Güncel Nedir Yaşam

YILDIRIM NEDİR?

Tarafından yazılmıştır admin

TARİHSEL İNANÇLAR

Geçmişte insanlar, tabiat olayları karşısında kayıtsız kalmayıp, bu olayları kendi idraki çerçevesinde manalandırarak nedenlerini bulmaya çalışmışlardır. Eski insanların inanışlarına göre, gazaba gelen tanrılar insanları cezalandırmak için gök gürültüsü yaparlar ve yıldırımlar yağdırırlardı. Eski Yunanlılarda Zeüs ve Latinlerde ise Jüpiter tanrıları gök gürültüsünü ve yıldırımı temsil ederlerdi.

Yıldırım olayının çok eskiden beri insanoğlunun ilgisini çekmesine, merak uyandırmasına rağmen, bu konunun bilimsel açıdan aydınlatılabilmesi ancak son yüzyıllarda mümkün olabilmiştir. Amerikalı bilim adamı Benjamin Franklin’in 1740 ila 1750 yılları arasında yaptığı laboratuvar deneyleri sonucunda yıldırımın, durgun bir (statik) elektrik akımı olduğunu ortaya çıkarmıştır.

BULUTLARDA ELEKTRİK BİRİKİNCE

Bilimsel açıdan, yarım düzineden fazla teori ortaya atılmasına rağmen, bu teorilerden en dikkate değer olanı ise, C. T. R. Wilson’un teorisidir. Bu teoriye göre, atmosferde büyük miktarda iyonların bulunuşu varsayımına dayandırmıştır. Pozitif veya negatif elektrik yüklü olan bu iyonlardan birçoğu küçük su damlacıklarına yapışarak, diğer iyonlara oranla daha çok yüklü iyonlar meydana getirirler. Küçük iyonlara göre daha çok yüklü olan iyonlar ise atmosferin içinde daha yavaş hareket ederler.

Diğer yandan Wilson teorisine göre, bulutsuz güzel havalarda bile, atmosferde zayıf bir elektrik alanı bulunduğu farz edilmektedir. Bu elektrik alanının değeri yeryüzünde az miktarda, olup yükseldikçe azalmaktadır. Şimdi büyükçe bir yağmur tanesinin böyle bir alan içinde yere doğru düşmekte olduğunu varsayalım. Elektrik alanının doğurduğu endüksiyon etkisiyle su damlası polarize olacaktır. Elektrik alanının yönünün yerden yukarıya doğru olması sebebiyle damlanın üst bölümü negatif, alt bölümü ise pozitif yükle yüklenecektir.

Bu şekilde üstü negatif, altı pozitif yükle yüklenmiş olan yağmur damlasının hızı büyük iyonlarınkine oranla çok daha fazla olmaktadır. Yapılan hesaplara göre büyük iyonların hızlarının saniyede 3 cm olmasına karşın, polarize olmuş su damlasının ki saniyede 90 cm’dir. Bu sebepten dolayı damlanın alt yüzeyindeki pozitif yük geçtiği çevredeki negatif iyonları çekecek, pozitif iyonları da itecektir. Buna karşı damlanın üst yüzeyinde böyle bir hareket meydana gelmeyecektir. Bu olay sonucunda yüzeyindeki pozitif yüklü iyonlar kaybolacak ve damla tamamiyle negatif yükle yüklenecektir. Atmosferde ise bu yüzden negatif yüklü iyonların kaybolmasıyla geriye büyük pozitif yüklü iyonlar kalacaktır. Büyük su damlacıklarının negatif yükle yüklenerek hızla aşağıya doğru ilerlemelerine karşılık, hızları daha az olan küçük su damlacıkları bu pozitif iyonlara değerek onların yükleri ile yüklenirler.

Böylece atmosfer dahilinde başlangıçta gelişigüzel dağıtılmış olan elektrik yükleri birbirinden ayrılmış olacaklardır. Negatif yükleri taşıyan büyük damlalar ise üst kısımlarda yoğunlaşacaklardır.

YILDIRIM NASIL DÜŞER?

Negatif yüklerin bulutun alt kısmında birikmesiyle hava içindeki elektrik alanının şiddeti çok yüksektir. Diğer yandan yağmur damlalarıyla dolu olan ıslak havanın delinme direncinin yüksek olması halinde atmosferde elektriksel boşalmalar başlar. Bundan başka yüksek yerlerde hava basıncının daha düşük olması da havanın elektrik bakımından delinmesini kolaylaştırır.

 

 

YILDIRIMI ÇEKENLER

Manyetik yükler, yüksek dağlardaki radyoaktivite yıldırım düşmesini kolaylaştırır. Bunun gibi, yüksek yapılar, minareler, fabrika bacaları gibi yüksek yerler yıldırım düşmesine çok daha fazla maruz kalırlar. Çünkü iyonlar sivri uçlar çevresinde sıklaşırlar.

İstatistiksel olarak yıldırım çarpmasına en çok şu durumlarda rastlanır:

  • Açık arazide oyun oynarken
  • Açık arazide çalışırken
  • Kayık veya botla gezerken, balık tutarken veya yüzerken
  • Tarla ve ağır iş makineleri kullanırken
  • Telefonla konuşurken
  • Elektrikli aletler kullanırken veya tamir ederken

Yağmurlu ve fırtınalı havalarda meydana gelen yıldırımların hepsinin de yere ulaştıkları sanılmamalıdır. Bir kısım yıldırım darbeleri daha yere inmeden atmosfer içerisinde sönüp giderler. Gök gürültüsüne sebep olmayan bu zayıf darbelerin ışığı ancak geceleyin görülebilir.

Yıldırım darbeleri göze sürekli imiş göründükleri halde, hakikatte aynı bir yol üzerinde aşağıya doğru ilerleyen birçok bağımsız darbelerden meydana gelirler. Her bir bağımsız darbe buluttan başlar ve aşağıya doğru gittikçe hızla ilerler.

Birbirini izleyen darbeler arasındaki zaman aralığı 500 mikro saniye ile 0.5 saniye arasında değişir. Darbelerin ortalama hızı da saniyede 150 km’dir. Başlangıçta bu hız çok yüksek olup ışık hızının altıda birine erişir. Yıldırım akımlarının şiddeti de genellikle 20.006 ila 200.000 amper arasında değişir. Bu akımlara karşılık gelen toplam elektrik yükü de 1 amper saniye ( 1 kulon) kadardır.

Öte yandan bir kere yıldırım düşen yere ikinci kez yıldırım düşmeyeceği inancı tamamiyle yanlış bir düşüncedir. Nitekim Venedik’teki 115 metre yüksekliğindeki Saint-Mare Kilisesinin çan kulesi 1388-1762 yılları arasında dokuz defa yıldırıma maruz kalmıştır. Sonradan 1776 yılında kilise kulesinin Franklin çubuğu ile donatılmasından beri yıldırım düşmesi ile ilgili herhangi bir olay kaydedilmemiştir.

 

KAYNAK: Bilim ve Teknik

Yazar Hakkında

admin

Yorum Yap

%d blogcu bunu beğendi: