Bilim Güncel Sağlık

MESAJLAŞAN VİRÜSLER

Tarafından yazılmıştır admin

VİRÜS NASIL KENDİNİ YENİLER

Virüsler sinsi istilacı olabilir ancak Weizmann Enstitüsü’nde yapılan bir araştırma, bazılarının bambaşka bir özelliğini meydana çıkardı: İlk kez, birbirleriyle iletişim kuran virüsler keşfedildi. Bu iletişim kendi soyundan gelenler ve çocukları için bırakılan kısa bilgilendirmelerdir. Araştırmalar bu bilgileri bulan virüslerin enfeksiyon sürecine nasıl devam edeceğine karar vermelerine yardımcı olduğunu gösterdi.

Çoğu virüs, konak bünyeye bulaştıktan sonra bir tercihle karşı karşıyadır: hızlı bir şekilde çoğalmak, hücreyi öldürmek veya uyku halini almak ve ölü pozisyonda beklemek. HIV, uçuklar ve bir dizi diğer insan virüsleri buna benzer hareket ediyor ve gerçekte de hücreleri istila ederlerken benzer kararlar alıyor. Bir virüsün aniden uyku haline geçmesine ne sebep olur? Rotem Sorek ve Weizmann Enstitüsü Moleküler Genetik Bölümü’ndeki takımı, enfeksiyon sırasında virüslerin çevreye küçük moleküller saldığını ve diğer virüslerin bunları alıp okuyabileceklerini keşfetti. Bu yolla istila, basit mesajlar sayesinde oldukça sofistike bir stratejiye dönüşmüş oluyor.

Sorek, kendisinin ve grubunun fajlar arasındaki iletişimi tesadüf üzeri keşfettiğini söyledi. “Fajlarla enfeksiyona uğramış bakteriler arasında bağ arıyorduk, lakin sonra küçük moleküllerin fajlar tarafından gönderildiğini fark ettik” diyor.

Bu iletişim için kanıt bulmak için, ekip kültür bakterileri geliştirdi ve onları fajlarla enfekte etti; Daha sonra bakteri ve fajları kültürden çıkararak ortama salınan en küçük molekülleri filtrediler. Filtrelenmiş kültür üzerinde daha fazla bakteri geliştikçe, aynı fajları bulaştırdıklarında, yeni fajların bakterileri öldürmektense uyku halini aldığını gözlemlemlediler.

Araştırmacı öğrenci Zohar Erez’in liderliğindeki Prof. Sorek ve grubu, iletişim molekülünü ayırmak için çalıştılar, sonunda iletişim modülünün küçük bir parça olduğunu keşfettiler. Bir peptid adı verilen protein; geni belirlemek ve işlevlerini nasıl çalıştığını anlamak için analiz ettiler. Bu peptidin yüksek yoğunluklarda bulunması durumunda, fajlar uyku hali stratejisini seçtiklerini buldular. Buna Latince arbitrium denir.

Sorek, “Enfeksiyonun başlangıcında, virüslerin hızlı çoğalma ve konakçıyı öldürme yoluna gitmesi mantıklı” diyen Prof. Sorek, “ancak çok üst düzeyde olursa, ana konak olmayacak Gelecek kuşaklara bulaşabilecek virüsler için beklemeye geçiliyor. Bazı zamanlarda, virüslerin stratejilerini değiştirmesi ve hareketsiz kalması gerekir. Bulduğumuz molekül, her jenerasyon virüsün, sonraki akrabaları arasında, arbitrium molekülünün konsantrasyonlarına eklenerek iletişim kurmasını sağlar. Her virüs, daha önce kaç virüsün konakçı hücrelere enfekte etmeyi başardığını “sayabilir” ve bu nedenle hangi stratejinin hangi aşamada en iyi yol olduğuna karar verir.” Ekip, peptitin genetik inhibitör olarak tanımladığı belirli bir viral proteini bağladığını tespit etti. Uyku ömrü döngüsünün nasıl gerçekleştiğini bu bağlayıcı inhibitörün etkisiz hale gelmesiyle olduğunu buldular.

Bu iletişim molekülünü bir fajda tanımladıklarında, araştırmacılar onlarca ilgili fajda benzer moleküller bulabildiler; her faj daha farklı bir iletişim molekülünü kodlamaktadır. “Bir faja özgü iletişim kodunu deşifre ettik. Her bir faj türü belli bir moleküler ‘frekansta’ yayın yapan, kendi türlerinin fajları tarafından okunabilen ancak diğer fajlar tarafından okunamayacak halde yayınlanıyormuş gibi “diyor Prof. Dr. Sorek.

Kendisi ve grubunun keşfedilen iletişim temelli uyku stratejisinin fajlarda bulunduğunu ancak bunun daha geniş sonuçlara sahip olabileceğine dikkat çekti. İnsan vücuduna bulaşan virüslerin uyuşuk durmaya nasıl karar verdiklerini gerçekten bilmiyoruz. İnsanları enfekte eden virüslerin birbirleriyle benzer bir şekilde iletişim kurdukları tespit edilirse, bu mesajları yakalayıp şifrelerini çözerek bize karşı her zaman yenilenen viral hastalıklara karşın nasıl korunacağımızı bulmak bu savaşta dengeleri insanoğlu lehine değiştirecektir.

Rotem Sorek’in araştırması, Abisch Frenkel’in Yaşam Bilimleri Teşvik Vakfı tarafından desteklenmektedir.

Yazar Hakkında

admin

Yorum Yap

%d blogcu bunu beğendi: