Bilim Sağlık

PROSTAT BEZİ NEDİR

Tarafından yazılmıştır admin

Kızıla çalar kahve renginde ve bir ceviz büyüklüğündedir. Çeşitli olumsuzluklara sebep verir. İnsanın uykusunu kaçırır ve onun geceleri sık sık banyoya taşınmasına se­bep olur veya onu üre zehirlenmesiyle öldürebilir. Eğer insan çok yaşarsa, ak­ciğerden de ileri giderek, kanserin yerle­şip geliştiği bir yer olur.

Prostatın Önemi

Bazı iyi taraf­ları da vardır. Cinsel hayata önemli bir katkıda bulunur, insan neslinin sürdürülmesi büyük ölçü­de prostata bağlıdır. Vücudun PROSTAT salgı bezidir ve ersuyunun (meni) başlıca deposudur. Prostat olmasaydı, gebelik şansı hemen hemen sıfır olur­du. Her boşalmada insan erbezleri 200 milyon kadar sperma hücresi sağlar ve bunların hepsi ancak bir toplu iğnenin başı kadar yer tutar. Prostatın görevi bir çeşit sıvı üreterek bu spermaları bin mis­li sulandırmaktır. Çok Önemli özellikleri olan bu sıvı, proteinleri, enzimleri, çok nazik olan spermaları beslemek için yağ­ı ve şekeri, kadının cinsel organının öldürücü asitliliğini gidermek için kale işlevi ve spermanın kadın yumurtasına doğ­ru yüzebilmesi için sulandırılmış bir va­sıtayı sağlar.

Prostat vücut karın boşluğunun aşağı kısmında ve tam idrar kesesinin altında boyun kısmına yuvalanmış bir halde bulunur. İnsan ergenlik çağına gelinceye kadar ancak bir badem büyüklüğündedir. Sonra vücudun öteki kısımları gibi, bir oğlan çocuğundan bir adam haline getiren hormon sinyalini alır ve bugünkü büyüklüğünü elde eder. Küçük bir üzüm salkımını andıran salgı bezle­riyle ersuyu üretmeye ve bunu, bu iş için elverişli kaslardan yapılmış olan kesenin içine depo etmeye başlar.

Ersuyu (Meni) Nasıl Boşaltılır

Cinsel münasebet sırasında depo etmiş olduğu ersuyunu omuriliğin aşağı ta­rafından, bel hizasına rastlayan kısımların­dan verilen emirlere uyarak boşaltır. Bu emirler prostata ulaşınca bölgesinde birçok ka­rışık şeyler oluşur, idrar kesesinin altın­da bulunun çıkış kapağı sıkıca kapana­rak idrarın kaçmasını önler. Kas büzül­meleri prostatı da etkilemeye başlar. Aynı şey yakınımda bulunan, sperma deposu görevi yapan ve birbirine geçmiş iki fıs­tık tanesine benzeyen, erbezi kabarcık­larında da olur. Bu kabarcıklar, hepsi an­cak bir çay kaşığını dolduracak miktarda olan ersuyunun ancak yüzde 20’sini sağ­lar ve geri kalan yüzde 80’nini de prostat tamamlar. Bu karışım vücudun üretra veya idrar borusu yoluyla, kendisini bek­leyen amacı sağlamak üzere dışarı fış­kırır.

Prostat Yapısı ve Rahatsızlıkları

Bir kapsül içi­ne yerleştirilmiş yan yana üç lob veya böl­meden teşekkül eder. Vücut idrar kesesini boşaltan idrar borusu orta lobun üstünden geçer. Burada mikrop alma, il­tihaplanma, kanser gibi, prostatın şişme­sine sebep olan bir şey, bu lobların bü­yümesine ve idrarın akışını engellemeye ve dolayısıyla de çeşitli kötülüklere yol açar. Kanalın kısmen tıkanması halinde idrar tekrar keseye dolar ve burada dur­gun bir göl halini alır ve bakterilerde bu göle dolarak çoğalır ve ciddî enfeksiyon­lara sebep olurlar. Fakat kanalın tamamıyla tıkanması daha da kötüdür. Bu du­rumda idrar böbreklere kadar geri gide­rek buradan da kan dolaşımına geçer ve yavaş yavaş öldürücü ve çok tehlikeli olan üre zehirlenmesine sebep olur.

İnsan yaşlandıkça ve erbezi hormon­larının üretimi azaldıkça prostat da man­tıki olarak çocuk yaştaki büyüklüğüne dönüşmesi beklense de, ne gariptir ki bunun tamamıyla aksi olur. Gittikçe daha büyür ve bazı olağanüstü hallerde bu greyfurt iriliğini alır. Bu büyüme kan­serli olabildiği gibi, iyi huylu da olabilir. Ancak ne yazık ki bu gibi hallerde iyi huylu bir hale seyrek rastlanır.

Yaş ilerledikçe büyük bir ihtimalle yavaş bir büyüme başlar. İnsan 50 yaşına geldiği zaman, yüzde 20 bir ihtimalle prostatı büyümüş olacaktır. 70 yaşında bu ihtimal yüzde 50, 80 yaşın­da da yüzde 80’dir. Bu büyümeye sebep olan şey cinsel hormonların bir etkisi olduğu tahmin edilir çünkü hadımlarda prostat büyü­mesine çok az rastlanır. Prostatı büyümesi yalnız başına ciddî bir sı­kıntı oluşturmaz. Fakat prostat büyü­yünce üreter üzerinde baskı ya­par ve bu durumda idrar akışı miktar ve kuvvet bakımından azalır. Burada bir de enfeksiyon başlarsa bir de yanma hissedilmeye başlanır. Başka belirtiler de, sık idrar yapma ve idrar kesesinin tama­mıyla boşalmamasıdır.

Prostat Sağlığı

Bunlar oluştuğu zaman hemen bir doktora görünmek gerekir. Tamamıyla alınması için bir ameli­yata ihtiyaç duyulması ihtimali az, takri­ben yüzde 20’dir. Doktor burada bir en­feksiyon veya bir iltihaplanma olup olma­dığını anlamak isteyecektir. Bununla be­raber bir hakikat vardır ki o da doktorun alkol, biber, kahve ve çay kullanmaktan sakınmayı tavsiye edeceğidir. Bunlar irrite edici birtakım maddelerin idrara karış­masına ve bu irritasyonun da esasen da­ralmış olan üreterin kapanmasına sebep olurlar.

 

Eğer kapanma tam olursa o zaman tam manasıyla tehlikeli bir durum hasıl olur. Bu durumda ilk yapılacak iş idrar yolunu açmak ve idrar kesesinin boşal­masını sağlamaktır. Bu da üretra’dan id­rar kesesine kadar bir lâstik boru soka­rak yapılır. Bundan sonrası için operatö­rün seçeceği çeşitli çözüm yolları vardır. Eğer prostat çok büyükse, ameliyatla alınabilir. Yahut ta daha basit bir usulle soruna bir çözüm yolu bulmaya çalışır. Bu durumda kurşun kalem büyüklüğünde bir âleti üretra yoluyla prostata doğru so­kar. Bir tüp şeklinde ve aydınlatılmış olan bu âletin hem prostatı görmeye ve hem de kanalı tıkayan dokuyu kürtaj ya­par gibi kesip çıkarmaya yarayan ve elek­trikle çalışan tertipleri vardır. Başka bir çözüm yolu da kanalı kapayan dokuyu sı­vı nitrojenle dondurmaktır. Sonra bu donmuş doku ölmekte ve kabuk halinde idrarla dışarı atılmaktadır. Bu uygulamaların erkekliğin sona erdireceğin­den korkulsa da, öyle değildir. Prostat ameliyatından sonra beş erkekten dördü cinsel iktidarını muhafaza eder.

Prostat Kanseri

Prostatın en tehlikeli sorunu, iyi huylu büyüme değil, kanserdir. Kanser zamanında bir işaret vermediği için daha da kötüdür. Halen prostat kanseri olarak doktora giden çoğu erkek bir ame­liyatla iyileşme şansını kaybedecek dere­cede geç kalmaktadır, öte yandan hastalık az rastlanan cinsten de değildir. İnsan 50 yaşına geldiği zaman yüzde beş prostat kanseri olma şansına sahiptir. 70 yaşın­da bu şans yüzde 50’dir.

Prostat kanseri yavaş ilerleyen cinsten­dir. Yalnız nadir hallerde çabuk sıçrayan ve birkaç hafta veya ay içinde öldürenine rastlanır. Böylelikle belki de olağan­üstü bir şans eseri olarak faal fakat öl­dürücü olmayan bir prostat kanseriyle mezara gidecek ve ölümüne, kalp hasta­lığı, damar sertliği, diyabet veya başka bir şey sebep olacaktır. Başka bir nokta: Kanser ameliyatla tedavi edilemeyecek kadar ilerlemiş de olsa, hayat kurtaran ameliyat dışı başka tedavi yolları da var­dır. Prostat kanseri görünüşe bakılırsa, büyümek için erkek cinsel hormonunun etkisine ihtiyaç göstermektedir. Bir defa bu etki, ya kısırlaştırma yoluyla, yahut ta kadın hormonu tedavisiyle yok edilirse, çoğu kez ağrılar kaybolmakta, enerji geri gelmekte ve normal faaliyetler eski ha­lini alabilmektedir. X-Işını tedavisi de kanseri küçültür ve hormon tedavisiyle birlikte yapılabilir.

En önemlisi yılda bir veya iki kez rektum muayenesi olmaktır. Bu nor­mal bir sağlık muayenesi içinde ancak bir dakikalık bir zaman alır. Cerrahî bir tedavi için prostat kanserini yeteri kadar erken teşhis etmenin hemen tek yolu da budur. Eğer doktorun muayene eden par­mağı, aslında yumuşak ve lâstiğe benzer olan dokuda sert, düğme büyüklüğünde bir yumruya rastlarsa, doktor, aksi anlaşılıncaya kadar bunu kanser olarak kabul eder. Ve hakikatte de bu yumrulardan her beşte üçü kanserdir. Cerrah emin ol­mak için, ya rektumu açacak veya içi boş bir iğne ile, yumru dokusun­dan bir numune alır. Eğer kanserliyse o zaman hemen ameliyatla alınmalıdır.

Reader’s Digest

Yazar Hakkında

admin

%d blogcu bunu beğendi: