Bilim Tarihçe Yaşam

TELESKOP KÖKENİ

Tarafından yazılmıştır admin

Vücudumuzdaki tek bir hücreden, yıldızlara kadar olan tüm gizemleri tarih boyunca insanlar hep merak etmişlerdir. Gezegenimizin ilerisindekini görme, tenimizin altına bakma ve hayatımızın yapıtaşlarına daha yakından görebilme arzumuz, görüşümüzü hem büyüten hem de çok genişleterek inanılmazın ötesinde görüntülere ulaşmamızı sağlayan güçlü aletlerin keşfini sağlamıştır.

İnsanın geçmişe ve geleceğe aynasıdır teleskop. Bugün teleskop sayesinde 13 milyar ışık yılı uzaktaki galaksileri görebiliyoruz. Elde ettiğimiz görüntüler oldukça çarpıcı, renkli ve olağanüstü. NASA’nın Hubble Uzay Teleskopu 20 yılı aşkın zamandır uzayı keşfedip fotoğraflamakta kullanılıyor. Güneş sistemimize, yıldızlara ve bizimkinin çok ierisindeki diğer galaksilere yeni bir anlayış getiriyor. Teleskoplar insanların hayal gücünü sonsuz oranda genişletmiştir. Yıldızlara modern bakış açısıyla yaklaşımımız henüz oldukça yeni. Teleskopun kökenini bir kum tanesinde bulmak için binlerce yıl geriye bakmamız gerekiyor.

Levant, M.Ö 3.500

Akdeniz kıyılarında yeni bir uygarlık gelişiyor ve Fenikeliler büyük şehir merkezleri inşa ediyordu. Kumsalda yemek pişirme kazası inanılmaz bir sonuca imza atıyor. Güneş ışınları kuvars kumlarının üstünde yoğunlaşıyor ve cam oluşturuyordu. Yakında ve ileride yapılacak keşifler için çok önemli bir madde. Ama mucidlerin bu keşfi uzaya kadar yönlendirebilmesi için daha 3.000 yıl gerekecek.

Mezopotamya, M.Ö 500

Babilliler, Güneş ışığından yararlanarak kum ve suyu kullanıp ilk lens benzeri aleti yapmışlardır. Babilliler gökyüzünü, astronomik hareketleri öngören net matematik formülleri geliştirmişlerdir. Bu Dünyanın ilk gerçek bilimsel devrimi, ama gökyüzüne daha yakından bakacak aletleri yoktur.

Hven 1576

 

İsveç Baltık denizinde yer alan Gotland Adası’ndaki büyük çoğunluk, Dünyanın evrenin merkezinde olduğunu savunuyordu. Ama soylu Tycho Brahe’in başka bir teorisi var. Güneşin kendi etrafında döndüğüne inanıyor, ayrıca Güneş’in Dünya’nın etrafında döndüğünü savunuyordu. Ama teleskop henüz icat edilmemişti. Brahe, Danimarka kralından Dünyanın ilk gözlem evi için kaynak ve yardım istemiştir. Daha sonra Brahe, birkaç uzay araştırma aleti geliştirmeyi başarmıştır. Bu alet sayesinde kuyruklu yıldızları, yıldızları ve gezegenleri görebilmeyi başarmıştı.

 

Middleburg, Nelherlands, 1608

Hollanda gözlük imalatçısı, Hans Lippershey uzaydaki şeyleri sanki yakındaymış gibi gösteren bir alet yapmayı başarmıştır. Bu keşfi birbirine yakın 2 gözlük camını silerken yapmıştır. Lenslerden bakınca uzaktaki objelerin çok daha yakınlaştığını farketmişitir. Buna büyüteç adını vermiş ve teleskopu icat eden ilk kişi olmuştur. Ordu ve gemi kaptanları bunlardan yüzlerce satın almıştır. Bu sayede karayı denizden görebiliyorlardı. Artık yıldızları daha yakından görebilmenin kilidi de bu keşif ile açılmış oldu. Sadece biraz daha geliştirilmesi gerekliydi.

İtalyan bir gök bilimci olan Galileo Galilei, kendine bir Hollanda büyüteci alıp ve keşfe başlamıştır. Galileo, teleskopu gökyüzü gözlemleri yapmak için kullanmıştır. 1610’da Galileo, teleskopla yapılan keşifleri anlatan ilk kitabını yayınlamıştır. Galaksinin merkezinde Dünya değil, Güneş’in olduğunu büyük bir azimle savunmuştur.

Cambrige, United Kingdom, 1668

Büyük Britanya’da yaşayan Sir Isaac Newton, teleskopun lenslerini aynalarla değiştiriyor ve ilk yansıtıcı teleskop meydana geliyor. %35 oranında büyütme gücüne sahip olan bu teleskop un bulunuşu, oldukça büyük bir başarı. Aynalar sayesinde uzaydan yeni görüntüleri görebilmek mümkün olabiliyordu. Ancak buna rağmen yıldızlar hala uzakta kalıyor…

Kennedy Uzay Üssü, Florida, 1990

Hubble Uzay Teleskopu uzay mekiği keşif için uzaya fırlatılmıştır. Büyük bir okul otobüsü boyutundaki Hubble’ın merkezinde devasa 2 ayna bulunmaktadır. Bunlar son derece net ayarlı olacak şeklide yapıldı. Öylesine kusursuz netlikte ki temel aynalardan biri Dünya kadar geniş olsaydı, yanılma payı sadece 15 cm olurdu. Hubble 97 dk’da bir Dünyanın yörüngesinde dönüyor ve her zaman son derece dengede kalabilmektedir. İnsan saçı kadar ince objelere 1.5 km uzakta kilitlenebilme özelliğine sahiptir. Ancak 20 yıldan fazla hizmet verdikten sonra Hubble bile artık en gelişmiş teknolojik alet sayılmaz. Bugün Birleşik Devletlerdeki Uluslararası bir ekip; Hubble’ın 7 katı daha geniş açıyı gözetleyebilecek şekilde geliştiriyorlar. Galaksilerin ve yıldızların nasıl oluştuğunu anlamak amacıyla 2018 yılında fırlatılacak, bu sayede gezegen sistemlerinde hayatın kökenlerini araştıracaktır. Bu eski Finikeliler için hayal bile edilemez bir görev ama bunu onların kuvars kumundan yaptıkları antik keşfe borçluyuz. Teleskopla uzaya bakıp, yıldızların gizemini çözüyoruz.

 

 KAYNAK: Discovery Science

Yazar Hakkında

admin

%d blogcu bunu beğendi: