Güncel Nedir

ZEKA NEDİR? ZEKA KALITSAL MI?

Tarafından yazılmıştır admin

Amerikan araştırmacılar, evlat edinilmiş 245 ço­cuk üzerinde 7 yıl süren araştırmalar neticesinde şu sonu­ca vardılar: Kalıtım zekayı (IQ) kesin olarak etkile­mektedir. Evlat edinilmiş çocukların zekası, kendi­lerini evlat edinen ebeveynin değil, gerçek anne ve babalarının zekasını yansıtmaktadır. Zekanın kalıtsallığı yaşla ilgilidir, Çocuklar 3-4 yaşına kadar ev­lat edinen ebeveynin, daha büyüdükçe de gerçek ebeveyninin zekasını göstermektedir. Bu çalışmalar Colorado Üniversitesi’nde D.VV.Fulker ve J.C.De Fries tarafından yapılmıştır. Ancak zekanın kalıtsallığı kanıtlanmışsa da, zeka genleri henüz bulunamamış­tır.

Zeka Nedir?

Matematik formülleri kolayca anlamak mı, başkalarıyla kolay iletişim kurabilmek mi, sonatlar bestelemek mi, keşif yapmak mı, şiir yaz­mak mı, yeni yemekler icat etmek mi? Aslında zeka çeşitli yetenekleri bir arada içeren karmaşık ve ayrı­şık (heterojen) bir özelliktir: Matematiği ve soyut kav­ramları anlayabilmek, yaratıcılık, duyarlık, iletişim ku­rabilmek… Zekayı ölçmek 3 elma, 6 muz, 4 kuş ve 1 milletvekilinin toplamını bulmak kadar zordu, ilk zeka testleri 19. yy’ ın başında Alfred Binet tara­fından başlatıldı ve bu güne kadar durmadan geliş­tirildi. IO zeka yaşını gerçek yaşa bölerek ve 100’le çarparak bulunmaktadır; örneğin 8 yaşında iken 12 yaşındaki bir çocuğun zekasına sahip bir çocuğun IQ’su ;

12 x 100  =  150 ‘ dir. Normal IQ 100’dür.

8

 

İnsanlar zekalarına göre ışık saçsaydı (belki ev­rende böyle canlılar vardır) çok şaşıracaktık. Zeka, ancak adalet ve doğruluğun tam olduğu toplumlarda başarıya dönüşebilmektedir. Böylece genotip (ka­lıtım) ile jenotip (çevre koşulları) zekanın ortaya çı­kışını birlikte etkiliyor. Bireyin dışındaki faktörler, ör­neğin yaşanan yer ve zaman, güncel koşullar, top­lumsal yargı değerleri, zekanın ortaya çıkışını engel­leyebilmektedir. Buna güzel bir örnek büyük kıtlıklardır. Açlık zekada kalıtımın etkisini sıfırlamaktadır. Çocukların beyinsel gelişmesi açlıktan çok olumsuz etkilenmektedir. Kalıtsal zeka öyle bir tohumdur ki, ancak adalet ve dürüstlüğün egemen olduğu bir top­lumda iyi beslenme, ideal sağlık koşulları ve iyi eği­tim yağmurlarında filizlenmektedir. Ekonomik ve sos­yal toprak bereketli olmadıkça zeka tohumları geli­şemez Ortada yalnızca sahte zekaların ve sahte bü­yük adamların dolaştığı, gerçek olanlarınınsa şu veya bu şekilde dışlandığı çağlar ve toplumlar görülmüş­tür. Zeka, anlamak ve aldanmamak demektir. O hal­de aldatmak isteyenlerin ağır bastığı toplumlarda ze­ka önemsenmeyecek ve hatta korkulan bir erdem halini alacaktır. Bu nedenle Euripides şöyle demiş: “Biz akıllı olmak için yüksek bir fatura öderiz, bilge­lik insanı yaralar.” Seneca zekayı en büyük zengin­lik olarak görüyor: “Kuvvetli bir beyni olan, bir kral­lığa sahip gibidir.” Descartes: “Kuvvetli bir beyni ol­mak yetmez, önemli olan onu kullanmasını bilmektir” (eğer kullanmaya izin verilirse). Erich Fromm: “Man­tık dünyayı doğru kavramak, zeka ise dünyayı de­ğiştirmektir.” Pascal: “insan akıllı olduğu ölçüde in­sanların birbirlerinden ne kadar farklı olduğunu an­lar, basit insanlar insanların arasında hiçbir fark ol­madığını sanır.” Zekanın duygusallığın karşıtı oldu­ğunu sananlar yanılıyorlar. Weierstrasse duygusal­lığın sembolü olan şiirle zekanın sembolü olan ma­tematiği bakın nasıl kardeş sayıyor: “Şiirden anla­mayan bir matematikçi düşünemiyorum” ve “Dünya’da yalnız şiir ve matematikdir ki, bir insanın, kendisini insandan fazla bir şey olarak hissetmesini sağ­lar.” diyor B.Russell.. Matematikçilerin edebiyata ve müziğe duyarlı olduğu biliniyor. Bilimde ve sanatta ortak olan yanlar hayal gücü, yaratıcılık, insan sev­gisi ve dürüstlük, yani insanı insan yapan özellikler. Bilim ve sanat sevgide buluşuyor. “Zaman sensin sevgilim” diyor şair Aragon. AvusturyalI yazar ingeborg Bachmann ise, sevgiyi şöyle yüceltiyor: “Her­kes gerçek sevgiyi yaşayamaz; çünkü gerçek sevgi bir sanat eseridir ve herkes sanatçı olamaz.” Pascal’ın ünlü sözünün de burada yeri geldi: “Kalbin öy­le bir mantığı vardır ki, mantık onu anlayamaz.” Yazımızı bir de kendi sözlerimizle bağlayalım: Sev­gi bir zaman çağlayanıdır, kayaları bile sürükleyebi­lir. Karanlıktaki bir feneri aramak için fener gerektiği gibi, zekayı anlamak için de zeka gerekir. İnsan ev­rendeki gerçeklerin bir parçasıdır; o halde gerçek sevgisi olarak tanımlanan bilim, insan sevgisi olma­dan olamaz. Zekası olmayanların en büyük teselli­si, bunu anlayamayışlarıdır.

 

Kaynak:
Bilim ve Teknik

Yazar Hakkında

admin

%d blogcu bunu beğendi: