Bilim Tarihçe

RADYOLOJİ TARİHÇESİ

Tarafından yazılmıştır admin

X-ışınları başka bir hayal gücünden ve nesnelere başka bir bakış açısından süregelmektedir. Hava alanı güvenliğinden, büyük fabrikalara, yerel hastanelerden, tıbbi laboratuvarlara kadar dünyaya bakışımızı X-ışınları kadar değiştiren bir şey olmadı sanırım. Radyoloji, X-ışınlarının ve diğer yüksek enerjili radyasyonun bilimsel kullanımıdır. Derinin altını, organları ve objeleri görmememizi sağlar. Kamu güvenliği için, halkı tarayarak bizleri tehlikelere karşı uyarır. Yeni yapılan materyallere bakar, potansiyel tasarım hatalarını araştırmakla kalmaz; doktorların hastalıkları ve yaraları tespit edip tedavi etmelerini sağlayarak her yıl sayısız hayat kurtarır. Sadece mamografi bile göğüs kanserinden ölüm riskini %30 azaltır. Ama bir şeylerin ötesini radyoloji sayesinde görebilme durumu, tamamen tesadüf üzerine keşfedildi.

Warzburg, Germany, 1895.

Wilhelm Conrad Röntgen; Würzburg Üniversitesinde çalışan bir Fizik profesörüdür. Röntgen, “Crookes tüpü” adı verilen içi boş bir cam tüpün içine yerleştirilen iki elektrotdan (anot ve katot) oluşan bir deney düzeneği ile çalışıyordu. Katottan kopan elektronlar anoda ulaşamadan cama çarparak, floresan adı verilen ışık parlamaları meydana getirmekteydi.  Deneyi biraz değiştirerek ışık geçirmez bir siyah kutunun içine tüpü yerleştirdi ve ışık geçirgenliğini daha iyi anlayabilmek için odayı kararttı. Bu deneyi her tekrarladığında karanlık odada gözüne bir ışıltı takılıyordu. Kartonun bir parçası florasan gibi duruyor, parlıyordu. Röntgen, böyle bir durumla karşılaşmayı hiç beklemiyordu. Bu durumu daha iyi anlayabilmek için araştırmalara başladı. Siyah kutu ve parlayan karton arasında ellerini salladığında kendi kemiklerini görüyordu. Büyük bir şaşkınlık içinde günlerce araştırma yaptıktan sonra eşini deney için laboratuvara getirdi. Böylece Dünyanın ilk röntgen filmi ortaya çıkmış oldu. Fotoğrafta da görüldüğü üzere eşinin el kemikleri ve alyansının dış hatları rahatça izlenebiliyor.

Profesör Röntgen, evrimsel bir alet keşfettiğinin farkındaydı ve kutudaki radyasyon onu oldukça şaşırtıyordu. Bunu mat yüzeyden geçebilen yeni bir ışın olarak tanımladı ve adını bilinmeyen anlamında ‘’ X-ışınları’’ koymuştur. Daha sonraları bu ışın “Röntgen ışınları” olarak anılacaktır.

Sonraki ay Röntgen, bilim adamlarını toplayarak X-ışınlarını tanıtmıştır. Mucizevi teknolojinin haberi ışık hızıyla dünyaya yayılmıştır. Bir yıldan kısa bir süre sonra doktorlar Dartmouth Üniversitesinde ilk tıbbi röntgeni çekmişlerdir. Görüntü biraz bulanık ama hastanın kemik yapısını açıkça göstermektedir,böylece yeni bir tıbbi teşhis yöntemi doğmuştur. Prof. Röntgen’in ailesi ve arkadaşları keşfin patentini alması için ısrar ediyor ama o ret etmiştir. Bu teknolojinin tıbbi ve bilimsel çevrelerde kullanılabilmesi gerektiğini düşünmüştür. Bu arada birçok bilim adamı bu buluşu modern fiziğin başlangıcı olarak kabul etmiştir.

Prof. Dr. Röntgen, 1901 yılında Fizik dalında Nobel ödülünü alıyor. Ayrıca X-ışınını bulduğu zaman deneylerinde elini kullandığı için aşırı dozda X ışınına maruz kaldığından dolayı parmaklarını kaybetmiştir.

Fransız Fizikçi Marie Sklodowska Curia, Röntgen’in X-ışınlarıyla çok ilgileniyor. Kendisi Uranyum ile yaptığı deneyler sonucunda Radyoaktiviteyi keşfetmiştir. 1903 yılında Nobel Fizik Ödülü, 1911 yılında ise Nobel Kimya Ödülünü almıştır. Bu arada Curia, Nobel ödülünü alan ilk kadın, iki dalda Nobel ödülü alan tek bilim insanıdır. Radyoaktivite çalışmalarından dolayı, radyoaktivite birimine “curia” denilmektedir. Paris’te tıbbi araştırmaları için Curia Enstütileri açmıştır. 1. Dünya Savaşı sırasında da seyyar röntgen ünitelerini yapıyor ama Curia’nin çalışmaları sonunda aşırı dozda radyasyona maruz kalması onu öldürüyor (1934 yılında).

Dünya çapında bilim adamları radyasyonun faydalarını, zararlarını ve hatta tehlikelerini anlamaya çalışılırken bir keşif yapılıyor. 1937’de William Astbury, DNA yapısını görebilmek için X-ışınlarını kullanıyor. Bu durum, çok daha büyük bilim keşiflerin kapılarını açıyor ve radyoloji hızla gelişiyor. Ultrason ve bilgisayarlı temografi kep taraması magnetik rezonans görüntüleri yani MR keşfediliyor. X-ışınlarının radyasyon yoluyla, tümör ve kanser tedavisinde başarılı olduğunu bile kanıtlıyor. Bu keşif, sayısız insanın hayatını değiştiriyor.  Bunların hepsi karanlık bir laboratuvrdaki anlık ışıltı sayesinde oldu…

 

KAYNAK: Discovey Science

Yazar Hakkında

admin

Yorum Yap

%d blogcu bunu beğendi: