Bilim Tarihçe Yaşam

KİBRİTİN İCADI

Tarafından yazılmıştır admin

Ateş yaşam için hayati bir unsur. Dünyayı ateş olmadan düşünmek neredeyse imkansız. Binlerce yıl boyunca çeşitli teknikler kullanarak ateş elde edilmiştir. Çubukları kava sürtmek, camı güneşe tutarak kuru yapraklara ısı yansıtmak, çakmak taşı ve çelikle kıvılcım çıkartmak eski dönemlerde kullanılan bazı yöntemler. Ta ki ateşi parmaklarımızın ucuna getiren kibritin keşfine kadar.

Stocton On Tees, İngiltere 1826

Eczacı John Walker, tüfeklere fitil geliştirirken tesadüfen alev oluşumunu sağlar. Nişasta, potasyum klorat ve antimuan sülfür kimyasallarını bir çubuk yardımıyla karıştırır. Çubuğun ucunda biriken karışımı çıkartmak için sürttüğünde karışım aniden yanar. Böylelikle ilk kibrit keşfedilmiş olur. Walker, bu keşfin patentini almayıp, küçük bir para karşılığında S. Jones ‘a satar. S. Jones, pazarlamaya karar verdiği bu buluşun patentini kendisi alır ve kibritlerine Lucifer adını verir. Küçük şeytan anlamına gelen bu ateş yakıcılar özellikle sigara tiryakileri arasında hızlı şekilde popüler olur. Fakat kibrit yarken çıkardığı berbat koku nedeniyle popülerliğinin yanında kötü de tanınıyordu.

Fransa, 1830

Simyagerlerin metalleri altına dönüştüreceğini umarak geliştirdikleri fosfor, 1830 yılında kibrit karışımına elenmiştir. Böylelikle daha kolay yanan ve kötü kokmayan bir kibrit sağlandı.

Gelişmeler sonrasında ateş çıkarma kaynağı kibritlerin üretimi hızlanmıştır. Üretim aşamasında beyaz fosforun sebep olduğu ciddi bir problemle karşılaşılır. Kibrit fabrikasında çalışan işçiler önce diş ağrısı çekmeye başlar sonrasında çenelerinde şişme görülür. Sonunda biriken iltihapla çene kemikleri yeşilimsi beyaz renkte parlaya başlar. Bunlar fosfor çenesi olarak bilinen hastalığın belirtileridir. Karşılaşılan bu durum fosfora başka bir alternatif bulunmasını gerektirmiştir.

İsveç, 1855

Fosforun hızlı alev alan zehirli türü beyaz fosfor, fosfor çenesi hastalığına sebep olduktan sonra kullanılması yasaklanmıştır. Beyaz fosforla yaşanan sorunun çaresi ise kolay alev almayan ama zehirsiz olan kırmızı fosfor olmuştur. Lundstrom kardeşler kibritlerde kırmızı fosfor kullanarak bugünkü kullanımına yakın formu oluşturdular. Bu yeni güvenlikli kibrit çöplerin baş kısmında yanıcı kimyasal karışım, kibrit kutusunun üst kısmındaki sürtünme yüzeyinde kırmızı fosfor vardı. Kibrit çöpü bu bölüme sürtüldüğünde bir ısı oluşur ve oluşan ısı kırmızı fosforun beyaz fosfora dönüşümünü sağlar. Beyaz fosfor oluştuğu anda alev oluşur. Bunu sağlayan ahşap kibritler ve büyük hacimli kutularına rağmen, yeni kibrit kutusu çok başarılı olarak Paris’de yılın sunumu ödülünü alır.

Pensilvanya, 1889

İsveç usulü kibritlerin hala son bir rötuşa ihtiyacı vardır. O da içinde bulundukları kutuları.

Joshua Pusey, modern kibrit kutusunu icat eder ve adını esnek anlamına gelen flexibles koyar. Diamond Kibrit Şirketi, Joshua’yı işe alarak  patentini almayı başarmıştır. Kağıttan kibrit kutusu başlarda beklenen ilgiyi göstermiyordu. Halk arasında yaygın kullanımını sağlayan Mendelssohn Opera Şirketi’nin tasarladığı logo olmuştur. Ürünün patenti 1896 yılında Diamond Kibrit Şirketi’ne satılmıştır.

Wilmington Delaware, 1910

Diamond Kibrit Şirketi, Amerika’daki ilk toksik olmayan kibritin patentini almıştır. İçinde seksisülfirik fosfor denilen güvenli bir kimyasal bulunmaktadır.

Kibrit kullanımı o tarihten beri aynıdır, başka aletlere öncülük yapmış farklı buluşların da sebebi olmuştur. Kibritlerden edinilen teknik bilgiyle çakmaklar ve bu teknolojiyle çakmaklı tüfeklerde barut olarak kullanıldı. Günümüzde hem kibrit hem de çakmak çeşitli yapıda ve fonksiyonda bulunuyor. Ucuz çakmak üretimi nedeniyle kullanımı giderek azalan kibritin, gelecek yıllarda varlığının olup olmayacağı ise belirsizdir.

 

Yazar Hakkında

admin

Yorum Yap

%d blogcu bunu beğendi: