Son Makaleler Tarihçe

SÜMER KENT (SİTE) DEVLETLERİ (M.Ö. 2900-2350)

Tarafından yazılmıştır admin

Cemdet Nasr döneminden Akkad dönemine kadar süren dönem; “İlk Sümer Kent (Site) Devletleri Dönemi” ya da “Erken Sülâleler (Hanedanlar) Dönemi” (M.Ö.2900-2350) olarak adlandırılmıştır.

Arkeolojik verilere göre; yaklaşık 550 yıllık bir tarihe sahip olan bu dönem; Sümer kral listesinde 241 200 yıllık bir süre olarak gösterilmiştir.

Erken Sülâleler (Hanedanlar) Dönemi üç evreye ayrılır:

1)I. Erken Sülâleler (M.Ö.2900- 2750)

2)II. Erken SüIâIeler (M.Ö.2750- 2600)

3)III. Erken Sülâleler ( M.Ö.2600- 2350)

I.Erken Sülâleler (M.Ö. 2900- 2750):

Bu dönemde gelişmiş bir yazı kullanımına geçilmişti. Tarihî çağlara geçiş evresi olarak kabul gören bu dönemi; IV. Uruk ve Cemdet Nasr kültürlerinin temsil ettiği, Geç Ön-Tarih döneminden ayırmak oldukça güçtür. Erken Sülâleler döneminde tarihî çağlara geçildiği söylenebilir fakat bu döneme ait yazılı belgeler kralların faaliyetlerini anlatmaktan çok, unvanlarını ele alan dar kapsamlı kaynaklardır.

Döneme ışık tutan en önemli belgelerin başında “Sümer Kral Listesi” gelir. “Tufan”ı bir milat gibi, tarihsel bir dönüm noktası olarak ele alan bu liste; egemenlik kuran sülâleleri, Tufan’dan önceki ve sonraki olarak iki döneme ayırmıştır.

Bu belgeden, I.Erken Sülâlelerin, Tufan olayı ile son bulduğu görülür. Kral listesinde Tufan’dan önceki son krallık merkezi Şuruppak kentidir. Tufan’dan sonra kurulan ilk krallık merkezi ise Kiş kentiydi.

II.Erken Sülâleler (M.Ö.2750- 2600):

Bu dönemde kentler arasındaki sınır mücadeleleri sonucunda, sosyal ve siyasal alanlarda değişmeler görülür. Tapınak mimarisinin yanında saray, sur ve kule gibi yapılar ortaya çıkar. Yönetim alanında dünyevileşmeye doğru giden bir yenilik görülür.

Hafaca, Nintu ve Mari’de bulunan tapınak mimarisi dönemi simgele­yen başlıca yapılardır. Ayrıca Kiş’teki anıtsal yapıların giriş bölümü berki­tilmiş kulelerle çevrilmiştir. Kalın duvarlara sahip bu kuleler savunmaya yönelikti. Sümer Kral Listesi’nde Kiş kenti hakkında, “Tufan’dan sonra kral­lığın gökten tanrılar tarafından indirilerek verilen kent” olarak söz edilir.

Bu listede I.Kiş Sülâlesine 23 kral adı verilmektedir. Krallar, 17. şahsa kadar Sümerce isimler taşımalarma rağmen, 17-21. kralların isimleri ise Samicedir.

I.Kiş Sülâlesinin son kralı Agga’nın, Uruk’un beşinci kralı Gılgamış’a yenilmesiyle Sümer ülkesi Uruk’un egemenliğine geçti.

Uruklular, Gılgamış’ın Kiş kralını yenmesini, büyük bir zafer olarak görmüşlerdi. Bu yüzden de, onun hayatını Tufan kahramanı ile bir görüp; ölümsüzleştirmek için destanlar yazdılar.

Arkeolojik kazılar Uruk’un Gılgamış zamanındaki parlak dönemini ortaya çıkarmıştır fakat Gılgamış’tan sonra, Uruk’un parlak dönemi sona ermiş ve oğlu Urlugal zamanında Kiş kralı Messillim Uruk’u yönetimi altına almıştır.

Kiş kazılarında, II. Erken Sülâleler döneminin sonlarına ait bir sarayda bulunan tunç gürzlerde, “Kiş Kralı Messillim” yazmaktadır. Bu kralın II. Kiş Sülâlesini temsil ettiği sanılmaktadır.

Bu önemi; özellikle silindir mühürcülüğündeki yeni biçimden dolayı sanat tarihçiler “Messillim Çağı” olarak adlandırmışlardır. Dönemle birlikte III.Erken Sülâleler başlatılmaktadır.

III.Erken Sülâleler (M.Ö. 2600- 2350):

Erken Sülâleler zamanında, Sümer kültürü kuzeyde Diyala nehrine; batıda Habur havzasma kadar yayılmıştı. Bölgeye Sumerler ki.en.gi (Sumer ülkesi) adını veriyorlardı. Bu dönemde bütün Sümer ülkesine egemen olan kral, Nippur kenti başrahibinden taç giyerek “Lugal Kalama” unvanını alıyordu.

Başlangıçta “temel atan rahip” anlamında kullanılan “ensi” ler kentle­ri yönetmekteydiler. Daha soma “büyük adam” anlamındaki “lugal” daha çok askeri ve sivil otoriteyi üzerinde topladılar. Hükümdarlığının meşrulu­ğu ise dinsel bir merkez olan Nippur’daki Enlil tapınağı rahipleri tarafın­dan onaylanması gerekiyordu.

Ur’da, III. Erken Sülâleler döneminin başlarına tarihlenen Kalam sülâ­lesinin mezarları bulunmuştur fakat bu sülâlenin adı Sümer Kral Listesin­de geçmemektedir.

Ur Sülâlesi (M.Ö.2490- 2350):

I.Ur Sülâlesi döneminden Akkad İmparatorluğu dönemine kadar olan zaman dilimi, “Sümer Arkaik Çağı” olarak da ele alınmaktadır. Sümer Kral listesinde Ur sülâlesine dört hükümdar ve bunların hükümdarlık süre­sine de 177 yıl verilmiştir.

Ur Sülâlesi krallarından beşinin isimleri, El-Obeyd kazılarında elde edilmiştir. Bu yüzden artık onların mistik bir şahsiyetten çok, tarihî birer şahsiyet olduğu kabul edilmektedir.

Uruk Sülâlesi: Bu dönemde Uruk kralı Lugal Kinişhedudu Lagaş Ensisi Entemena ile bir antlaşma yaparak bütün Güney Mezopotamya’ya egemen olmuş ve “Kiş Kralı” unvanını almıştı.

Lagaş: III. Erken Sülâlelerin son döneminde, Güney Mezopotam­ya’nın en iyi bilinen sitelerinden biri Lagaş’tır. Bugün Telloh olarak bilinen Lagaş sitesi Kut el Amara ile Nasıriye arasındadır.

Lagaş sitesi Messilim Çağı’ndan itibaren bilinmektedir. Lagaş krallı­ğını Ur-Nanşe adında bir kral kurmuştur. Ur-Nanşe sitenin savunması için etrafını surlarla çevirtmişti. Lagaş’ın diğer siteler üzerinde egemenlik mü­cadelesine girmişti. Umma sitesi ile yaşadığı sınır meselesi yüzünden iki site arasında bir sınır taşı dikildi.

Zira I. Lagaş Sülâlesinden Eannatum, Umma ile Lagaş arasındaki sı­nır anlaşmazlığında Kiş kralı Messilim’in hakemliğinden söz etmektedir.

Ur-Nanşe’nin oğlu I. Eannatum, Lagaş sitesinin üçüncü kralı idi. I.Eannatum “Akbabalar Steli” ni yaptıran kişidir. Eannatum, Umma sitesi I beyi EN-Akalla’ya karşı kazandığı zaferini bir stel üzerinde kabartma resimler ve yazılarla anlatmıştır. Stel, İstanbul Eski Şark Eserleri müzesindedir. Burada, o, kendinden; “Sümer sitelerinden Ur, Uruk ve Kubabbar’ı ele geçiren, Elam’a kadar seferler yapan, bütün yabancı ülkeleri yenen” unvanı ile söz etmektedir.

Lagaş’ın dışanda Umma ile mücadeleleri sürerken içerde de rahiplerin iktidarı ele geçirme mücadelesi vermişlerdir.

Nitekim Eannatum’dan sonra, Lagaş eski gücünü kaybetti ve rahipler bir darbe yaparak yönetimi ele geçirdi. Bu dönemde Lagaş eski gücünü kaybetmiş ve artık Lugal adı verilen kralların yerini “EN” adı verilen beyler yönetecektir.

Rahipler Dönemi:

Lagaş Ensisi (beyi) Entemana zamanında, Ningirsu’nun rahibi olan Enatarzi ensi’liği ele geçirdi. Bu döneme kadar din ve devlet işlerinde ayrı­lık varken, artık din adamları devletin başında yer almaktaydı. Enatarzi ve oğlu Enliltarzi zamanlarında Lagaş’ta huzursuzluklar ortaya çıktı.

I.Lagaş Sülâlesinin dokuzuncu beyi Lugallanda başrahibin oğlu idi.Bu dönemde Lagaş’ta teokratik sosyalizm hüküm sürmüş olmalıdır.

Urukagina İhtilali:

Lagaş’tâki sosyal huzursuzlukların baş göstermesi üzerine, Lagaşlı bir vatandaş olan Urukagina, Lugallanda’ya karşı bir darbe gerçekleştirdi. O, rahip krallara karşı yaptığı bu darbe sonunda birçok reformlar gerçekleştir­di. Bu darbe ruhban sınıfına karşı yapılan dünyevi bir ihtilal olarak bilinir.

Urukagina, sosyal adaletsizliği önlemek için, birçok vergiyi kaldırmıştır. Onun reform çabaları Lagaş’ı zayıflatmıştır. Bunu fırsat bilen komşu sitelerden Umma’da, Babu adlı bir rahibin oğlu olan sitenin ensisi Lugalzagesi Urukagina’nın krallığının 25. yılında harekete geçip Lagaş’ı ele geçirdi ve Urukagina’yı esir etti. Lugalzagesi icraatlarını anlattığı tablette “dinsiz, kâfir Urukagina”yı zincire vurarak, Uruk’a götürdüğünden, söz eder.

Yine Lugalzagesi, taş bir vazo üzerindeki yazıtında; Aşağı Deniz’den (Basra Körfezi) Yukarı Deniz’e (Akdeniz) bütün ülkelerin yönetimini, tanrı Enlil’in kendisine bahşettiğini belirtir. O, ilk kez bu kadar geniş topraklara sahip, büyük kral, yani “Lugal Kalama” idi.

Lugalzagesi, Urukagina’ya yaptıklarının aynısını, Akkad kralı Sargon’dan görmüştür. Sargon, Umma’yı ele geçirip, Lugalzagesi’yi esir etti ve 25 yıllık egemenliğine son verdi. Sargon’la birlikte Sumerlerin Er Sülâle­ler dönemi sona ermiş ve Akkad İmparatorluğu dönemi başlamıştır.

Yazar Hakkında

admin

%d blogcu bunu beğendi: