Kanser ve AIDS gibi hastalıkların standart kemoterapisinin genellikle toksik yan etkileri vardır. Klasik tedavide kullanılan ilaçlar hem normal hem de hastalıklı hücreleri hedef alır. Ancak hastalıklı yada enfekte hücreler hastanın normal hücrelerine göre, ilaçlara karşı biraz daha duyarlıdır. Virüsü ya da kanserli hücreyi arayıp bulacak ve onu ortadan kaldıracak, ancak normal hücreyi canlı ve sağlıklı bırakacak sihirli bir mermiyi bulmak uzun yıllardır bilim adamlarının hayali olmuştur. Son yıllarda, yapılan çalışmalarla antisense oligonükleotitler (sihirli-mermi) kanser tedavisinde ümit verici adaylardan biri olmuştur.

Antisense tedavi, gen ifadesinin moleküler biyolojisinin aydınlanması ile ortaya çıkmıştır. Gen ifadesi iki basamaklı bir işlemdir;

  1. Çift zincirli DNA molekülünün zincirlerinin birinden, tek zincirli RNA’nın(mRNA) kopyalanmasıdır.
  2. mRNA’nın sitoplazmaya taşınıp, ribozomlarla kompleks yapması ve genetik bilginin amino asit dizisine çevrilmesidir.

Normalde bir gen, DNA dubleksinin yalnız bir zincirinden RNA’ya kopyalanır. Ortaya çıkan RNA, anlamlı RNA olarak bilinmektedir.  Bazen ise DNA’nın diğer zincirinin de RNA’ya kopyalanması mümkündür. DNA’nın ” yanlış” zincirinden kopyalanan RNA’ya anlamsız RNA denir.

Antisens yaklalaşımının heyecan uyandırmasının sebebi potansiyel özgüllüğüdür. Bilim adamları, bilinen nükleotit dizisinde antisens RNA tasarlayabilirler ve daha sonra bu antisens nüleik asitleri büyük miktarlarda in vitro sentezleyebilirler. Çoğunlukla, yaklaşık 20 nüleotit uzunluğunda olan oligonükleotitler kullanılır. Hücreleri bu sentetik antisens oligonükleotitler ile muamele ederek onları hücre içine sokup, sadece hedef mRNA’lara bağlamak ve özgül bir proteinin sentezini engellemek teorik olarak mümkündür. Eğer bu protein virüs üremesi yada kanser hücresinin çoğalması için gerekli ise (normal olan hücrenin bu proteine gereksinimi yoksa), antisens oligonükleotitin sadece tedavi edici etkisi olacaktır.

Son yıllarda, antisens ilaçlar laboratuvar deneylerinde oldukça ümit verici neticeler verdiği için; birçok ilaç bugün klinik değerlendirmeye alınmıştır. Amerika’da antisens bir ilacın( Vitravene) satışına izin verilmiştir. Vitravene, AIDS hastalarında cytomegalovirus(CMV) tarafından indüklenen retinitis tedavisinde kullanılır. CMV pek çok kişiyi etkileyen yaygın bir virüs olmasına karşın, özellikle bağışıklık sisteminin bozulduğu koşullarda (AIDS gibi) ciddi sonuçlar doğurur. AIDS hastalarının yaklaşık olarak %40’ında gözdeki CMV enfeksiyonu sonucu retinitis oluşur ya da bu hastalar kör olur. Klinik çalışmalar, gözlerine tedavi uygulanan retinitis hastalarının, tedavi edilmeyen hastalara nazaran önemli oranda gecikme gösterdiği gözlenmiştir.

Antisense oligonükleotitler iltihap giderici ilaç olarak da iş görebilirler. Astım, ülseratif kolit tedavisinde, römatoit artrit, psoriazis ve transplant organın reddedilmesinin önlenmesine yönelik antisens bileşiklerin klinik deneyleri geliştirilmektedir. ICAM-1, immün sistemi ve iltihap hücreleri aktive eden bir hücre yüzey glikoproteinidir. Aşırı iltihabi dokularda bol miktarda sentezlenir. Antisens oligonükleotitin, ICAM-1’in ifadesini azaltarak, iltihabi cevabı hafifleteceği ümit edilmektedir. ICAM-1’in Crohn hastalığının tedavisinde de etkili olabileceği düşünülüyor. Bu hastalık;

Kişiyi halsiz bırakan kronik,iltihaplı bir bağırsak hastalığıdır. Steroidler ve immün sistemini baskılayan ilaçlar etkisizdir ve toksik yan etkileri vardır. Klinik bir denemede, antisens ICAM-1 tedavisi gören Crohn hastalarının %50’sinde iyileşme gözlenmiştir. Bu denemede, tehlikesiz bir ilaç olduğu görülmüştür.

Bazı kanser tiplerinin tedavisinde kullanılabilecek antisens oligonükleotitler halen klinik deneme aşamasındadır. Bu antisensler, kanser hücrelerinde aşırı derecede sentezlenen ya da mutant formda bulunan proteinlerin sentezini azaltmak üzere tasarlanmıştır. Bu antisens ilaçlar, yumurtalık, prostat, göğüs, beyin, kolon ve akciğer tümörlerinin tedavisinde değerlendirilecektir. Daha sonra ise hepatit C, hepatit B, AIDS virüslerine saldıracak şekilde tasarlanmaktadır.

Eğer antisens ilaçları, bu bilimsel ve klinik denemelerden başarıyla geçebilirse, gerçekten çeşitli hastalıklara karşı kullanılabilen sihirli bir moleküler mermi kazanmış olacağız.

 

KAYNAK: http://www.isip.com
KANSER TEDAVİSİNDE ÜMİT VERİCİ BİR GELİŞME SİHİRLİ-MERMİ (ANTİSENS OLİGONÜKLEOTİTLER)https://i2.wp.com/bilgikapsulu.com/wp-content/uploads/2017/01/gen-terapisi.jpg?fit=825%2C510https://i1.wp.com/bilgikapsulu.com/wp-content/uploads/2017/01/gen-terapisi.jpg?resize=150%2C150adminSağlıkYaşamanlamlı RNA nedir,anlamsız RNA nedir,antisens ilaçlar,antisens ilaçlarının kullanım alanları nelerdir,antisens oligonükleotit,antisens tedavi,antisens teknolojisi,Antisense oligonükleotitlerin kullanım alanları,CMV virüsü,Crohn hastalığını nedir,crohn hastalığının belirtileri nelerdi,in vitro,kanser tedavisi,Kanser tedavisinde ümit verici gelişme,sihirli meremi,VitraveneKanser ve AIDS gibi hastalıkların standart kemoterapisinin genellikle toksik yan etkileri vardır. Klasik tedavide kullanılan ilaçlar hem normal hem de hastalıklı hücreleri hedef alır. Ancak hastalıklı yada enfekte hücreler hastanın normal hücrelerine göre, ilaçlara karşı biraz daha duyarlıdır. Virüsü ya da kanserli hücreyi arayıp bulacak ve onu ortadan kaldıracak,...Bilim Sağlık Yaşam Teknoloji Güncel ve daha fazlası