Son Makaleler Tarihçe

MISIR GEÇ DÖNEM (M.Ö 712- 332)

Tarafından yazılmıştır admin

25.-30. Sülâleler bu döneme tarihlenmektedir.

Şabaka ile Mısır’da Geç Dönem başlamıştır. Kral diğer bölgelerdeki krallarla savaşarak onları ortadan kaldırmayı başarmıştı. Bu kralın yönetimi sırasında Nubyalılar Mısır’ın bütünüyle daha çok ilgilenmeye başlamışlardı ve Memfis’i başkent yapmışlardı. Yukarı Mısır’daki yarım yüzyıllık Nubya yönetimi sırasında birçok anıt yapılmıştı. Şabaka ile Asur kralı II. Sargon arasında karşılıklı hediyeleşmeler olmuştu. Şabaka’nın yerine oğlu Şabataka geçti. Şabataka’ya karşı veziri Taharka bir saray darbesi düzenle­yerek tahttı ele geçirmiştir.

Asur 9. yy.dan itibaren sınırlarını genişletip, güçlü Mısır ve Nubya devletinin Yakın Doğu’daki tek rakibi haline gelmişti. Asur imparatoru Assarhadon, M.Ö.671’de Mısır’a bir sefer düzenleyerek Memfis’i ele geçire­rek, Taharka’nın başında bulunduğu Habeş Sülâlesinin yönetimine son verdi. Taharka yukarı Mısır’a kaçtı. Taharka, Assarhadon’un Asur’a dönünce, yerel beyleri ayaklandırdı. Fakat daha sonra tahta çıkan Assurbanipal M.Ö.666 yılında Mısır’a güçlü bir ordu gönderdi ve yeniden Memfis’i ele geçirdi. Ancak yine de Asur egemenliği fazla sürmemiştir. Asur, bir süre yerli Mısırlılarla Habeşli kralların arasını açarak Mısır’ın kontrolünü elinde tutmaya çalıştı.

Asurbanipal’in desteğiyle I. Psammetikus, Athribis prensliğini ele geçirmiş ve kısa bir süre sonra da babası ölünce Sais eyaletinin varisi olmuştur. Assurbanipal, Babil’de bir isyanı bastırmakla meşgul iken, I. Psammetikus bağımsızlığını ilan etti. M.Ö. 664- 657 yıllan arasında Psammetikus, Aşağı Mısır’daki yerel yöneticileri yönetimden uzaklaştırma­yı başardı. Lidya kralı Gyges’le anlaşarak; askeri yardım sağladı.

O, ilk kez İon ve Karya paralı askerlerini kullanarak, 300 yıl sürecek olan bir geleneğin ilk adımını attı. I. Psammetikus, Mısır’da 26. Sülâlenin kurucusu olarak kabul edilir. Bu dönem, Sais Kralları Dönemi (M.Ö. 663-25) olarak da bilinir. Bu krallar zamanında Mısır birliği yeniden kurulmuş ve eski zenginliğine ulaşmıştır.

Sais Kralları Dönemi:

26.Sülâle dış politikada, rakip güçlerin belirleyici olanını destekleyerek, bir güç dengesi oluşturarak, Yeni Krallık dönemindeki askeri başarıları yeniden elde etmeyi hedeflemişti. Böylece Sais kralları, Suriye ve Filistin’de Geç Hitit Krallıkları sınırına kadar genişlemeyi başardılar. Fakat Yeni Babil Devletine yenilince, geri dönmek zorunda kaldılar(M. Ö. 608- 604).

Bölgeye büyük çaplı askeri seferler yapma gücünü kendilerinde göremediklerinde, Suriye ve Filistin’deki küçük devletleri Babil’e karşı kışkırtma siyasetini izlediler. Fakat Yeni Babil kralı Nabukadnezar’ın Filistin seferi onların bu girişimini önlemiştir.

Bu dönemde Mısır, eski Grek uygarlığının etkisinde kalmıştı. Bu ne­denle, Mısır dinini yabancı tanrılardan arındırma, imparatorluk dönemi kültürlerini yeniden canlandırma ve sosyal sınıfları yeni biçimlendirme gayretleri görülmektedir

26.Sülâle’nin Mısırlılığı yeniden canlandırma çabalarına rağmen, ar­tık Mısır’ın Ön-Asya’da eski siyasî gücü görülmez. İran’da ortaya çıkan Persler, bölgenin güçlü devleti Babil’e son vererek, Ön-Asya’da büyük bir güç haline gelmişlerdir.

M.Ö. 525 yılında II. Psammetikus’un Pers kralı Kambyzes’e yenilmesi ile Mısır’da Pers egemenliği başlamıştır.

Mısır iki yüz yıl sonra, Büyük İskender’in Mısır’ı M.Ö.333’te ele ge­çirmesiyle, Pers egemenliğinden kurtulabilmiştir. Büyük İskender’in ölümüyle, imparatorluğu generalleri arasında paylaşıldı. Mısır, üç yüz yıla yakın Ma­kedonyalı Hellenistik krallıklardan Ptolemaiosların elinde kaldı. Octavianius, Mısır’ı M.Ö. 30 tarihinde Roma topraklarına kattı. Romalı ko­mutan Octavianius, Kleopatra’nın yönetimine son verip Mısır’a girdiğinde, Augustus unvanını aldı. Augustus, Mısır’ı ele geçirdikten üç yıl sonra, M.Ö. 27 yılında Roma’da imparatorluk dönemini başlatmıştır. Kuşkusuz Roma’nın imparatorluk haline gelişinde Mısır’ın ele geçirilmesinin büyük payı olmuştur.

Eskiçağ Uygarlıkları

Yazar Hakkında

admin

%d blogcu bunu beğendi: