Güncel Nedir

ÖRÜMCEK KOLONİLERİ

Tarafından yazılmıştır admin

Örümceklerin yalnız yaşadıkları ve yamyam oldukları ina­nışı yaygındır. Buna rağmen, bazı örümcek türlerinde bin ka­dar örümcek bir araya gelerek koloniler oluşturur. Örümcek kolonileri böceklerinkinden çok farklıdır; örümcek kolonile­rinde, örümcek ağı önemli rol oynar. Dünyada, ekvatordan kutuplara kadar dağılmış 30.000 örümcek türü yaşamakta­dır. Örümcekler diğer böcekleri yiyerek karınlarını doyurur­lar… Örümcek ya avının peşine takılıp onu kovalar (sürekli avı) veya avına ağlı ya da ağsız bir tuzak kurar. Çayırlarda örümcek sayısı m2‘de 100-150’ye ulaşır, bu nedenle bazı araştırmacılar örümcekleri, zararlı böceklere karşı biyolojik savaşta kullanmak istemişlerdir.

Örümcekler hemcinslerine katlanamazlar, bu nedenle yal­nız yaşayan hayvanlardan sayılırlar. Örümcek kolonileri, ilk kez 1809’da Azara ve 1845’de Darwin tarafından tanımlan­dığında, örümcek bilginleri (araknolojist) buna inanamamış­lardı. Bugün, özellikle tropiklerde yaşayan 30 kadar örüm­cek türünün toplu halde yaşadığı (koloni yaptığı) bilinmekte­dir. Aslında bütün örümcekler kısa süren bir toplu yaşama­dan geçer. Önce koza içinde ve sonra ortak bir ağ üzerinde veya annelerine değerek.

 

Sosyal ve subsosyal örümcekler bir arada iki alt gruba ayrılır: Bölgecilik (territorialism) uygulayanlar ve uygulama­yanlar. Bölgeci örümcekler toplu halde yaşarsa da, her örüm­cek kendi ağına sahiptir ve onu korur; yani ağına diğer örüm­cekleri sokmaz. Aksine, diğer bazı örümcekler geniş bir ağ üzerinde bir arada yaşarlar; erkekler, dişiler ve gençler bir aradadır (Bazı Agelena, Stegodyphus, Mallos ve Anelosimus tür­leri). Bu türler, iki bölümden oluşan, büyük, ipeksi bir yuva yaparlar: Birbirine açılan ipeksi koridorlardan oluşan asıl yu­va ve böcek avlamak için tuzak.

Tropik ormanlarda yaşayan Agelena consociata lar 5 m2  büyüklükte yatay bir ağ örerler, bu ağ ile sarmaşıklar arasın­da yüzlerce dikey ağ iplikçiği gerilidir. Bu dikey iplikçiklere çarpan böcekler, sendeleyerek yatay ağa düşer, ağda yaşa­yan sayıları 15-1000 arasında değişen örümcekler, hemen kendilerine bir ziyafet çekerler. Gündüz, ortada örümcek gö­rülmez, hepsi yuvalarında uyurlar. Gün batınca, örümcekler yuvalarından çıkıp dikey ipliklere tırmanır, onları onarır, kuv­vetlendirir ve büyütür. Bütün gece avla geçer. Ağa düşen böceğin oluşturduğu titreşimleri algılayan örümcekler avın başına üşüşür, bir kaçma-kovalama başlar, örümcekler ön­ce kurbanın ayaklarını ve kanatlarını yakalayarak, onu hare­ketsiz hale getirirler ve sonra ısırırlar; ısırmalar sonucu av felç olur. Bundan sonra, av yuvaya getirilip topluca yenir.

Örümcek toplumlarında karınca, termit ve arı toplumlarından görülen kraliçe (yumurtlayıcı iri böcek) ve işçi (kısır­dırlar, yumurta ve larvalara bakarlar, yuvayı korurlar ve be­sin sağlarlar) ayırımı yoktur. Örümceklerin hepsi birbirine ben­zer ve aynı işi yapar. Arı, karınca ve termitlerde işbölümü, feromanlar, değmeler ve titreşimlerle sağlanır. Yalnız yaşa­yan örümcekler yamyamdır, ağına giren başka örümcekleri yer. Toplu halde yaşayan örümcekler ise birbirlerini ısırmaz­lar. Bu anlaşma 4 tip olayla sağlanır: Ağın titreşimleri, dav­ranışsal bir cevap, dokunma uyarıları ve kimyasal bir mad­de (sosyal feromon). Ağ üzerinde yürüyen bir örümceğin oluş­turduğu titreşimler, ağdaki diğer örümceklerce “bu bizden” şeklinde algılanır, dolayısıyla örümcekler birbirine saldırmazlar. Bazen ağa iri bir av düştüğünde, örümcekler aldanıp birbiri­ni takip edebilirler, fakat örümceğin biri diğerini yakaladığın­da, yakalanan örümcek taş gibi hareketsiz kesilir bu davra­nış şekli, takip edilen böceğin “av” değil bir “hemcins” ol­duğunu anlatır, örümcek, “hemcins” inin kıllarını ön ayakla­rı ve duyargaları ile yoklayarak, onun kendi tarafından oldu­ğunu anlar. Ayrıca toplu halde yaşayan örümcekler bir fero­mon salgılayarak, hemcinsleri tarafından ısırılmayı önlerler.

Örümceklerin Bir Arada Kalışı Nasıl Sağlanır?

Termit ve karıncalarda olduğu gibi, örümceklerde de bireysel birbirine çekilir, bu çekilme sekse bağlı olmayıp, muhtemelen ağdaki titreşimlerle ilgilidir. Ağın ipeksi yapısı, koridor ve yuvaları da örümcekleri çeker.

Örümcekler davranışlarını ağlarından aldıktan titreşim­lere göre ayarlarlar, böylece 8 mm büyüklükteki Agelena consociata’lar, 3-4 cm uzunluğundaki böcekleri avlayabilirler, yalnız yaşayan Agelenalar bunu asla yapamazlar.

Örümcek toplumlarında % 4-10 oranında erkek, % 90-96 oranında dişi bulunur. Bunun nedeni erkeklerin, üremeyi sağ­lama dışında bir iş görmemeleridir. Dişiler avı taşıma sıra­sında protokole uyarlar. Avı taşıma hakkı, öncelikle en usta avcı olan dişilerindir. Bazı eşekarılarında (polist’ler) olduğu gibi, dişilerin bir bölümü otoriterdir; bunlar aynı zamanda en fazla yumurta yapan, avı taşımada ve yemede önceliği olan “baş kadınlar” dır. Yaşa göre de bir işbölümü görülür, tuzak ağlarını örme işi erişkin dişilere bırakılmıştır, gençlere ağ ördürülmez. Zar kanatlılardan (arı, karınca vb. ) farklı olarak, toplu halde yaşayan örümcekler yavrularına özel bir ilgi göstermez. Agelena consociata türünün dişileri, felç halindeki avı yavrula­ra bırakarak onların beslenmesini sağlar. Anelosimus eximius ise yediği yemekten yavrularının önünde kusarak, onları bes­ler. Bazı türlerde yavrular, annelerinin ağına değen ağlar örerek koloni oluşturur. Bir erişkin, bulunduğu koloniyi terk edip ye­ni bir koloni oluşturabilir.

Bölgecilik güden örümceklerde çok sayıda ağ birbirleri­ne ipeksi ipliklerle bağlanmıştır. Genellikle her ağda tek bir örümcek yaşar ve başka örümcekleri ağına sokmaz bazı tür­lerde ise tek bir ağda bir erkek, bir dişi ve birçok yavru ya­şar. Kurt kurdu yemez diye bir atasözü vardır. (Her kural gi­bi bununda istisnaları görülmüştür). Feromonlar sayesinde toplu halde yaşayan örümceklerde birbirini yemiyor.

 

Kaynak:
Bilim ve Kaynak/Selçuk Alsan

Yazar Hakkında

admin

%d blogcu bunu beğendi: