Bilim Yaşam

IQ’ NUN KALITIMLA İLİŞKİSİ

Tarafından yazılmıştır admin

İnsan kalıtımında, zekanın genetiği gibi bazı konular tartışma konusudur. Zeka üzerinde genetiksel ve çevresel etkilerin sonuçları hakkındaki tartışmalar, sosyal sınıfların oluşmasında ve hatta eğitim politikasının hazırlanmasında bile etki edebileceği sonucuna varılmıştır.

Zeka, görülmesi veya ölçülmesi kolay olan ağırlık veya boy gibi fiziksel bir özellik değildir. IQ testleri, Alfred Binet’in 1916’da Amerika’da bu testi tanıtmasından bu yana, zekanın ölçülmesinde kullanılmaktadır. Bazı itirazlara rağmen, bu uygulama değişmemiştir. Zekanın doğasıyla ilgili tartışmalar, zekanın güvenilir bir şekilde ölçülebilen doğuştan gelen bir özellik olup olmadığı ve zamanla gelişip gelişmeyeceği yönündedir.

IQ değerlerinin genetik temeli ve anlamı nedir?

Zekanın genetik analizi onun kantitatif bir özellik olarak düşünülmesini gerektirir. Bu nedenle zeka, çevresel faktörlerden olduğu kadar diğer bazı genlerden de etkilenir.

Kalıtım;

Genetik faktörlere bağlı olarak, spesifik bir popülasyon içinde bir özelliğin fenotipik (dış görünüş) ifadesindeki toplam değişikliğin bir bölümüdür. Kalıtıma yönelik tahmin yöntemlerinden bazıları insanlarda da kullanılmaktadır. Bu yöntemlerden biri, tek yumurta ve çift yumurta ikizlerin çalışılmasıdır. Tek yumurta ikizleri tek bir zigottan gelişirler ve bu nedenle genetik olarak birbirlerinin tıpatıp aynısıdır. Oysa çift yumurta ikizler birbirine genetik olarak benzemezler ve ortalama olarak genlerinin %50’si farklıdır. Genetiğe dayalı bir özellik olarak genel çevresel etkilerin zeka üzerine etkilerinin sonuçları tek yumurta ikizlerinde çift yumurta ikizlerine göre birbirlerine daha yakın olmalıdır. Bu düşünceyi doğrulamanın bir yolu da yaşamın erken dönemlerinde birbirlerinden ayrılmış ve ayrı ayrı yerlerde yetiştirilmiş olan tek yumurta ikizlerinin çalışılmasıdır. Teorik olarak bu durum, farklı çevrelerin etkilerinin, genel kalıtım etkilerinden ayırt edilmesine olanak sağlamaktadır.

Genel olarak IQ derecesi için kabul edilen kalıtım değeri ortalama 0.60(%60)’dır.

  • IQ değerindeki %60’lık bir çeşitliliğin(varyansın) populasyonda farklı genotiplerden kaynaklanabileceği anlamına gelmektedir.
  • Kalıtım bir populasyondaki varyasyonlarla ilgili bir istatistiktir, bireysel olarak uygulandığında herhangi bir anlam taşımaz. Bu nedenle, bir kişinin IQ’sunun %60’ını genleri, diğer %40’ının da çevresi tarafından belirlendiğini söylemek doğru değildir
  • Kalıtım özgül bir populasyonda ölçülebilen varyasyonları değerlendirir, populasyonlar arasındaki varyasyonları değerlendirmez.
  • Bir populasyona ait olan IQ değeri gibi kalıtsal bir özelliğin veya bir başka özelliğin, özgül bir zamanda o koşullar altında geçerli olduğudur. Kalıtımla oluşan özellikler, çevre faktörlerinin değişimi ile de farklılaşabilir ve böylece her seferinde, diğerinden farklı bir özellik ortaya çıkabilir
  • Kalıtsal olarak yüksek bir değer olan 0.60 değeri, bu özelliğin çevresel faktörlerle değiştirilemeyeceği anlamına gelmez.

İnsan zekasının genetik temelini aydınlatmaya yönelik girişimler bir amaç için yapılmakta olup, tartışmaya açıktır. Bu tip çalışmaların sonuçları; yanlış yorumlanıp, yanlış anlaşılabilir. Son zamanlarda zekanın IQ derecesinin büyük bir kısmının genetik olarak kazanıldığına ve çocukluk çağında çevresinden pek önemli bir şekilde etkilenmediğine inanılmaktadır. Oysa bu yanlış düşünce, eğitime ve topluma yapılacak müdahalelerle IQ’yu yükseltme çalışmalarının önüne geçmektedir. IQ değerlerinin; toplumda bazıları için farklı kurallar ve politikalar oluşturulmasına müsaade etmemeliyiz.

 

KAYNAK: HERRNSTEIN, R.J., and MURRAY, C. 1994. The bell curve: Intelligence and class structure in American life. New York: The Free Prees.
                   JACOBY, R., and GLAUBERMAN, N., eds. 1995. The bell curve debate. New York: Time Books.
                   TERMAN, L.M., and MERRILL, M.A. 1973. Stanford-Binet intelligence scale: 1972 norms edition. Boston: Houghton Mifflin.

Yazar Hakkında

admin

Yorum Yap

%d blogcu bunu beğendi: