan üstü çalışır. Kanın çok tuzlu olduğu (susuzluktan dolayı) anlarsa balgam üreten ve hipotalamus bir eforla antidiüretik (ADH) meydana getirirler. Bu fazla ADH böbreklerin normalden daha çok su çekmesine böylece idrarın koyulaşmasını ve tükürük bezlerinin tükürük akışını azaltmasını sağlar. Sonuçta vücuttaki su muhafaza edilmiş olunur.

Alkol alındığı zaman (3-4 şişe bira) kan çok sulanır. Hipofiz salgı bezine derhal emir vererek kan dolaşımına giden ADH miktarını azaltır. Böbreklerin artık suyu muhafaza etmesine gerek kalmaz ve daha hızlı bir tempo ile idrar üretilir.

Her zaman acıkmamızı hipotalamus haber verir. Yemek zamanından önce binlerce küçük haber gelir. Kan şekeri düşmeye ve adalelerinde yorgunluk hissedilmeye başlanır. Bütün bunları değerlendirir ve mide suyuyla salya üretimi için sinyaller verir. Mide büzülme hızını ve kuvvetini arttırır ve tat tomurcukları daha hassas olur. Bu sayede açlık hissedilir.

Hücre gruplarından veya nükleus’tan ikisi özellikle yemekle ilgilidir. Eğer bunlardan birisi hasara uğrarsa ne zaman durulması gerektiği bilinmez durmadan yemek yenir. Diğeri hasara uğradığındaysa yemek huşundaki tüm ilgi kaybolur ve derhal yemekten kesilir.

Başak bir işi de üremeyle ilgilidir, yumurtalıkları harekete geçirmek için hipofiz bezi salgısı salar. Başka beyin kısımları da bu konuda rol alsalar da yalnız başına kimse iş yapmaz lakin hipotalamus olmasaydı cinsiyet bakımından dengesiz olunurdu. Bir tarafı sakatlanacak olursa üreme arzusu yok olur. Bazense beyinde oluşan bir basınç veya irritasyon hipofiz bezinin fazla miktarda salgı yapmasını ve üreme faaliyetlerinin artmasına sebep olur.

Hiddetlenildiğinde ve heyecan yaşandığında hipotalamus’un bu durumdan haberi olmaz. Kavga etme, kaçma veya yapılacak bir sürü iş olur ki bunların hepsini hipotalamus’un hemen yapması gerekir. Hipofiz bezine metabolizma hızının arttırılmasını sağlaması için hormon salgılama sinyali verir. Başka salgı bezlerini de harekete geçirerek adalelere lazım olan kanın bolca temini için kas damarlarının genişlemesini buna karşın cilt damarlarının daralmasını sağlar. Bu durumlarda sararma olsa da tüm kaslar bolca kanla beslenir. Nefes alma hızı artar ve kalp atışı yükselir. Kalbin her atışıyla pompalanan kan miktarı artar. Midenin çalışması yavaşlar ve idrara çıkılması gerekir. Kafa sinirlerini , gözleri, yüz kaslarını, yutak ve kalbi karşı darbeye karşı hazırlar. Adale tansiyonu yükselir, cilt ısısı azalır ve nemin muhafaza edilmesi için tükürük bezleri kapanır. Bu yüzden ağız kurur. Sakinleşme başladıkça her şey tersine cereyan eder ve birkaç dakika içinde vücut fonksiyonları normale döner.

Dışarıda şartlar ne olursa olsun içeride her şey dengede tutulmaya çalışılır. Zedelenmeye karşı çok iyi korunmaktadır. Hipotalamus için en tehlikeli durum civar bölgelerde tümörlerin büyümesi veya beyni besleyen damarlardan birinin kopması veya tıkanmasıdır.

Reader’s Digest

Yazar Hakkında

admin

Yorum Yap

%d blogcu bunu beğendi: